Ece Gürel’in ölümü Türkiye’yi sarsarken Z kuşağının yeni salgını gündemde: Aleksitimi ve Ayahuasca çayı! Dizide de işlenmiş

Belgrad Ormanı’nda kaybolduktan 4 gün sonra bulunup hastanede hipotermi nedeniyle hayatını kaybeden mimar Ece Gürel’in ölümü, Türkiye’nin gündemine oturdu. Ölümünün ardındaki sır perdesi aralanmaya çalışılırken, Gürel’in “Ayahuasca çayı” ile bir ritüel gerçekleştirdiği iddiası ve “aleksitimi” kavramı, Z kuşağının yeni trendleri olarak dikkat çekti. Peki, bir dönem “46 Yok Olan” dizisinde de işlenen bu çay nedir? Aleksitimi neden “duygusal körlük” salgını olarak anılıyor? İşte tüm detaylar…

Belgrad Ormanı’nda kaybolduktan 4 gün sonra bulunup hastanede hipotermi nedeniyle hayatını kaybeden mimar Ece Gürel’in ölümü, Türkiye’nin gündemine oturdu. Ölümünün ardındaki sır perdesi aralanmaya çalışılırken, Gürel’in “Ayahuasca çayı” ile bir ritüel gerçekleştirdiği iddiası ve “aleksitimi” kavramı, Z kuşağının yeni trendleri olarak dikkat çekti. Peki, bir dönem “46 Yok Olan” dizisinde de işlenen bu çay nedir? Aleksitimi neden “duygusal körlük” salgını olarak anılıyor? İşte tüm detaylar…

Ece Gürel Olayı ve Ayahuasca İddiası

İstanbul’daki Belgrad Ormanı’nda kaybolan ve 4 gün sonra sağ bulunan Ece Gürel, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Ölüm nedeni hipotermi olarak açıklansa da, Gürel’in cadılık zanaatı eğitimi aldığı ve halüsinojenik etkisiyle bilinen “Ayahuasca çayı” ile bir ritüel gerçekleştirdiği iddiaları, olayı gizemli bir boyuta taşıdı. Sputnik’ten Başak Koçak’ın haberine göre, Amazon yerlileri tarafından binlerce yıldır şamanik ritüellerde kullanılan bu çay, Banisteriopsis caapi bitkisinden yapılıyor ve dimetiltriptamin (DMT) içeriği nedeniyle pek çok ülkede yasak.
Ayahuasca, Türkiye’de daha önce Erdal Beşikçioğlu’nun başrolünde oynadığı “46 Yok Olan” dizisiyle de gündeme gelmişti. Dizide, komadaki kardeşini uyandırmak isteyen doktor Murat, şamanik bir ayinde bu çayı kullanmış ve DMT’nin etkisini araştırmıştı. Gürel’in ölümüyle yeniden konuşulan Ayahuasca, Z kuşağında spiritüel arayışların bir sembolü haline mi geliyor?

Aleksitimi: Z Kuşağının Duygusal Körlüğü

Ece Gürel’in ölümüyle birlikte bir başka kavram daha öne çıktı: Aleksitimi. “Duygular için kelime yokluğu” anlamına gelen bu durum, kişinin kendi hislerini tanımlama ve başkalarının duygularını anlama zorluğu olarak tanımlanıyor. Son yıllarda özellikle Z kuşağında yaygınlaştığı belirtilen aleksitimi, “duygusal körlük” olarak da biliniyor.
Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Umut Mert Aksoy, aleksitimiyi şu sözlerle açıklıyor:
“Aleksitimik bireyler duygusuz değil, duygularını tanımlamakta ve ifade etmekte zorlanan kişilerdir. Örneğin, üzüntü ya da öfke hissedebilirler ama bunu adlandıramazlar. Bu, içsel farkındalık eksikliğinden kaynaklanır ve sosyal ilişkilerde kopukluk, empati kurmada zorluk gibi sonuçlar doğurur.”

Aleksitiminin Belirtileri Neler?

-Duyguları tanımlama ve ifade etme güçlüğü
-Başkalarının duygularını anlamada yetersizlik
-Dışa dönük düşünme tarzı (içsel duygulara değil, dış dünyaya odaklanma)
-Zayıf hayal gücü ve içsel düşünce süreçlerinde kısıtlılık

Prof. Dr. Aksoy, aleksitiminin sıkça duygusuzlukla karıştırıldığını vurguluyor: “Nörobilimsel çalışmalar, bu bireylerin duygusal işlemleme merkezlerinde aktivite olduğunu ancak bu duyguları bilinç düzeyine taşıyamadıklarını gösteriyor. Tedavi, duygu farkındalığını artırmaya odaklanır.”

Z Kuşağı ve Yeni Salgın Tartışması

Aleksitimi, modern yaşamın getirdiği stres, dijitalleşme ve yüzeysel ilişkilerin artmasıyla Z kuşağında bir “salgın” olarak nitelendiriliyor. Ayahuasca gibi spiritüel deneyim arayışları ise bu duygusal boşluğu doldurma çabası olarak görülüyor. Ece Gürel’in trajik öyküsü, bu iki kavramı bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Gündem Haberleri