ABD Başkanı Donald Trump, DEAŞ lideri Ebubekir el-Bağdadi’nin dün Suriye’de düzenlenen operasyonla ölü ele geçirildiğini açıkladı.
Defalarca tecavüz edildi, zorla evlendirildi!
Dünyanın gündemi DEAŞ'ın lideri Ebubekir El-Bağdadi'nin ABD tarafından Suriye'de öldürülmesi. Operasyona ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Bunlardan biri de Kayla Mueller ismiydi. New York Times, Bağdadi'nin öldürüldüğü operasyona onun adının verildiğini belirtti. Mueller'i bu kadar önemli kılan ise Bağdadi ile olan ilişkisi. Bağdadinin defalarca tecavüz edip zorla evlendirdiği Mueller'in ölümü de aynı korkunçlukta olmuştu. İşte Kayla Mueller operasyonunun tüm detayları...
Trump, ABD'nin Cumartesi gece Suriye'de yaptığı operasyonda Bağdadi'nin ölü ele geçirildiğini belirterek, "Ebubekir el-Bağdadi öldü. Bir korkak gibi öldü, kaçarak ve ağlayarak." ifadesini kullandı.
"Bağdadi kendisini üzerindeki patlayıcılı yelekle patlattı. DNA sonuçları ölen kişinin o olduğunu teyit etti." diyen Trump, Türkiye, Rusya, Suriye ve Irak ile koordineli çalıştıklarını belirterek, bu ülkelere teşekkür etti.
Trump, "Türkiye ile bunu konuştuk. Nereye gittiğimizi biliyorlardı. (Onlara ait) Hava sahasında da uçtuk. Onlar (Türkiye) harikaydı, hiç sorun olmadı." ifadelerini kullandı.
Bağdadi'nin öldürüldüğü operasyonun adına Kayla Mueller adı verildi.
ABD'li yayın kuruluşu New York Times, 2013 yılında yardım görevlisi olarak çalıştığı Suriye'de terör örgütü DEAŞ tarafından kaçırılan ABD vatandaşı Kayla Mueller'ın Bağdadi tarafından defalarca tecavüze uğradığını ve zorla evlendirildiğini öne sürmüştü.
Türkiye’deki bir insani yardım kuruluşunda çalışan 1988 doğumlu Kayla Mueller, 3 Ağustos 2013’te Halep’te Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü tarafından kullanılan bir hastaneyi ziyaret etmiş, ertesi gün Türkiye’ye geri dönerken kaçırılmıştı.
Mueller’in esir tutulduğu dönemde, DEAŞ lideri Ebubekir el Bağdadi ile evlenmeye zorlandığı, tecavüze ve işkenceye maruz kaldığı ortaya çıkmıştı.
Mueller’in ailesi ise kızlarını kurtarmak için aylarca DEAŞ ile iletişim kurmaya çalışmış, DEAŞ’dan gelen fidye ve rehin takası gibi teklifler ise Obama yönetimi tarafından kabul edilmemişti.
DEAŞ Mueller’in Şubat 2015’te, Ürdünlü bir pilotun yakılmasına misilleme olarak Rakka’da düzenlenen hava saldırılarında öldüğünü iddia etmiş ve genç kadının burada öldüğüne dair kanıt niteliğindeki üç fotoğrafını e-postayla ailesine yollamıştı.
DEAŞ’ın kurucusu Ebubekir el Bağdadi'nin öldürülmesinin ardından terör örgütünün yeni liderinin Hacı Abdullah el-Afari lakaplı terörist Abdullah Kardaş olacağı iddia edildi.
Newsweek'in haberine göre örgütün yeni lideri olarak, yakın bir zamanda Bağdadi tarafından örgütün din işlerini yönetmesi için görevlendirilen Hacı Abdullah el-Afari lakaplı Abdullah Kardaş'ın belirlendiği bilgisi verildi.
Abdullah Kardaş'ın bir dönem devrik Irak lideri Saddam Hüseyin için çalıştığı da belirtildi.
Öte yandan Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Konaşenkov, DEAŞ elebaşı Bağdadi'ye düzenlenen operasyonla ilişkin açıklamalara şüpheyle yaklaştıklarını belirterek, "İdlib'de düzenlenen operasyonla ilgili güvenilir bilgiye sahip değiliz." dedi.
Bağdadi'nin ölü ele geçirilmesiyle ilgili çelişkili açıklamalar yapıldığını belirten Konaşenkov, "Bağdadi'nin öldürülmesine yönelik operasyonda yer aldıklarına dair çelişkili açıklamalar yapan ülke sayısının artması, operasyonun gerçekliği ve başarısıyla ilgili şüphe uyandırıyor." ifadesini kullandı.
Konaşenkov, "DEAŞ'ın Suriye ordusu tarafından 2018'in başlarında Rus hava kuvvetlerinin desteğiyle son yenilgisinden bu yana, Bağdadi'nin 'bir defa daha' ölmesinin, Suriye'deki durum ya da İdlib'de kalan teröristlerin eylemleri üzerinde hiçbir operasyonel önemi yoktur." yorumunu yaptı.
