×
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Magazin
  • Seyahat
  • Yaşam
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Eğitim
  • Popüler Haberler
☰
  • Ana Sayfa
  • Yaşam

Filistin için akıl almaz plan! Bakın neleri feda etmişler! İşte gizli teşkilat Nili gerçekleri...

Yazar Necmettin Alkan'ın kaleme aldığı Ortadoğu'da Casuslar Savaşı Nili isimli kitabından alıntı paylayan Hasan Mert Kaya İsraillilerin Filistin zulmünün başladığı yıllara dikkat çekti. Alıntıda Osmanlı yönetimindeki Filistin'de bir teşkilat kuran İsraillilerin hain planlarını nasıl incelikle işlettiklerini yazdı. İşte Nili'nin kitaptan alıntılarla birlikte Osmanlı ordusunun bilgilerini sızdırma hikayesi...

20/08/2024 02:48
124

1880'lerde Romanya'dan Filistin topraklarına göçen fakir bir Yahudi ailesi olan Aaronsohn'ların Türkleri bölgeden ayrılmak zorunda bırakacak en ağır darbeleri vuracağını kimse tahmin etmezdi.

224

Avrupa'da dayanılmaz hale gelen Yahudi düşmanlığından kaçıp Türklere sığınan ama kendilerine Filistin'de yaşama hakkı veren aynı Türklere ihanet eden bir ailenin son derece çarpıcı casusluk hikayesi ile ortaya çıkmıştı Nili Casusluk Şebekesi. Şartları çok iyi kullanmışlardı.

324

Ailenin casusluk işinde öne çıkan üç bireyi Aaron Aaronsohn, Sara Aaronsohn ve Alexander Aaronsohn kardeşlerdi. Başta Sara olmak üzere kardeşlerin tamamı son derece radikal, adanmış siyonistlerdi. Filistin'de Rothschild'lerin satın aldığı eski bir Arap köyüne yerleştirildiler.

424

Romanya'dan geldiklerinde anne, baba ve 5-6 yaşlarındaki Aaron Aaronsohn'dan oluşan aile Arapça adı Zikron Yaakov olarak değiştirilen köyde doğan yeni çocuklarıyla 7-8 kişilik bir aileye dönüştü. Aaron Aaronsohn Rothschild bursuyla Fransa'ya gitti ziraat mühendisi oldu.

524

Filistin'e döndüğünde Lübnan sınırına yakın bir yerde yine Rothschild'lere ait bir tarım işletmesinde çalışmaya başladı. Yabani bir buğday türü bulup tohumunu islah etti ve çok verimli, dayanıklı bir tür haline getirdi. Tarımdan ve zararlı böceklerle mücadeleden iyi anlıyordu.

624

Ailesinin, kardeşlerinin yaşadığı Karmel Dağı üzerindeki, Arapça adı Zammarin'i değiştirip Zikron Yaakov yaptıkları köyde ise siyonist düşünce her geçen gün güçleniyordu. Tam o günlerde Sudan yönünden gelen korkunç bir çekirge istilası başgösterdi. Karşı konulamaz derecedeydi.

724

1.Dünya Savaşı başlamıştı ve buğday en az mermi kadar, barut kadar önemliydi. Aaron Aaronsohn bu durumu siyonist ideallerini hayata geçirecek fırsatı da beraberinde getirdi. Çekirge istilası ile mücadele edebileceğini bildirmek üzere dönemin Osmanlı valisi Cemal Paşa'ya gitti.

824

Aaron Aaronsohn'u dinleyen Cemal Paşa ona çekirgeyle mücadele için seçeceği kişilerden ekip kurmasına ve ülke içinde dilediği gibi seyahat etmesine izin verdi. Zikron Yaakov'a dönen Aaron kardeşleri Sara ve Alexander'la en önde gelen 60 siyonist arkadaşını ekibe dahil etti.

924

Kurdukları casus şebekesine seçtikleri isim olan NİLİ'yi Tevrat'ı rastgele açıp seçtikleri bir ayetin baş harfleri oluşturuyordu: “Netzah Yisrael Lo Yeshaker” "Sonsuz İsrail Asla Aldatmaz". Filistin topraklarının her yerine rahatça gitmeye, her yeri görmeye başladılar.

1024

Erkekler Osmanlı Filistin'inin tüm askeri yapısının röntgenini çekiyordu. Askeri yerleşimler, çöldeki su kaynakları ve kuyular, Osmanlı siperleri ve topçu bataryalarının konumları, Türklerin cephanelikleri, askeri sevkiyat rotaları nerede ve nasıl gibi birçok konuyu belgelediler.

1124

Nili üyesi kadınlar ise Sara Aaronsohn'un düzenlediği alkol ve cinsel ilişki dolu ev partileri ile bölgedeki Osmanlı subaylarını bal tuzağına çekip, alkolün de etkisiyle ordunun gizli kalması gereken birçok bilgisine ulaştılar. Sara, Türklerin Yahudileri tehcir edeceğini düşünüyordu.

