Dünyanın en korkunç cinayetleri bu otelde işlendi!
Los Angeles’ın en işlek caddelerinin bulduğu bölgede yer alan Cecil Otel'de yaşanan pek çok gizemli ölüm olaylarından sonra adı “Hayaletli Otel”e çıktı. İlk açıldığı yıl olan 1927’den beri birçok korkutucu ve gizemli olaya ev sahipliği yapan otelde zaman içerisinde açıklanamayan gizemli ölümler gerçekleşti. İşte otelde yaşanan kan dondurucu olaylar...
120
1985 yılında “Gece Takipçisi” lakabı takılan Amerika’nın en korkutucu seri katillerinden biri olan Richard Ramirez otelin çatı katındaki odalarından birinde yaşadı.
Ramirez, 1984 ile 1985 yılları arasında Amerika’da terör estirmişti, bir yıldan biraz daha uzun bir süre içerisinde tam 13 kişiyi vahşice öldürmüştü. Ramirez cinayetlerini, kadın erkek ayırmadan; çekiç, lastik teli, tabanca, bıçak ve pala gibi farklı aletler kullanarak gerçekleştiriyordu. Ramirez bu vahşi cinayetlerine devam ettiği sırada geceliği 14 dolara Cecil Otel’de kalıyordu. Cinayet işleyip otele döndüğünde otele girmeden hemen önce kanlı kıyafetlerini çıkarıyor ve otelin çöp konteynerine atıyordu. Otelin etrafında çok sayıda evsiz, sarhoş ve keş olduğu için fark edilmiyordu. Ramirez bu oteli hakkındaki söylentiler sebebiyle bilerek tercih etmişti. Tutuklandığı sırada Cecil Otel’de kalmıyordu, ama aralarındaki bağ her zaman hatırlandı.
220
1991 yılında Avusturyalı seri katil Jack Unterweger de Cecil Otel için “evim” diyordu.
Unterweger’in Cecil Otel’i tercih etmesinin en önemli sebebi Richard Ramirez’in bir zamanlar burada kalmış olmasıydı. Johann Jack Unterweger aslında bir gazeteci-yazardı. Gençliğinde bir kızı öldürdüğü için hapse girmiş çıktıktan sonra 1991 yılında Cecil Otel’de kalmıştı. Buraya geliş amacı Los Angeles’taki suç hikayelerini yazmaktı. Yetkililere göre Unterweger Avrupa’da ve Amerika’da serbest bırakılmasının ardından çok sayıda kadını öldürmüştü. California ziyaretinde de Cecil Otel’de kaldığı süre içerisinde 3 hayat kadınını öldürdüğü belirlendi.
320
Cecil Otel’in en meşhur misafirlerinden bir diğeri ise “Black Dahlia” olarak bilinen Elizabeth Short.
Short’un parçalanmış bedeni 15 Ocak 1947 sabahı saat on civarlarında kızıyla beraber gezintiye çıkmış olan bir kadın tarafından, Leimar Park’ta bulunmuştur. İlk başta Elizabeth’in cansız bedenini bir vitrin mankeni sanan kadın gerçeği fark edince hemen polis çağırmıştır. Yirmili yaşlarında olduğu tahmin edilen genç kadın korkunç bir cinayete kurban gitmişti.
Bedeni belinden ikiye ayrılmış ve bu parçalar birbirlerinden ayrı duracak şekilde yerleştirilmişti. Olay yerinde ve ceset üzerinde neredeyse hiç kan olmayışı cinayetin farklı bir yerde işlendiğini düşündürttü. Genç kadının bedeninde çok sayıda kesik, yanık ve darp izine rastlandı. Göğsü kesilmiş, burnu kırılmış ve vajinasına çim doldurulup zarar verilmişti. Ölümünden sonra cesedine pek çok işkence yapılmıştı. Yapılan otopside cesedin en az yetmiş iki saat önce öldüğü tespit edilmiş, el ve ayaklarında ip izlerine rastlanmıştı.
420
Ceset bulunduğu yere atılmadan önce katil tarafından benzinle temizlenmiş ve kolları başının iki yanında duracak şekilde yerleştirilmişti. Ancak cinayetin bütün vahşi ayrıntılarını gölgede bırakan bir şey vardı: Genç kadının ağzının her iki yanına atılmış, yedi buçuk santim uzunluğundaki kesikler. Katil bu hareketiyle kurbanın yüzüne asla silinmeyecek bir gülümseme bırakmıştı.
520
Bu ifade “Glasgow Smile” veya “Joker-Face” olarak anılmaktadır. 1947 yılında böylesine vahşi bir cinayete kurban giden Elizabeth Short’un öldürülmeden hemen önce Cecil Otel’de kaldığı kayıtlara girmiştir.