İran Hükümet Sözcüsü Ali Rebii, DEAŞ elebaşı Ebubekir el-Bağdadi'nin ölü ele geçirilmesine ilişkin, "Bin Ladin'in ölümüyle terörün kökü kurutulmadığı gibi Bağdadi'nin ölümü de DEAŞİZM'in sonu olmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Operasyon esnasında hiçbir ABD personelinin ölmediğini aktaran Trump, "Bağdadi çıkmaz bir tünele girdikten sonra öldü. Yol boyunca ağladı ve inledi. 11 küçük çocuk yara almadan evin dışına çıkarıldı. Bağdadi 3 küçük çocuğunu da yanında sürükledi. Onlar da öldü. Tünelin sonuna ulaştığında köpeklerimiz onu takip ediyordu. Yeleğini patlattı ve kendini ve 3 çocuğunu öldürdü." dedi.
Trump, "Orada yaklaşık 2 saat kaldık. Misyon tamamlandıktan sonra, baskında çok hassas bilgiler ve metaryal ele geçirdik. DEAŞ'ın doğuşu ve gelecek planlarına ait en çok aradığımız bilgileri aldık. Bağdadi'nin ölümü, ABD'nin terörist liderleri amansız arayışını, ayrıca DEAŞ'ı ve diğer terör örgütlerini yenmeye sözünü göstermektedir." ifadelerini kullandı.
Geçen ay da Usame bin Ladin'in oğlu Hamza bin Ladin'i öldürdüklerini duyurduklarını anımsatan Trump, "Masum insanlara zulmeden ve öldüren teröristler asla rahat uyumamalı. Onları tamamen yok edeceğiz. Vahşi canavarlar kaderlerinden ve Tanrı'nın hükmünden kaçamayacaklardır." şeklinde konuştu.
Geçmişi hakkında bugüne kadar resmi kaynakların bilgi paylaşmadığı Bağdadi, 1971'de Bağdat'ın kuzeyindeki Samarra kentinde orta halli bir ailede dünyaya geldi.
Asıl adı İbrahim Avvad İbrahim Ali el-Bedri olan Bağdadi, Pakistan askeri istihbaratının eski başkanı general Hamid Gül'e göre, 1988'de Afganistan’da görüldü.
Bağdadi, daha sonra Bağdat'taki bir üniversitede İslami Bilimler alanında doktora eğitimi aldı ve aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı.
Bir süre Bağdat'ta bir camide imamlık yapan yapan Bağdadi, ABD'nin 2003'te Irak'ı işgali üzerine Bağdat'tan ayrılarak Enbar vilayetine giderek, burada direnişçilere katıldı.
Bağdadi'nin, Irak direnişine destek verdiği ve 2004'te Felluce yakınlarındaki bir eve yapılan baskında tutuklanarak 2009'a kadar Bağdat'ın güneyinde yer alan ve askeri cezaevi olarak kullanılan Amerikan Buka gözetim kampında tutulduğu biliniyor.
Kampta geçirdiği süre Bağdadi'nin yaşamının sonrası için dönüm noktası oldu.
Bağdadi, burada tutuklu durumundaki eski Irak istihbarat görevlilerinin de aralarında olduğu pek çok isimle ilişkiler kurup bunları daha sonra devam ettirdi. ABD'li yetkililer bir süre sonra Bağdadi'yi serbest bıraktı.
Bağdadi'nin kampta tutulduğu dönem, yıllar sonra bugün bile gizemini korumaya devam ediyor.
İddiayı ilk kez gündeme getiren New York Times gazetesinin ardından, ABD'deki The Daily Beast haber sitesinin, işgal sırasında Buka kampında görevli ABD subayı Kenneth King'le yaptığı röportaj konuyu daha ilgi çekici hale getirdi.
Bağdadi'nin 2009'a kadar Buka kampında tutulduğunu ve cezaevi kapatılıp mahkumların Iraklı yöneticilerin denetimine geçirilmesini takiben salıverildiğini doğrulayan King, iddiaları bir adım daha öteye götürerek Bağdadi'nin tahliye edildiği sırada kendisine "New York'ta görüşürüz" dediğini ileri sürmüştü.
ABD yönetimi iddialara hala net bir cevap verebilmiş değil. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, 7 Temmuz 2014'teki basın brifinginde, "Bağdadi'nin ABD tarafından gözaltına aldığını teyit ya da inkar etmesini sağlayacak bilgiye sahip olmadığını" söylemişti.
Irak El Kaidesi'nin lideri Ebu Musab ez-Zerkavi, 2006'da Bağdat'ın Bakuba bölgesinde hava saldırısında öldürüldü. Zaman içinde örgütün isimleri ve liderleri değişirken 2010'da Irak el-Kaidesi lideri Ebu Hamza el-Muhacir, İslam devleti kurma hedefiyle, "Irak İslam Devleti" adı altında eylemlere başladı.
Irak'ta örgütün en önemli liderleri olarak bilinen Muhacir ve Ebu Ömer El-Bağdadi'nin ölümünden sonra örgütün başına şu anki lideri olan Ebubekir el-Bağdadi geçti.
Suriye'deki gösterilerin silahlı direnişe dönüşmesiyle Muhammed Culani liderliğindeki Nusra Cephesi, el Kaide'nin Suriye kolu olarak kuruldu.
9 Nisan 2013'te Bağdadi'ye ait bir ses kaydında Nusra Cephesi’nin Irak İslam Devleti'nin bir kolu olduğunu duyursa da Culani, kendilerine böyle bir emir gelmediği gerekçesiyle bu çağrıyı reddettiğini açıkladı.
Bağdadi'nin bu çağrıyı yapmasında Nusra lideri Culani'nin daha önce Irak'ta Bağdadi'ye bağlı olarak savaşmasının etkili olduğu belirtiliyor.
Bağdadi, Nisan 2013'te örgütün adını da "Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD)" olarak değiştirdi.