Dünya gündemini sarsan Jeffrey Epstein dosyası, her geçen gün daha karanlık detaylarla derinleşiyor. ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı milyonlarca e-posta ve parçalanmış video görüntüleri, sapık milyarderin malikanelerini adeta birer "şantaj fabrikasına" çevirdiğini kanıtladı.
Son analizler, gizli kameraların en mahrem noktalara, hatta mendil kutularına bile saklandığını ortaya koydu.
"MENDİL KUTULARINA YERLEŞTİRİYORUM"
Yazışmalarda Epstein’in yardımcısına "Üç adet hareket sensörlü gizli kamera alalım" talimatı verdiği, yardımcısının ise saatler sonra "Kameraları aldım, şarj ettim, şimdi mendil kutularının içine yerleştiriyorum" yanıtını verdiği görüldü. Bu itiraflar, mağdurların yıllardır dile getirdiği "her yerde izleniyoruz" endişesinin ne kadar haklı olduğunu kanıtladı.
BİNİN ÜZERİNDE PARÇALANMIŞ VİDEO ANALİZ EDİLİYOR
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ve adli analiz ekiplerince incelenen binin üzerindeki video kaydında çarpıcı anlar yer alıyor:
Ofis Kayıtları: Florida’daki ev ofisinde kaydedilen görüntülerde, Epstein olduğu değerlendirilen bir kişinin kadınlarla konuştuğu ve bir kadının Epstein’in yanında diz çöktüğü anlar görülüyor.
Tarihsiz Kayıtlar: Görüntü kalitesi düşük ve tarihsiz olsa da, uzmanlar bu kayıtların mağdurların iddialarını somutlaştırdığını belirtiyor.
ŞANTAJ İÇİN 'GÖZETLEME KULESİ'
Epstein’in sadece yatak odalarına değil, ofisindeki saatin içine ve garajına da kameralar yerleştirdiği biliniyor. 2019’da New York’taki malikanesinde bulunan "24 Saat Video Gözetimi" yazılı monitör odası, bu sistemin yalnızca güvenlik amaçlı değil, nüfuzlu isimlerden şantaj malzemesi toplamak için kurulduğu şüphelerini zirveye taşıdı.
LİSTEDE KİMLER YOK Kİ?
Dava dosyalarında adı geçen isimler dünya siyasetine ve sanatına yön veren figürlerden oluşuyor:
Siyasetçiler: Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore.
Ünlüler: Prens Andrew, Michael Jackson, Kevin Spacey, David Copperfield.
Her ne kadar FBI "müşteri listesine dair kanıt yok" ve "Epstein intihar etti" dese de, ortaya çıkan bu yeni kamera kayıtları, nüfuzlu isimlerin suç ortaklığı nedeniyle dosyanın örtbas edildiği iddialarını yeniden alevlendirdi.