Fenerbahçe'nin Ç.Rizespor'u 5-0 yendiği karşılaşmanın ardından spor yazarları İsmail Kartal ve öğrencilerine tam not verirken, Sarı Lacivertlilerde yıldız futbolcuların kenetlenmesi ise ayrıca takdir topladı. İşte 90 dakikanın analizleri...
Dzeko'ya Guiza benzetmesi yapılınca açtı ağzını yumdu gözünü: Ayıp vallahi ayıp
FENERBAHÇE HABERLERİ... Süper Lig'in 7.haftasında Ç.Rizespor'u Szymanski, İrfan Can Kahveci, Tadic, Dzeko ve Joshua King'le 5-0 yenen Fenerbahçe'de camia şampiyonluk havasına girerken, İsmail Kartal'ın oynattığı iştahlı futbol taraflı tarafsız tüm futbolseverlerden alkış topluyor... İşte 90 dakikanın ardından yazar yorumları...
GÜRCAN BİLGİÇ SABAH
Bu hükümdarlık ne kadar devam edecek bilmem ama F.Bahçe sadece rakiplerini değil, 9 sezondur beline yapışan "düdüklü – mikrofonlu – bayraklı kuvvetleri" de yeniyor. Bir gün önceki maça bakıyorsunuz, diğer maçların yorumlarını dinliyorsunuz, iş F.Bahçe'ye gelince arkadaşların pozisyon yorumları birden bire standart değiştiriyor. Fenerbahçe'nin farklı kazandığı, serisini 14 maça çıkardığı bir maç sonrası bunlar mı yazılmalı?
Artık samimiyetini ve inandırıcılığını yitirmiş hakem camiası var karşımızda. Sayılmayan golü bir kenara bırakalım, Szymanski ve Tadic'e verilmeyen iki penaltı, tabanın 1.80 metreye kalktığı bir ayak varken, "devam" diyebilen hakem ve arkadaşları vardı dün. Daha önce başkaları böyleydi. Son dakikalarda artık İsmail Hoca bile gülmeye başladı, bu dramatik komediye.
İsmail Kartal üç gün arayla bir oyuncusu değişen takımı aynı coşku ve tempoyla oynatmayı başardı. Rizespor'u kendi alanında tuttular, ilk yarı kalelerine bir kere getirdiler. İkinci yarıda sadece şut imkanı verdiler. Bu arada iki kanadı da çok etkili kullanıp, Dzeko'yu da, Tadic'i de pozisyonlara soktular.
Ferdi sol beke geçip, eski ezberlerine geri döndüğünde yine takımın bel kemiği oldu. İrfan Can Kahveci ve Fred direkt paslarla sürekli rakip defansın sırtındalar. Her bölgesiyle etkili ve tehlikeli bir takım var ortada.
Eskiden taraftarı bölerek, takıma – oyunculara düşman ederek hallederdi işleri. Sarı – Lacivertli "askerler" ortada bilet bırakmamacasına stada akın etmeye başladıklarında, ıslıkları – alkışlarını doğru yere koyduklarında, silahsız kaldı operasyoncular. Beş gollü şov maçında neler olmuş diyebilirsiniz. Anlayın; bu maçları hakemler yönetmiyor!
ERCAN GÜVEN MİLLİYET
Harikaydılar gerçekten!.. Sadece sahadaki alan ve zamanın tek sahibi, oyunun tartışmasız hakimi, tempo, baskı ve akıl üreten, adeta tek kale oynayan Fenerbahçeli futbolcular değil, 5-0 kaybetmelerine karşın direnmeye çalışan, en azından Başakşehir kadar kolay teslim olmayan Rizesporlular da harikaydı.
Futbol, duygularına hakim olamayıp sevinçten ağlamış olmalı Kadıköy’de! Harikaların istisnası, hakemler ve VAR odası. Fenerbahçe’nin galibiyet serisinden, farklı skorundan bağımsız, anlatır mısınız ne yapmak istiyor bu hakem takımı? Hayır… “Fenerbahçe’nin 3 penaltısını göz göre göre yediler” demiyorum.
Lakin, ortada somut bir durum var: 39. dakikada Fred asist yaptı, Dzeko Fenerbahçe’nin ikinci golünü attı. Olaya VAR el koydu. Taa pozisyonun başında, Fenerbahçe yarı alanında Osayi’nin topu kazanırken elle teması ortaya çıktı. Gol iptal edildi. Sabah kahvaltısında hakeme sinkaflı laf etmiş duyumu gelseydi Osayi kırmızı kart bile görebilirdi yani!
İyi… Ama iki dakika önce Syzmanski Rizespor ceza alanında sırtına yediği omuzla pozisyondan düşerken VAR neredeydi? En azından seyrettirmesi gerekmez miydi hakeme? İkinci yarıda Fred’e yapılan hamlenin, ceza alanında Rizesporluların eline dokunan topun, Tadic’i yere seren çelmenin muhtemel penaltı olarak bir tanesi bile kontrol gerektirmez miydi?
Fenerbahçe nasıl olsa atıyor boş ver penaltıyı mı diyorlar nedir? Ama bilsinler, biriktiriyordur Fenerbahçe. Gün olur, dosyalar masaya konur.
UĞUR MELEKE HÜRRİYET
Fenerbahçe ve Galatasaray, tarihin en pahalı ve derin kadrolarını kurdular. Orta sınıfla oynadıklarını o kalite farkı belirginleşiyor haliyle. Dün de Fenerbahçe, Rize’ye bir an bile puan umudu vermeden kopardı maçı.
Fenerbahçe’nin bu sezonki transferlerinden Becao Udinese’nin, Djiku da Strasbourg’un as oyuncularıydılar. Geçen sezon kaptanlık da yaptılar takımlarına zaman zaman. Tadic geçen sezon Ajax’ta 34 maç ilk 11 oynadı. Szymanski takımından son 10 maç sürekli oynayarak geldi, Cengiz’in de ligde ikinci yarıda 18 karşılaşmaya ilk 11 çıktığını görüyoruz.
Tabii ki çoğu 90 dakika olmasa da Fred Manchester’dan bir sezonda 56, Dzeko İnter’den 52 müsabaka oynayarak geliyorlar. Fenerbahçe yazın hazır oyuncular transfer etmenin ödülünü, sezonu yüksek standartta açarak aldı bu sezon.
Dün Fenerbahçe’de İsmail’le Dzeko arasında oynayan dörtlü “İrfan-Szymanski-Fred-Tadic” yine başroldeydiler. Ama birçok hücumda ikinci hatla üçüncü hat arasına gelerek 9,5 numara rolü oynayan Dzeko’nun hakkını ayrıca teslim etmek lazım.
Dzeko’nun bu katkısını, Beşiktaş’ta oynadığı tek sezonda etrafındaki Olcay, Oğuzhan, Gökhan Töre gibilerin hepsini yıldızlaştıran Mario Gomez’e benzettim ben.
Fenerbahçe-Ç.Rizespor maçından sonra BTV kanalında 90 dakikanın analizini yapan Ümit Özat, Edin Dzeko'ya ayrı bir parantez açtı. Özat, Bonak yıldız için '9 maçta 7 gol 2 asist yapan adam ilk geldiğinde birkaç gol pozisyonundan yararlanamayınca Dzeko'ya Guiza benzetmeleri yapmışlardı, ayıp vallahi' ifadelerini kullandı.