620
Cecil Otel’deki en gizemli olaylardan biri 2013 yılında gerçekleşti, Kanadalı Üniversite öğrencisi Elisa Lam’ın cesedi, kaybolmasından 3 hafta sonra otelin çatısındaki su tankının içinde çıplak halde bulundu.
Cecil Otel’de kalan Elisa Lam, kaybolmadan bir önceki gün otelin yakınlarındaki bir kitapçıya gidiyor. Kitapçının ifadesine göre Elisa son derece neşeli bir şekilde pek çok kitap alıyor ve o akşam kayboluyor. Elisa’nın kayboluşundan yaklaşık on gün sonra Los Angeles Polis Departmanı, kızın en son görüntülerinin bulunduğu asansör kamerası kaydını yayınlıyor. 1 Şubat gece yarısından hemen sonrasına ait olan ve yaklaşık dört dakika süren kayıttaki görüntülerde Elisa Lam’ın asansördeki hareketleri son derece tuhaf, açıklanamaz ve tüyler ürpertici.
720
Görüntülerde Elisa ilk başta, 14. katta sakin bir şekilde asansöre binip asansörün hareket etmesini bekliyor, asansör hareket etmeyince sebebini anlamak için dışarı bakıyor ve o andan sonra davranışları iyice tuhaflaşıyor, sanki bir şeyden korkuyormuş gibi asansörün içine saklanıyor, asansörü çalıştırabilmek için düğmelere basıp duruyor, en sonunda da dışarı çıkıp adeta bizim göremediğimiz bir şey ile ellerini kollarını sallayarak konuşuyor ve bu sırada elleri ve ayakları çok değişik açılarda bükülüyor, bu konuşmadan sonra Elisa asansörün bulunduğu yerden ayrılıp görüntüden yok oluyor ve bir daha kendisinden haber alınamıyor. Kız görüntüden çıktıktan kısa bir süre sonra asansörün kapısı kendi kendine kapanıyor ve kızın düğmesine bastığı katlara çıkıp açılmaya başlıyor.
820
Bu şok edici görüntülerin yayınlanmasından beş gün sonra, Cecil Otel’in müşterileri musluklardan akan suyun renginin ve tadının tuhaf olduğuna dair şikayetlerde bulunmaya başlıyorlar. Otel yönetimi bir teknisyeni çatıdaki su tanklarını kontrol etmeye gönderiyor ve yukarı çıkan teknisyen su tanklarının bir tanesinin içinde Elisa Lam’in çıplak cesedini buluyor. Kızın kıyafetleri, terlikleri ve saati de su tankının içerisinde bulunuyor.
920
Yapılan otopsi sonucunda kızın kanında alkol veya uyuşturucuya rastlanmıyor. Ölümünün nedeninin boğulma olduğu ve vücudunda herhangi bir dış kaynaklı travmaya rastlanmadığı açıklanıyor. Polis kızın depresyon tedavisi görmesinden ve manik depresif oluşundan yola çıkarak olayın bir intihar vakası olduğu sonucuna varıp dosyayı kapatıyor.
Ancak sosyal medya olayı kapatmıyor. Polisin açıklaması, Cecil Otel’in gizemli geçmişini bilen milyonlarca insanı kesinlikle tatmin etmiyor.
1020
1962 yılında gerçekleşen intihar olayının aldığı iki can…
1962 yılının Ekim ayında Cecil Otel’in 9. Katında kalan 27 yaşındaki Paullline Otton ile kocası Dewey Otton her zaman olduğu gibi yine kavga etmektedir. Bir süre sonra kavga etmekten yorulan Dewey odayı terk eder. Yalnız başına kalan genç kadın kendini öldürmeye karar verir ve 9. Kattaki odalarının camından atlar. Genç kadın o sırada otelin önünden geçmekte olan 62 yaşındaki George Gianini’nin üzerine düşer. Olay yerinde ikisi birden ölür.
1120
1944 yılında gerçekleşen kan dondurucu cinayet
Cecil Otel’de sevgilisiyle birlikte kalan 19 yaşındaki Dorothy Jean Purcell’in akıl sağlığı çok yerinde değildir. Dorothy bir gece yarısı şiddetli karın ağrıları ile uyanır, hemen tuvalete koşar. Ancak kadının basit bir rahatsızlığı yoktur, Dorothy hamiledir ve işin daha da ilginci hamile olduğunun farkında bile değildir. Genç kadın tuvalette kendi başına doğum yapar ve olayın verdiği dehşet ve korku ile yeni doğan bebeği odanın camından aşağı atarak öldürür.
1220
931 yılında gerçekleşen ilk gizemli ölüm.
