Gece boyunca etkili olan sağanak yağış, Han Yunus’taki çadır kenti sular altında bıraktı.
HAN YUNUS’TA ÇADIR KENTİ SEL VURDU
Altyapı olmayan bölge kısa sürede çamur deryasına döndü. Birçok çadırın içi tamamen suyla doldu, eşyalar kullanılamaz hale geldi.
ÇADIRLAR RÜZGARLA SÜRÜKLENDİ, ONLARCA AİLE YERİNDEN OLDU
Kuvvetli rüzgâr bazı çadırları yerinden söküp savurdu. Yağmurla birlikte sürüklenen çadırlar yıkılırken, aileler gece boyunca soğuk ve çamurun ortasında hayatta kalmaya çalıştı.
ATEŞKES VAR AMA İSRAİL SALDIRIYOR: YARDIMLAR ENGELLENİYOR
Bölgedeki insani krizi büyüten en kritik unsur ise İsrail’in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürmesi oldu.
Yerel kaynaklara göre:
İsrail topçu ateşi ve insansız hava araçları özellikle yardım yollarını hedef alıyor.
Gıda ve tıbbi malzeme taşıyan yardım kamyonlarının Gazze’ye girişine izin verilmiyor.
Bazı noktalarda İsrail güçleri, yardım konvoylarını geri çevirdi veya bekletti.
Yardım geçişinin engellenmesi, su altında kalan çadır kentlerdeki krizi daha da derinleştirdi.
Yağmurdan kaçacak yeri olmayan binlerce insan, ateşkes döneminde bile bombardıman tehdidi altında yaşam mücadelesi veriyor.
ÇOCUKLAR, YAŞLILAR VE HASTALAR İÇİN DURUM ALARM VERİYOR
Soğuk hava, sel ve saldırı tehdidi özellikle en kırılgan gruplar için kritik risk oluşturuyor:
Çocuklar çamur ve soğuk nedeniyle hastalanıyor.
Yaşlılar ve kronik hastalar çadırların yıkılmasıyla açıkta kaldı.
İlaç ve temiz su yok denecek kadar az.
Birçok aile gecenin tamamını ıslak zeminde geçirmek zorunda kaldı.
YARDIM ÇAĞRILARI ULUSLARARASI TOPLUMA YÖNELDİ
Yerel ekipler, bölgenin acilen:
sağlam çadırlara,
battaniyelere,
temiz suya,
tıbbi malzemeye
ihtiyacı olduğunu belirterek uluslararası kuruluşlara çağrı yapıyor.
Ancak İsrail’in yardım girişlerini durdurması, krizi çözmeyi neredeyse imkânsız hale getiriyor.