Epstein’e düzenli olarak iletilen sunum ve raporlar, nadir toprak elementlerinin enerji dönüşümü ve yüksek teknoloji üretimindeki kritik rolünü vurguluyor.
Belgelerde Çin’in dünya üretiminin yaklaşık yüzde 95’ini kontrol ettiği belirtilirken, bu durumun küresel güç dengeleri açısından stratejik bir risk oluşturduğu ifade ediliyor. Sunumlar klasik maden raporlarından ziyade jeopolitik analiz niteliği taşıyor.
2012 tarihli “Moğolistan’ın Büyüme Öyküsü” başlıklı bir sunumda, nadir elementlerin yanı sıra uranyum, bakır, kömür ve altın kaynakları birlikte ele alınıyor. Moğolistan “Çin’in beta’sına karşılık gelen alfa” olarak tanımlanırken, Pekin’in ihracatı kısarak fiyatları yükselttiği ve Japonya’nın Çin’e yüzde 96 bağımlı olduğu vurgulanıyor.
TÜRKİYE’DEKİ MADENCİLİK YATIRIMI PLANI
Dosyada Türkiye detayı da göze çarpıyor. Bill Gates’in eski danışmanı Boris Nikolic, Epstein’e bir arkadaşının Türkiye’de nadir element madenciliğine büyük yatırım yapmayı planladığını söylüyor. Bu bilgi, Epstein’in Türkiye’deki maden potansiyeline yönelik ilgisini de ortaya koyuyor.
TÜRK LİRASI’NA OPERASYON KUTLAMASI İDDİASI
Gazeteci Gaffar Yakınca’nın CNN Türk’te paylaştığı bilgilere göre, Epstein dosyasında 2018 Mayıs ayına ait bir yazışmada Türk lirasına yönelik bir operasyonun kutlandığı görülüyor. Aşırı sağcı siyasetçi Steve Bannon’a gönderilen mesajda “Türk lirası çok ağır bir darbe aldı ve bu mükemmel bir şey” deniliyor. Bannon ise “Tanrılar kısa pozisyon alır” ifadesiyle yanıt veriyor. “Kısa pozisyon” finans terminolojisinde bir para birimine karşı spekülatif saldırı anlamına geliyor.
Mesajın devamında “Türkiye, İran’a yapılacak yaptırımların habercisi. Şimdi Hindistan, Katar; hepsi kaçıyor” ifadeleri yer alıyor.
Bu yazışmalar, 2018’de Türk lirasına karşı yürütülen yoğun spekülatif saldırının uluslararası finans çevrelerinde kutlandığı iddiasını güçlendiriyor.
15 TEMMUZ SONRASI EKONOMİK MÜCADELE HATIRLATILDI
Yakınca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15 Temmuz sonrası düşük faiz ve dengeli kur politikasının uluslararası finans çevrelerinden yoğun eleştiri aldığını hatırlattı. Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde swap işlemlerine getirilen kısıtlamaların da bu operasyonlara karşı önemli bir hamle olduğunu vurguladı.
EPSTEIN’İN KRİTİK MADENLERLE İLGİSİ
Dosyalar, Epstein’in yalnızca finansal yatırımlarla değil, nadir toprak elementleri gibi kritik hammaddeler üzerinden şekillenen küresel güç rekabeti hakkında da düzenli brifing aldığını gösteriyor. Sunumlar, bu elementlerin petrol kadar stratejik hale geldiği yaklaşımını temel alıyor.
Kaynak: A.A - Haber Merkezi