Dijital dünyanın karanlık yüzü: Çocuklar suç örgütlerinin hedefinde! Prof. Dr. Ali Murat Kırık SuperHaber’e yazdı...

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, SuperHaber’e özel yazısında internetin çocukları nasıl bir suç tuzağına çektiğini anlattı. Sosyal medya, çevrim içi oyunlar ve kapalı gruplar aracılığıyla çocukların yasa dışı faaliyetlere alet edildiğine dikkat çeken Kırık, aileler ve devlet kurumları için kritik uyarılar yaptı.

İnternet, çocuklar için sınırsız bir oyun, öğrenme ve sosyalleşme alanı gibi görünse de tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Özellikle son yıllarda çocukların suç örgütlerinin hedefi haline gelmesi, hem aileleri hem de uzmanları endişelendiriyor. Sosyal medya, çevrim içi oyunlar ve kapalı gruplar üzerinden çocukların suçla tanışması artık sık rastlanan bir durum.

Masum Görünen Tuzaklar

Çocukların suça bulaşmasının en önemli nedenlerinden biri, suç örgütlerinin onların merak ve aidiyet duygularını kullanmasıdır. “Kolay para kazanma” vaadi, hızlı şekilde popüler olma isteği veya bir gruba ait olma arzusu, çocukları kandırmak için kullanılan en yaygın yöntemler arasında. Özellikle yasa dışı bahis, uyuşturucu temini ya da siber saldırılar konusunda çocuklar farkında olmadan suçun parçası haline gelebiliyor.

Peki, neden internet ortamında bu suçlara “dur” denilemiyor? Bunun en büyük sebebi, dijital dünyanın denetiminin çok zor olması. Milyonlarca kullanıcının aynı anda aktif olduğu sosyal medya platformları, içerikleri takip etmekte zorlanıyor. Suç örgütleri ise algoritmaların açıklarını kullanarak faaliyetlerini gizliyor. BTK’nın 2023 verilerine göre bir yılda 130 binden fazla sakıncalı içerik kaldırıldı. Ancak uzmanlara göre bu, görünen kısmın yalnızca küçük bir parçası…

Kapalı Grupların Çekiciliği

Kapalı gruplar, çocukların suç örgütlerinin ağına düşmesinde çok önemli bir rol oynuyor. WhatsApp, Telegram ve Discord gibi uygulamalarda oluşturulan gizli gruplar, çocuklara “özel bir yere ait olma” hissi veriyor. İlk başta sadece sohbet edilen bu gruplar, zamanla yasa dışı içeriklerin paylaşıldığı, suça yönlendiren alanlara dönüşüyor. Böylece çocuklar farkında olmadan ciddi bir tehlikenin içine çekiliyor.

Son yıllarda özellikle tetikçilik ve çeteleşme vakalarında yaşanan artış da dikkat çekici. 15-16 yaşındaki gençlerin profesyonel suç örgütleri tarafından kullanıldığına dair haberler sıkça gündeme geliyor. Bunun sebeplerinden biri, dijital ortamda şiddetin normalleştirilmesi. Oyunlarda, videolarda ve sosyal medyada şiddet, sıradan bir davranış gibi sunuluyor. Bu algı da çocukların suç örgütlerinin vaatlerine daha kolay kapılmasına yol açıyor.

Suça sürüklenmenin sadece dijital boyutu yok, sosyo-ekonomik etkenler de çok belirleyici. Türkiye İstatistik Kurumu verileri, işsizlik ve yoksulluğun yoğun olduğu bölgelerde çocukların suça bulaşma oranının iki kat fazla olduğunu ortaya koyuyor. Yani yalnızca internet denetimi değil, aile ve toplum desteği de bu sürecin önlenmesinde kritik öneme sahip.

Ailelerin Rolü

Bir diğer sorun ise ailelerin yeterli dijital farkındalığa sahip olmaması. Çocukların hangi sitelere girdiği, kimlerle iletişim kurduğu çoğu zaman bilinmiyor. İnternette geçirilen süre arttıkça kontrol mekanizması zayıflıyor. Suç örgütleri de bu boşluğu fırsat bilerek çocuklara ulaşıyor. Ailelerin, çocuklarla güven temelli iletişim kurması ve dijital dünyada rehberlik yapması büyük önem taşıyor.

Çözüm için sadece devlet kurumlarının değil, toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk alması gerekiyor. Daha sıkı denetimler, bilinçlendirme kampanyaları, okullarda verilecek dijital güvenlik dersleri ve ailelere yönelik eğitimler bu noktada hayati bir rol oynayabilir. Çocukların internette güvenli bir şekilde vakit geçirmesi, hem bireysel hem toplumsal bir sorumluluktur.

Peki, ne yapmalı?

Netice itibariyle internet, doğru kullanıldığında sınırsız bir öğrenme ve gelişim alanı iken, kontrolsüz bırakıldığında çocuklar için ciddi bir tehdit haline dönüşüyor.

Bu nedenle:

- Devlet kurumları, dijital denetim mekanizmalarını güçlendirmeli ve hızlı içerik kaldırma süreçlerini geliştirmeli.

- Okullar, müfredata dijital güvenlik ve bilinçli internet kullanımı derslerini eklemeli.

- Aileler, çocuklarıyla güven temelli iletişim kurmalı ve dijital faaliyetlerini bilinçli şekilde takip etmeli.

- Toplum, bu sorunu yalnızca bireysel değil, ortak bir mücadele alanı olarak görmeli.

Aksi halde dijital çağın sunduğu fırsatlar, gelecek nesiller için büyük bir risk kapısına dönüşebilir.

Gündem Haberleri