İran ve İsrail arasında haftalardır süren çatışmalar, varılan geçici ateşkesle şimdilik durulmuş gibi görünse de, bölgede tansiyon hâlâ yüksek. Özellikle İsrail’in İran’daki yönetimin değişmesi gerektiği yönündeki açıklamaları, Moskova’yı da rahatsız etti. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, yaptığı açıklamayla İsrail ve Batılı ülkeleri hedef aldı.
Rus devlet televizyonu Rossiya-1 kanalında konuşan Peskov, “Hiçbir ülke veya ülkeler grubu, başka bir ülkenin iktidarını değiştirme hakkına sahip değildir. Eğer bu anlayış yaygınlaşırsa, dünya kısa sürede bir cehenneme dönebilir.” diyerek uluslararası sisteme güçlü bir uyarıda bulundu.
“İran’da rejim değişikliği fikri, küresel kaosu tetikler”
Peskov’un bu açıklamaları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun geçtiğimiz günlerde İran’daki mevcut yönetimin artık son bulması gerektiğini ima eden çıkışına doğrudan yanıt olarak değerlendirildi. Moskova, özellikle Ortadoğu’da dış müdahalelerle rejim değiştirme politikalarının büyük risk taşıdığını savunuyor.
Peskov’un sözleri aynı zamanda, Batı’nın 2011 sonrası Libya ve Suriye’de izlediği dış müdahale politikalarına da bir gönderme olarak yorumlandı.
Macron’a da rest: “Rusya baskıyla değil, mantıkla masaya gelir”
Kremlin Sözcüsü, sadece İsrail değil, Batı cephesinden gelen diğer açıklamalara da yanıt verdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Avrupa Birliği'nin Rusya’ya yönelik 14. yaptırım paketiyle “Moskova’yı müzakere masasına oturtacaklarını” söylemesine karşılık Peskov şu ifadeleri kullandı:
“Rusya ancak mantıklı argümanlarla ikna edilebilir. Baskı, yaptırım ya da güç yoluyla Rusya'yı zorlamak imkânsızdır.”
Bu açıklamayla Kremlin, yeni AB yaptırımlarının Rusya üzerinde hiçbir etkisi olmayacağı mesajını bir kez daha yinelemiş oldu.
Moskova: Batı’nın çifte standardı bölgesel istikrarı tehdit ediyor
Rus yetkililer, özellikle son dönemde Batı ülkelerinin İsrail'e açık çek verirken, İran, Rusya ve Çin gibi ülkelere karşı tek taraflı baskı politikaları yürüttüğünü vurguluyor. Peskov’un bu çıkışı da, "çifte standartlı dış politika anlayışına" bir eleştiri olarak öne çıktı.