Yunanistan Lozan'ı deldi! Yeraltı tünelleri kazan Atina adalara İsrail silahlarını yerleştirecek

Yunanistan, Türkiye’ye karşı İsrail ile ittifak kurarak Ege Adaları'nı köstebek yuvasına çevirmeye başladı. "Aşil Kalkanı" planıyla BARAK, SPYDER ve PULS roketlerini burnumuzun dibine yerleştiren Atina, İHA üstünlüğümüzü kırmayı hedefliyor. Ancak İran savaşında çöken Demir Kubbe miti, KAAN ve TCG Anadolu gibi yerli projelerle destan yazan Türkiye karşısında çaresiz. İşte o gizli yeraltı tahkimatının perde arkası...

SUPERHABER-ÖZEL

Ege ve Doğu Akdeniz’de uzun süredir devam eden sakin dönem, Atina yönetiminin İsrail ile yürüttüğü gizli askeri hazırlıklar nedeniyle yeniden ısınmaya başladı. Yunan basının amiral gemilerinden Ta Nea gazetesinin ortaya çıkardığı bilgilere göre, Yunanistan ordusu Ege'deki adaları gizlice kazarak devasa bir yeraltı savunma hattı inşa ediyor. Atina kulislerinde büyük yankı uyandıran bu hamle, Türkiye sınır hattında yeni bir gerilimin fitilini ateşleyecek cinsten.

KABİNE BU AY TOPLANIYOR: MİÇOTAKİS'TEN İSRAİL SİLAHLARINA ONAY!

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis liderliğindeki kabine, bu ay içerisinde kritik bir gündemle bir araya gelecek. Toplantının ana maddesi, İsrail'den milyarlarca avroluk devasa bir hava savunma paketi alımına resmi onay vermek. Atina yönetiminin, temmuz ayının sonuna kadar İsrail yapımı sistemlerin tedariki için yeşil ışık yakması ve anlaşmayı resmiyete dökmesi bekleniyor.

ADALAR NEDEN KAZILIYOR? ULUSLARARASI ANTLAŞMALAR HİÇE SAYILIYOR!

Ta Nea gazetesinin askeri kaynaklara dayandırdığı detaylara göre, bu hazırlık sıradan bir askeri modernizasyon değil. Yunanistan, özellikle Ukrayna ve Orta Doğu’daki güncel savaş senaryolarından çıkardığı dersler doğrultusunda hareket ediyor. Olası bir çatışma anında insansız hava araçlarının (İHA) ve füze saldırılarının yıkıcı etkisini gören Atina, Ege Adaları'ndaki askeri üsleri, komuta merkezlerini ve bataryaları yerin altına indirmeyi hedefliyor.

Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan savunma işbirlikleri kapsamında, adaların mevcut askeri altyapısı baştan aşağı modernize ediliyor. Limni, Midilli, Sakız, Sisam, İstanköy ve Rodos gibi Türkiye sınırına çok yakın olan Doğu Ege adalarında yürütülen bu üs genişletme, kazı, inşaat ve betonarme savunma mevzileri oluşturma faaliyetleri bölgedeki askeri hareketliliği tepe noktasına çıkardı. Oysa söz konusu adaların, Lozan ve Paris Antlaşmaları gereğince "silahsızlandırılmış statüde" kalması gerekiyor. Atina'nın bu hukuksuz yığınakları ve kazı çalışmaları, doğrudan Türkiye'nin güvenlik tepkilerine yol açan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

TÜRKİYE SINIRINA İSRAİL SİLAHLARI!

Yunanistan, Doğu Ege adalarına ve Meriç (Batı Trakya) bölgesine İsrail menşeili özel silah sistemlerini entegre etmek için harıl harıl çalışıyor. Ege ve Doğu Akdeniz'deki tüm dengeleri bozmayı hedefleyen füze, roket ve hava savunma programının konuşlandırılan ve planlanan detayları ise ürkütücü:

BARAK ve SPYDER entegrasyonu: Atina'nın "Aşil Kalkanı" mimarisinde İsrail'in en güvendiği katmanlı hava savunma sistemleri başrolü oynuyor. Alçak ve orta irtifadaki hava tehditlerine, seyir füzelerine ve özellikle Türk İHA/SİHA’larına karşı İsrail yapımı BARAK ve SPYDER sistemlerinin adalar coğrafyasına konuşlandırılması için planlamalar yürütülüyor.

