×
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Magazin
  • Seyahat
  • Yaşam
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Eğitim
  • Popüler Haberler
☰
  • Ana Sayfa
  • Gündem

Gülistan Doku dosyasını açan Başsavcı Ebru Cansu konuştu: Benim de bir kızım var, bu dosya benim vicdani yükümdü!

Bir Başsavcı sadece dosya değil, tarih açar! Gülistan Doku dosyasını 6 yıl sonra tozlu raflardan indirerek operasyon düğmesine basan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, sessizliğini bozdu. 'Ben de bir anneyim' diyerek mesleki sorumluluğuna vicdani yükünü ekleyen Cansu, kamu gücünü kötüye kullanan odaklara karşı 'Adaletin peşini bırakmayacağız' mesajı verdi. İşte Gülistan Doku'dan Çağla Tuğaltay'a, Rabia Naz'dan Narin Güran'a uzanan o adalet çığlığının detayları...

23/04/2026 11:15
15

"BEN DE BİR ANNEYİM, VİCDANİ YÜKÜM VAR"

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Gülistan Doku soruşturmasındaki kararlı duruşunu insani bir temele dayandırdı. Cansu, "Dosyaya baktığımda yarım kalan bir hayat ve cevap bekleyen bir ailenin acısını gördüm. Mesleki görevimin ötesinde, bu kızımıza ne olduğunun bulunması gerektiğine inandım" diyerek, adaletin sadece bir bürokrasi değil, bir vicdan meselesi olduğunu vurguladı. Adalet Bakanı’nın "ucu nereye giderse gitsin" şeklindeki yaklaşımının kendilerine büyük güç verdiğini belirten Başsavcı, JASAT ve adliye ekipleriyle gece gündüz çalışarak hakikate ulaştıklarını ifade etti.

25

KAMU GÜCÜNÜN KARANLIK YÜZÜYLE HESAPLAŞMA

Başsavcı Cansu’nun yürüttüğü soruşturma, sadece bir cinayeti değil, kamu gücünün kötüye kullanımı iddiasını da kapsıyor. Valilik makamının adalet dağıtmak yerine delil karartma, hastane kaydı silme ve soruşturmayı saptırma iddialarıyla anılması, davanın "devletin vicdanı" haline gelmesine neden oldu. Cansu, "Eğer bir cinayet söz konusuysa bunu aydınlatmak bizim boynumuzun borcudur. Teknolojik imkanlarla artık hiçbir dosya kader değildir" sözleriyle, faili meçhul kalan tüm dosyalar için yeni bir umut ışığı yaktı.

35

SIRADA ÇAĞLA TUĞALTAY VE RABİA NAZ VAR

Gülistan Doku dosyasında sergilenen irade, Türkiye’nin kanayan diğer yaraları için de bir örnek teşkil ediyor. 26 yıldır çözülemeyen Çağla Tuğaltay dosyası ve kamu vicdanını ikna etmeyen Rabia Naz Vatan dosyası, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan özel birimlerin radarında. Uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları, Gülistan dosyasındaki "fethi kabir" ve "yeniden inceleme" yöntemlerinin bu dosyalar için de uygulanmasını bekliyor.

45

SİSTEMİN ALARMI: NARİN GÜRAN VE CEZASIZLIKLA MÜCADELE

Narin Güran cinayeti üzerinden şekillenen "suskunluk sarmalı" ve çocuk koruma sistemindeki eksiklikler de Başsavcı’nın mesajlarıyla yeniden gündeme geldi. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’nün de vurguladığı gibi; Nadira Kadirova’dan Rojin Kabaiş’e kadar üzeri örtülen tüm dosyaların faillerinin yargıya teslim edilmesi isteniyor. "Adalet yalnız bulunamayan faile değil, görülmeyen hakikate de ulaşmak zorunda" diyen Başsavcı Ebru Cansu’nun iradesi, Türkiye’de "dokunulamaz" denilen alanlara hukukun uzanabileceğinin kanıtı oldu.

55

İşte Başsavcı Cansu’nun o çarpıcı sözleri..

- Bu dosya, Türkiye’de adaletin neden bazen altı yıl, bazen yirmi altı yıl, bazen daha da uzun süre geciktiğinin dosyasıdır.

- Bazı dosyalar zamanla değil, suskunlukla ağırlaşır.

- Bu dosya, kamu gücü doğru ellerdeyse hakikatin önünü açabildiğini; yanlış ellerdeyse gerçeğin üzerine beton dökebildiğini gösteren bir aynadır.

- Çünkü eğer bir genç kadının kayboluşundan sonra delillerin karartıldığı, hastane kayıtlarının silindiği, kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirildiği, soruşturmanın yönünün saptırıldığı iddiaları bugün adli dosyaların içine kadar girdiyse, burada artık sadece bir cinayetten değil, kamu gücünün kötüye kullanımı iddiasından da söz ediyoruz. Çünkü bir ülkede vali makamı, adaleti korumak için vardır; eğer bir cinayetin gölgesine vali makamı düşüyorsa, orada yalnızca bir aile değil, devlet de yaralanır. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul ve takipsizlik dosyaları yeniden incelemek için özel birim yaklaşımı, bu yüzden yalnızca bürokratik bir adım değil, hem bir dönüm noktası hem de kamusal bir taahhüt. Eğer faili meçhuller için kurulan özel ekip sistematik çalışacaksa; başta Çağla Tuğaltay, Rabia Naz, Narin Güran olmak üzere tüm dosyalar bu mekanizmayla, kaybettiğimiz çocuklarımız için adaletin penceresi.

Kaynak: Hürriyet

Gündem Haberleri

Daha fazla haber:
© 2016

SuperHaber


‧ Ana Sayfa ‧ İletişim