1224

Nili örgütünün Türkler hakkında elde ettikleri bilgiler önemli bir birikim haline geldi. Aaron Aaronsohn şifreli yazısıyla onlarca not defteri doldurmuştu. Artık sırada bu bilgileri İngilizlere sunmak kalmıştı. Alexander Aaronsohn bu amaçla Kahire'ye İngilizlerle görüşmeye gitti.

1324

Kahire'deki İngilizler Aaronsohn'ların liderliğindeki Nili casus yapılanmasının sunduğu teklifi ve bilgileri başta önemsemediler. Filistindeki Türk askeri yapılanması hakkında ellerindeki bilgi yok denecek kadar azdı ama yine de Aaronsohn'ları çok ciddiye almadılar.

1424

Elinde seyahat belgesi olan Aaron Aaronsohn Kopenhag üzerinden İngiltere'ye gitti ve orada İngiliz istihbaratının merkezi yönetimi ile görüştü. Sonunda yaptıkları casusluk çalışmasının değeri anlaşılmıştı. Ellerinde Türklerin bölgedeki tüm askeri, lojistik sırları vardı artık.

1524

Ancak Osmanlı yönetimi Aaron Aaronsohn'un siyonist tutkularını farketmiş ve onu Anadolu'da çalışması için sürgün etmişti bir dönem. Ancak savaş koşulları bu sürgünü çok devam ettirmedi. Aaron bir şekilde tekrar Filistin bölgesine döndü ve faaliyetlerine devam etti.

1624

Bu arada askere alma çağrısı yapıldığı için Osmanlı vatandaşı olan Alexander Aaronsohn ve Nili üyesi diğer bazı yahudiler bölgedeki Osmanlı birliklerine katıldılar. Böylece bilgi edinmeleri daha da kolaylaştı. İngilizlerle ile haberleşmede ilginç yöntemler kullanılıyordu.

1724

Örneğin sahilde açıkta bekleyen İngiliz gemilerinin görebileceği şekilde, yıkanan çamaşırlar kuruması için kumsala asılıyordu. Gayet rutin ve doğal bir şey ama kuruması için asılan çamaşırlar renkli ise "ortalık tehlikeli gelmeyin", beyaz ise "durum sakin gelin" anlamındaydı.

1824

İngiliz gemileri de bacalarından duman çıkartarak mesaj veriyordu. Duman çıkararak ayrılmaları gece tekrar gelecekleri anlamına geliyordu. Fakat Sara'nın İngilizlerle asıl haberleşme yolu posta güvercinleri üzerindendi. Ayağına pusula takılan güvercin kolayca gemiye varıyordu.

1924

Ancak bir gün bu güvercinlerden biri havada uçan başka bir güvercin sürüsünün cazibesine kapıldı ve onlarla birlikte başka bir kümese indi. Bu kümes Filistin'deki Osmanlı karakollarından birinin üst düzey yetkilisine aitti. Gelen ve ayağında pusula olan güvercini eline aldı adam.

2024

Osmanlılar İngilizlerin Türk askeri noktalarına bu kadar isabetli saldırılar düzenlemesinin ardında içeriden bir ihanet olduğunu anlamışlardı ve araştırıyorlardı. Posta güvercinin ihaneti ise Nili casus şebekesinin çözülmesinin başlangıcı oldu. Sara Aaronsohn hemen yakalandı.

2124

Güvercinlerden biri geri gelmeyince yakalanabileceğini tahmin eden Sara evinde bulunan tüm belge ve dosyaları yakarak imha etti. Yakalandıktan sonra sorgusu günlerce sürdü. Ardından Şam'a gönderildi. Orada tutulduğu mekanda eline geçirdiği tabancayı ağzına sokup intihar etti.

2224

Aaron Aaronsohn ise 15 Mayıs 1919'da bindiği uçağın düşmesi sonucu öldü. Osmanlılar yaklaşık 3.000 üyesi olan Nili casusluk şebekesi üyelerinin büyük kısmını yakaladı. Ancak diğer taraftan iş işten geçmiş, İngilizlere verdikleri yüzlerce bilgi ile Osmanlılar savaşı kaybetmişti.

2324

İngilizler Nili'nin faaliyetleri sayesinde çok güçlü sandıkları ve hakkında hemen hiç bir şey bilmedikleri Osmanlı 4.Ordusu'nun mevcut durumunu öğrenmiş ve ona göre stretejiler belirleyerek hem Gazze savaşlarının sonuncusunu kazanmış hem de Kudüs'ü almışlardı.

2424

Nili'yi kuran Aaronsohn'ların Zikron Yaakov'daki evleri bugün müze halinde. Haklarında onlarca kitap ve belgesel var. Cemal Paşa da hatıralarında detaylı söz eder. Aaronsohn'ların ölümleri ile ilgili farklı rivayetlerde var. Kesin olan ise Osmanlı'ya verdikleri zarar. 

Yaşam Haberleri

Daha fazla haber:
© 2016

SuperHaber


‧ Ana Sayfa ‧ İletişim