SPIKE NLOS füzeleri devrede: İsrail'den tedarik edilen çok amaçlı ve 30 kilometreye kadar uzun menzilli olan bu tanksavar füze sistemleri, Yunan Kara Kuvvetleri tarafından Doğu Ege adalarında tam kapasiteyle devreye alındı. Bu ölümcül sistemler sadece sabit hedeflere karşı değil; İHA'lar ve gelişmiş sensörlerle entegre şekilde keşif ve gözetleme amaçlı da kullanılıyor.

600 milyon dolarlık PULS roketatarları: Yunanistan Parlamentosu'nun onayı ile İsrailli "Elbit Systems" firmasından 600 milyon doları aşan devasa bir bütçeyle tedarik edilen PULS (Hassas ve Evrensel Fırlatma Sistemi) çok namlulu roketatar sistemlerinin de bu adalara yerleştirilmesi planlanıyor. Bu roketlerin menzili 35 km ile tam 300 km arasında değişiyor ve doğrudan Anadolu topraklarını hedef alıyor.

Lazer Güdümlü Anti-İHA Kalkanı: Yunanistan, adaların parçalı ve karmaşık coğrafi yapısına uygun olarak İsrail'den anti-İHA lazer sistemleri ve hava savunma entegrasyonları için de resmi teklifler aldı.

YUNANİSTAN İSRAİL’İN KATMANLI SİSTEMLERİNİ ADALARA NEDEN EKLEYECEK?

Atina yönetiminin, milyarlarca dolarlık bütçeyi gözden çıkararak Ege adalarını İsrail’in katmanlı hava savunma konseptiyle donatmasının arkasında derin askeri ve jeopolitik stratejiler yatıyor.

Bu hamlenin temel nedenleri şu şekilde:

1. TÜRKİYE'NİN İHA/SİHA ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KIRMA ARAYIŞI

Türkiye’nin son yıllarda ürettiği Bayraktar TB2, ANKA, AKINCI, AKSUNGUR ve ANKA-3 gibi insansız hava araçları, Ege ve Akdeniz'deki askeri dengeleri tamamen Ankara lehine değiştirdi. Atina ordusu, mevcut konvansiyonel radar ve uçaksavar sistemleriyle bu dinamik tehdide karşı koyamayacağının farkında. İsrail yapımı BARAK ve SPYDER gibi sistemlerin adalere entegre edilmesindeki temel amaç, Türk İHA'larının adalar üzerindeki keşif, gözetleme ve olası operasyon kabiliyetini sıfırlayarak Ege semalarında kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden dengelemektir.

2. "ASİMETRİK SAVAŞ" GÜVENCESİ VE SAVAŞ ALANI DERSLERİ

Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu'daki çatışmalar, modern savaşların artık cephelerde değil, çok uzaklardan fırlatılan kamikaze İHA'lar, seyir füzeleri ve hassas güdümlü roketlerle yürütüldüğünü gösterdi. Ege Adaları coğrafi olarak Türkiye anakarasına son derece yakın ve topçu menzili içinde yer alıyor. Yunan askeri kurmayları, olası bir çatışmada ilk hedef olacak sabit üsleri korumanın tek yolunun yer değiştirilebilen, mobil ve "demir kubbe" mantığıyla çalışan çok katmanlı bir İsrail hava savunma ağı kurmak olduğuna inanıyor.

3. COĞRAFİ DEZAVANTAJI TERSİNE ÇEVİRME STRATEJİSİ

Doğu Ege adalarının parçalı, dağınık ve küçük kara parçalarından oluşması, büyük çaplı sabit radar ve füze üslerinin kurulmasını zorlaştırıyor. İsrail’in adalar coğrafyasına uyumlu, dar alanda yüksek etki gösteren lazer ve hava savunma çözümleri, Atina'ya her adayı bağımsız birer "hava savunma kalesine" dönüştürme fırsatı sunuyor. Böylece Türkiye sınırına örülecek bu teknolojik duvarla, Türk Hava Kuvvetleri'nin Ege üzerindeki hareket alanı kısıtlanmak isteniyor.

TÜRKİYE'NİN ASKERİ GÜCÜ VE SAVUNMA SANAYİSİ HAMLESİ

Atina ve Tel Aviv hattında örülen bu ittifaka karşı Türkiye, küresel ölçekte rüştünü ispatlamış yerli ve milli savunma sanayisi projeleriyle cevap veriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, sadece nicelik olarak değil, teknolojik üstünlük olarak da bölgenin en baskın gücü konumunda.

Denizlerde Mavi Vatan duvarı: Dünyanın ilk SİHA gemisi unvanına sahip TCG Anadolu, Ege ve Doğu Akdeniz'de yüzen bir karargah olarak dengeleri tamamen Türkiye lehine tutuyor. MİLGEM projesi kapsamında üretilen yerli fırkateynler ve Hisar/Siper hava savunma sistemleri Mavi Vatan'da aşılması imkansız bir çelik kubbe örüyor.

