Eski konsolos, yeni CHP'li Öztürk Yılmaz'dan Davutoğlu'na ağır sözler

SuperHaber yazarı Mete Yarar Habertürk'te Teke Tek programında önemli açıklamalar yaptı.

2014 yılında DAEŞ Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu'na saldırmış ve o dönemki Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz'ın da dahil olduğu 49 kişiyi rehin almıştı.

Musul Başkonsolosu 101 günlük esaretin artından DAEŞ'ten kurtarılarak yurda getirilmiş, Öztürk Yılmaz daha sonra siyasete atılarak CHP Genel Başkan Yardımcısı olmuştu.

Mete Yarar, Musul'da yaşanan baskın hakkında Teke Tek'te çarpıcı bir iddiayı ilk kez gündeme getirdi.

MUSUL'DA KRİTİK KARARI KİM VERDİ?

Irak'ta DEAŞ tarafından saldırıya uğrayan Musul Başkonsolosluğu ile ilgili ilk kez çok önemli bir detayı açıklayan Mete Yarar, saldırıdan 1 gün önce dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Musul Başkonsolosunu aradığını ve oradaki durumu sorduğunu ifade etti.

3 farklı kaynaktan aldığı duyumları iddia olarak aktaran Mete Yarar şöyle konuştu;

"Musul'da olayların başlayacağından iki gün önceden herkesin haberi var.

Herkes uyarılıyor. İçeride iki tim kadar özel harekat polisi var, malzemeleri yetersiz kalır diye, Özel Kuvvet "Biz gidip çıkartılmanıza yardım edelim" diyor.

Ahmet Davutoğlu o zaman Dışişleri Bakanı, nihai karar için konsolusu arıyor, "Böyle duyum var, ne yapmak istiyorsunuz?" diye soruyor, kararı konsolosa bırakıyor.

Şimdi sayın Davutoğlu kendisini aradığında o kalma kararı kim tarafından alınıyor? Bunu cevaplasınlar. Karar kime bırakılıyor, kim kalma kararı alıyor?

Birçok kişi ile konuştuğumda ben bu bilgiyi aldım. Kalma kararını konsolos veriyor. 3 kişiden dinledim 3'ü de bu şekilde bilgi verdi."

ÖZTÜRK YILMAZ SUÇLAMAYI REDDETİ

Eski Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz ise programa telefon bağlantısıyla katılarak iddiayı reddeti.

Sert ifadeler kullanan ve "akademisyen" sıfatını kullanarak üstü kapalı Ahmet Davutoğlu'nu eleştiren Öztürk Yılmaz şu açıklamaları yaptı;

"Ben 25 Mayıs'ta ikinci defa bombalandım en son Ankara'ya geldim doğru dürüst bir muhatap bulmadım. Bir hafta sonra Musul'a dondüm, döndüğümde çatışmalar başlamıştı, 16 yıldırım telgraf yazdım tahliye ile ilgili.. Şurası işgal edildi, şöyle oldu böyle oldu.

Uçak istedim, helikopter istedim göndermediler. Şimdi bu şerefsizliği kim aktardıysa benimle yüzleşmesi lazım. Dışişleri bakanlığında 16 kripto duruyor. Herhalde ben ölsem beni gömüp öteceklerdi.

Ben orada teröre eğilmedim ama bazıları burada Ankara'da eğildirler. Bunu konuşan insanlar aklını, izanını kaybeden insanlar, ağır konuşmak istiyorum ama...

16 'yıldırım mesajı' gitti bunu herkes okudu. Bunu konuşan insanlar ya vatanını sevmeyen onun bunun uşağı olmuş insanlar. Gerçeği araştırıp öyle konuşsunlar. Bakanlıkta duruyor.

Ben uçak istedim gelmedi, helikopter istedim gelmedi! IŞİD son iki gün, ondan sonra o zaman geldiler, o zaman da zaten iş işten geçmiş.

Ben 101 gün esaret yaşadım, ülkem için gerekirse bin bir gün yaşarım. Akademisyenmiş falan, değil kardeşim, ben ölmedim buradayım! Erkek gibi çıkşın konuşsun. " / SuperHaber

Gündem Haberleri