Danıştay 5. Dairesi tarafından verilen iptal kararı, Metin Özçelik’in kamu görevinden çıkarılmasına neden olan KHK işlemine yönelik değil.
İPTAL KARARI KHK İHRACINI KAPSAMIYOR
Karar, Özçelik’in görevde olduğu dönemdeki dinleme kararları nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu uyarınca tesis edilen "ayrı bir idari işleme" dayanıyor. Özçelik'in KHK ile ihraç edilmesi süreci daha önce kesinleştiği için, mevcut kararın bir "göreve iade" sonucu doğurmayacağı net bir şekilde ifade edildi.
BERAAT KARARININ NİTELİĞİ VE HUKUKİ TARTIŞMA
Danıştay’ın iptal kararına dayanak oluşturan ceza yargılamasındaki beraat hükmünün içeriği de mercek altına alındı. Özçelik hakkındaki beraat kararının, CMK 223/2-e maddesi uyarınca "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesine dayandığı hatırlatıldı. Hukukçular, bu nitelikteki beraat kararlarının idari yargı mercileri için mutlak bir bağlayıcılık teşkil etmediği yönünde görüş birliğine varırken; Danıştay incelemesi sırasında bir üyenin karşı oy kullanması ve savcının davanın reddi yönündeki mütalaası, kararın tartışmalı yönlerine dikkat çekti.
"HUKUKİ GERÇEKLİKLER IŞIĞINDA DEĞERLENDİRİLMELİ"
Yapılan açıklamada, Metin Özçelik’in FETÖ faaliyetleri kapsamında değerlendirilen dinleme kararları ve bu eylemlere yönelik idari yaptırımların karmaşık bir hukuki süreç olduğu belirtildi. Ancak gelinen noktada, Danıştay 5. Dairesi’nin son kararının Özçelik’in ihraç statüsünü ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla kamu görevine iadesi yönünde hukuki bir sonuç doğurmadığı kamuoyunun bilgisine sunuldu.