1931 yılında Manhattan Beach’te yaşayan 46 yaşındaki adamın kayıp olduğu bildirildi. Ülke genelinde bir arama kampanyası başlatıldı. Kaybolmasının üzerinden çok geçmeden Norton sahte ismiyle Cecil Otel’e giriş yaptığı belirlendi ve oteldeki odasında ölü bulundu. Daha sonra zehir içerek intihar ettiği açıklandı. Bulunduğunda bir haftadan uzun süredir ölü olduğu anlaşıldı.
1320
Norton belki Cecil Otel’de intihar eden ilk kişiydi, ancak son olmadığı kesin. O günden sonra düzinelerce insan Cecil Otel’de intihar etti. Hatta bir defasında birisi jiletle kendi boğazını parçalayarak intihar etmişti. En az üç kişinin otelin camından atlayarak intihar ettiği kayıtlara geçmiş durumda.
1420
1964 yılında Goldie Osgood odasında boğuldu, bıçaklandı ve tecavüze uğradı.
4 Haziran 1964 tarihinde, güvercin beslemeyi çok sevdiği için onu tanıyanların “Güvercin Goldie” dediği emekli telefon operatörü Goldie Osgood Cecil Otel’deki odasında vahşice öldürülmüş olarak bulundu. Osgood, boğulmuş, bıçaklanmış ve tecavüze uğramıştı. Ardından da odası dağıtılmış ve soyulmuştu. Cesedin bulunmasından kısa süre sonra polis, yakınlarda kıyafetleri kan içinde dolaşan Jacques B. Ehlinger isminde bir genci tutukladı. Genç cinayetin işlendiği sırada otelin yakınlarında olduğunu itiraf etti, üzerindeki kanın Osgood’a ait olduğu düşünüldü, görünüşte kesinlikle katil oydu. Ancak ispatlanamadı ve genç serbest bırakıldı, Osgood’un katili hiçbir zaman bulunamadı.
1520
Mart 1937’de Cecil Otel’in dokuzuncu katında kalan 25 yaşındaki Grace E. Magro odasının camından düştü ve telefon tellerine takılarak öldü. Genç kadın atladı mı yoksa camdan mı düştü bilinmiyor. Düştüğünde telefon tellerine takıldığı için olay yerinde ölmedi, uzun uğraşlar sonucunda tellerden indirilerek hastaneye kaldırıldı ancak aldığı ciddi yaralanmalar sebebiyle burada hayatını kaybetti. Polis olayın bir intihar mı, kaza mı yoksa cinayet mi olduğunu bulamadı. Magro’nun odayı paylaştığı M. W. Madison sorgulandı, ancak genç kadının camdan nasıl düştüğünü bir türlü açıklayamadı.
1620
23 Ekim 1954 tarihinde Helen Gurnee odasının camından atladı ve Cecil Otel’in girişindeki tenteye düşerek hayatını kaybetti. Kadının intiharına şahit olan birkaç kişi fenalık geçirerek hastaneye kaldırıldı. Polis kadının kendini öldürmeden bir hafta önce otele sahte isimle giriş yaptığını ve özellikle “lanetli”, “hayaletli” olarak anılan 704 numaralı odada kalmak için ısrarcı olduğunu belirledi.
1720
6 Temmuz 1988’de kardeşi, hemşire Teri Francis Craig’in cesedini erkek arkadaşı Robert Sullivan ile birlikte yaşadığı evlerinde buldu. Craig, defalarca bıçaklanarak vahşice öldürülmüştü. Eve dönmeyince katilin 7 yıldır birlikte olduğu erkek arkadaşı Robert Sullivan olduğundan şüphelendi. İki aydan uzun bir süre sonra Sullivan Cecil Otel’de kalırken yakalandı ve kız arkadaşını öldürmek suçundan hüküm giydi. Böylece Cecil Otel’in korku dolu tarihine bir çentik daha atılmış oldu.
1820
1 Aralık 1976’da Cecil Otel’in çatısına çıkan 26 yaşındaki Jeffrey Thomas Paley elindeki tüfekle rastgele ateş açtı.
Akli dengesi pek de yerinde olmayan Paley neyse ki kimseyi öldürmedi. Olayın ardından kısa sürede polisler Paley’i tutukladı. İfadesinde akıl hastanesinde yattığını söyleyen Paley, “aslında kimseye zarar verme niyetinde değildim, sadece bu ülkede akıl sağlığı yerinde olmayan birinin bile silah alıp insanları öldürebileceğini göstermek istedim” dedi. Bugünü düşündüğümüzde Paley’nin çok da haksız olduğunu söyleyemeyiz.
1920
Cecil Otel’de son intihar olayı 2015 yılında yaşandı. Polis raporlarına göre bir erkek odasında intihar etti. Bu olay Cecil Otel üzerindeki söylentilerin hala devam etmesine sebep oldu.
2020
Cecil Otel ismini “Stay on Main” Otel yaparak aynı yerde ve ön yüzünde Hotel Cecil tabelasıyla hizmet vermeye devam ediyor.