Tunceli'de 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında, ailenin ve tanıkların savcılığa sunduğu yeni beyanlar, "devlet korumasıyla delil mi karartıldı?" sorusunu gündeme getirdi. Dosyada ilk kez kamu görevlilerinin nüfuz kullanımı ve planlı bir cinayet organizasyonu iddiaları bu denli somut verilerle desteklendi.
Gizli tanık ve abla konuştu... Gizemli not dosyaya girdi: Gülistan Doku, Vali Sonel'in oğlu ile sevgiliydi!
Gülistan Doku dosyasında 6 yıl sonra büyük kırılma! Abla Aygül Doku’nun, "Mesajlara bakacaktık, Vali 'bilgiler silinir' diyerek sim kartı elden aldı, polisler kafede karta el koydu" ifadesi ile aile avukatının kapısına bırakılan "Gülistan, Vali Tuncay Sonel’in oğluyla sevgiliydi" yazılı gizemli not soruşturmayı cinayet ve delil karartma eksenine taşıdı. Gizli tanık "Şubat"ın "Cesedin yeri değiştirildi" itirafıyla derinleşen dosyada, mülki amirlerin ve kamu görevlilerinin rolü mercek altında.
ABLA AYGÜL DOKU: MESAJLARI GÖRMEMİZ ENGELLENDİ
Abla Aygül Doku’nun savcılık tutanaklarına yansıyan ifadesi, delillere erişimin nasıl kısıtlandığını ortaya koydu. Doku, Gülistan’ın WhatsApp mesajlarına ulaşmak için çıkarttıkları yedek sim kartın serüvenini şöyle anlattı:
"WhatsApp programını yükleyip bilgilerin gelmesini bekliyorduk. Tam o sırada Vali bey haber gönderip bizi acil makamına çağırdı. 'Eski bilgiler silinebilir, kartı bana verin inceletip savcılığa teslim edeceğim' dedi. Programın yüklenip yüklenmediğini bile göremeden kartı elden teslim etmek zorunda kaldık."
O NOT DOSYAYI TEMELDEN SARSTI: VALİ OĞLUYLA SEVGİLİYDİ
Soruşturmanın en esrarengiz detayı ise aile avukatının ofisinin önüne bırakılan isimsiz not oldu.
Daktilo ile yazıldığı belirlenen notta, Gülistan Doku’nun dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi olduğu iddiası yer aldı. Bu notun ardından yapılan teknik incelemelerde, Vali oğluna ait aracın olay gecesi ıssız ve dağlık bölgelerde saptanan şüpheli PTS kayıtları, "notun doğruluğu" şüphesini güçlendirdi.
GİZLİ TANIK "ŞUBAT" VE CESET TAŞIMA İDDİASI
2025 yılında ortaya çıkan "Şubat" kod adlı gizli tanık, Gülistan’ın öldürüldüğünü ve cesedin bulunmaması için birden fazla kez yerinin değiştirildiğini öne sürdü. Tanığın tarif ettiği noktalarda yer altı görüntüleme cihazlarıyla yapılan taramalarda "mezar tipi boşluklar" tespit edilmesi, dosyadaki cinayet şüphesini teknik bir boyuta taşıdı.
"DOSYA BİLİNÇLİ OLARAK MI AĞIRLATILDI?"
Başsavcılık; ailenin etrafına "yardımcı olma" adı altında yerleştirilen kamu görevlilerinin aslında aileyi kontrol altında tutup tutmadığını, valilikçe alınan sim kartın neden doğrudan savcılığa gitmediğini ve dijital verilere dışarıdan yapılan müdahaleleri titizlikle inceliyor. 6 yılın ardından "kayıp" etiketi düşen dosya, artık Türkiye’nin en ağır "delil karartma ve cinayet" soruşturmalarından biri haline geldi.
Kaynak: Haber Merkezi