Göklerde Türk egemenliği: Akıncı ve Aksungur gibi devasa faydalı yük taşıyan SİHA'lar, Akdeniz semalarında 24 saat kesintisiz gözetleme yapıyor. Yerli mühimmatlar (SOM, Atmaca, Çakır füzeleri) sayesinde Türkiye, anakaradan fırlatılan füzelerle Ege'deki herhangi bir adayı veya deniz unsurunu anında etkisiz hale getirebilecek vuruş gücüne sahip bulunuyor.

KRİTİK VİRAJ: KAAN VE F110 MOTORU KRİZİ

Türkiye'nin 5. nesil milli muharip uçağı KAAN, göklerdeki mutlak hakimiyetin en büyük teminatı olarak göze çarpıyor. Projenin takvimine göre, seri üretime geçiş aşamasındaki ilk KAAN prototiplerinde ABD menşeili General Electric F110 motorlarının kullanılması planlanıyor. Türkiye, yerli motor projesi (TEI ve tusaş ortaklığıyla) tamamen hazır olana kadar geçici bir çözüm olarak bu F110 motorlarını tedarik etmek istiyor.

Ancak Batı dünyası ve özellikle ABD'deki bazı lobiler, Türkiye'nin bu önlenemez yükselişini yavaşlatmak için F110 motorlarının teslimatına ve Türkiye'de montaj hattı kurulmasına örtülü olarak karşı çıkıyor. Bu karşı çıkışın arkasında yatan temel sebepler ise şunlar:

Ege'deki hava üstünlüğü korkusu: KAAN'ın operasyonel hale gelmesiyle birlikte Yunanistan'ın ABD'den satın almaya çalıştığı F-35'lerin ve İsrail destekli savunma hatlarının tamamen işlevsiz kalacağını biliyorlar.

Stratejik bağımlılığı sürdürme arzusu: Türkiye'nin savunma sanayisinde %80'i aşan yerlilik oranını baltalamak ve kritik eşik olan "uçak motoru" teknolojisinde Ankara'yı Batı'ya bağımlı tutmaya devam etmek istiyorlar.

Yunanistan'ın Ege'deki antlaşmaları çiğneyerek attığı adımlar ve İsrail ile yürüttüğü kirli tahkimat projeleri, Türkiye'nin tam bağımsız savunma sanayisi hamlesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Ankara, sınır hatlarındaki bu yapay kalkanları yerli teknolojisi, sarsılmaz askeri gücü ve KAAN gibi devasa projeleriyle aşmaya hazır olduğunu her fırsatta gösteriyor.

DEMİR KUBBE MİTİNİN ÇÖKÜŞÜ: İRAN-İSRAİL SAVAŞINDAN ÇIKAN OPERASYONEL DERSLER

Askeri stratejistler ve küresel güvenlik uzmanları, Atina'nın büyük ümitler bağladığı İsrail menşeili katmanlı savunma konseptinin, son İran-İsrail-ABD savaşında ağır bir darbe aldığı konusunda hemfikir. Savunma analistlerine göre, İsrail halkında ve Batı dünyasında adeta bir "dokunulmazlık illüzyonu" yaratan Demir Kubbe (Iron Dome) ve tamamlayıcı hava savunma ağları, İran'ın geliştirdiği hipersonik füze teknolojisi (Fettah füzeleri) ve çok katmanlı, yoğun kamikaze İHA akınları karşısında tam anlamıyla çaresiz kaldı.

Uzmanlar, sistemin binlerce mühimmatın aynı anda fırlatıldığı "doyurma saldırıları" (saturation attacks) esnasında kilitlendiğini, radar algoritmalarının şaşırdığını ve maliyet-etkinlik dengesinin tamamen çöktüğünü belirtiyor.

İsrail'in milyarlarca dolarlık Arrow ve Demir Kubbe envanterini hızla tüketmesi üzerine ABD'nin acilen THAAD bataryalarını sahaya sürmek zorunda kalması, "Yenilmez Hava Savunma" fenomeninin askeri literatürde yıkılmasına yol açtı.

Atina’nın Ege adalarında Türkiye'ye karşı kurmayı planladığı bu İsrail mimarisi, uzman analizlerine göre Türk savunma sanayisinin küresel rüştünü ispatlamış AKINCI, ANKA-3 ve KIZILELMA gibi İHA güçleri ile entegre yerli füze sistemleri karşısında koruyucu bir kalkan olmaktan ziyade, sadece maliyetli ve kırılgan bir hedef olmaktan öteye geçemeyecektir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Dünya Haberleri