Gazeteci Saygı Öztürk’ü arayarak kendisini “Yeşil” olarak tanıtan kişinin kimliği netleşti. İçişleri Bakanlığı, söz konusu aramanın yarı açık cezaevinden yapıldığını ve arayan kişinin C.A. isimli bir cinayet hükümlüsü olduğunu açıkladı. Olayın ardından C.A.’nın verdiği ifadenin bir bölümü kamuoyuna yansıdı.
"Gözlerimi bağladılar..." Sahte Yeşil’in ifadesi ortaya çıktı! Yılmaz Özdil detayı: "Beni o üç isim sorguladı"
Gazeteci Saygı Öztürk’ü arayarak kendisini “Yeşil” olarak tanıtan kişinin cezaevindeki bir cinayet hükümlüsü olduğu ortaya çıktı. İçişleri Bakanlığı, aramanın açık cezaevinden yapıldığını açıklarken, “sahte Yeşil”in ifadesindeki Yılmaz Özdil ve Emin Çölaşan iddiaları kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı.
Güneydoğu’da faili meçhul cinayetlerle anılan ve “Yeşil” kod adıyla bilinen Mahmut Yıldırım’ın yaşadığı yönündeki iddialar, Saygı Öztürk’ün köşesinde paylaştığı telefon görüşmesiyle yeniden gündeme gelmişti. Görüşmede kendisini “Yeşil” olarak tanıtan kişi, kamuoyunda büyük tartışma yaratmıştı.
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, aramanın bir açık cezaevinden gerçekleştirildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Kişinin tespitine yönelik yapılan çalışmalarda aramanın bir açık cezaevinden yapıldığı; aramayı yapanın ise C.A. adlı hükümlü olduğu tespit edilmiştir.”
Yaşanan gelişmelerin ardından CHP, “Yeşil” iddialarına ilişkin iki ayrı soru önergesi vererek konunun tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep etti.
Abdulkadir Selvi: “Bu Tam Bir Meczupmuş”
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, kendisini “Yeşil” olarak tanıtan kişinin ifadesinin ayrıntılarını köşesine taşıdı. Selvi, olayın arkasında mesaj verme amacı olabileceğini savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Terörsüz Türkiye süreci önemli bir aşamaya gelince birileri mesaj vermek istemişler. Bula bula yarı açık cezaevindeki yaşlı bir meczubu buluyorlar. Bu işlerde hep bir meczup bulunur.”
Selvi’nin aktardığına göre C.A., ifadesinde dikkat çeken iddialarda bulundu:
“Benim gözlerimi bağladılar. Beni bir yere götürdüler. Yılmaz Özdil, Emin Çölaşan ve Saygı Öztürk beni sorguladılar” dedi.Abdulkadir Selvi, yaşananlardan gazetecilik açısından çıkarılması gereken dersler olduğunu belirterek, haber yapılırken ve yazı yazılırken çok daha titiz araştırma yapılması gerektiğini vurguladı. Selvi ayrıca, bu tür süreçlerde derin yapıların kullanışlı kişiler üzerinden mesaj verdiği iddiasını dile getirdi.
KAYNAK: HABER MERKEZİ