Beştepe'de akademik yıl açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Misak-ı Milli’yi kavrarsak Suriye’deki, Irak’taki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Eğer bugün Musul üzerinde bizim sorumluluğumuz var, hem masada hem arazide olacağız diyorsak bunun bir sebebi var. Bütün diplomatik anlaşmalar hepsi sürüyor, diğer yandan da hazırlıklar devam ediyor" dedi.
İşte o konuşmadan satır başları
2002 yılı sonunda ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde eğitim sorununu en üste aldık.Eğitimde çok büyük reformlar geliştirdik. Ülkemiz çok önemli ilerlemeler sağladı. Öğrenci daha ilkokula adım atmadan üniversitede yaşayacağı sıkıntıların hesabını yapıyordu. Bu çarpık sistemi ortadan kaldırmak için çözüme öncelikle oradan başladık. 2002 1 milyon 817 bin kişi başvurmuştu. Sınav sonunda bunlardan 662 bini bir yükseköğretim programına yerleştirilmişti yani yüzde 30. 2015 yılında bu oran yüzde 45'e yükseldi.Üniversitesi olmayan il bırakmadık.
BİR EKSİĞİMİZ VAR...
Bir eksiğimiz var onu açıkca söyleyim. Öğretim elemanı sayımızı artırmak zorundayız. Yükseköğrenimdeki öğrenci sayısı 7 milyon 194 bine ulaştı. Türkiye'nin artık yükseköğrenime geçişte artık bir tıkanma yoktur. Bundan sonra daha kaliteli eğitim için mücadele verilecek.
5 ÜNİVERSİTEYE ÖZEL TEŞVİK
Kaliteyi yükseltmenin yollarından biri de misyon farklılaşması olarak ifade edilen uygulama. YÖK'ün bu konuda başlattığı bir proje var. Uzun süredir hazırlıkları sürdürülen bu proje kapsamında 5 üniversitemiz pilot üniversite seçildi. 2006 yılında kurulan 40 üniversitemiz arasından seçilen 5 üniversite bölgesel kalkınma için özel olarak teşvik edilecek ve desteklenecek.
YÜKSEKÖĞRETİM SİSTEMİ YENİDEN YAPILANDIRILMALI
Yükseköğretim sistemimizin yeniden yapılandırılmaya ihtiyacı var. Rektörlerin öğretim üyelerinin oyları ile seçildiği sistemin kendisi bir sorun haline gelmiştir. Bu sistemin değişmesi ülkemizin yararına olacaktır. YÖK'ün yeniden yapılandırılmaya tabi tutulması gerekiyor. YÖK'ten bağımsız ve şeffaf bir kalite kurulu oluşturmasını bekliyorum. Bunun YÖK'ten bağımsız ve kapasitesinin yeterli olmasını bekliyorum.
YÖK'E HEDEF ÖNERİSİ
YÖK'e yeni bir hedef öneriyorum. Ülkemizin bilim hayatını en üst düzeyde temsil edecek 5 üniversite belirleyip bunları destekleyelim.Üniversitelerimizi develet ve millete yük olan değil topluma değer katan kurumlar haline getirmedikçe hedeflerimize ulaşamayız.
HEM MASADA HEM ARAZİDE OLACAĞIZ
Yeni nesil bir şeyi çok iyi bilmeli Misak-ı Milli nedir? Eğer bunu anlarsak Irak'taki Suriye'deki sorumluluğumuzun ne olduğunu anlarız. Eğer bugün Musul'da bizim sorumluluğumuz var hem masada hem arazide olacağız diyorsak bunun bir sebebi var. Bunu durup dururken söylemiyoruz. Benim burada tarihi sorumluluğumuz var, biz buarada olacağız. Bugün diplomatik görüşmeler yürüyor. Ve araziye yönelik hazırlıklarımız devam ediyor. Sabrettik sabrettik sonra 14 yaşında bir çocuğu canlı bomba olarak patlattılar. 56 vatandaşımız şehit oldu. Dedik artık bitti bu iş. Hazırlıklarımız vardı. ÖSO ile beraber Cerablus'a girdik.DAEŞ'i süratle oradan attık. Cerablus halkını Cerablus'a yeniden yerleştirdik.
ABD'LİLER ARADI YARDIM İSTEDİ
Şimdi DAEŞ Dabık'la ilgili çok değişik şeyler söylüyordu. Dabık bizim tarihimizde de çok önemli. Orayı da temizledik. Şimdi El-Bab-a yürüyoruz. Oraya da ineceğiz. Doğu'da münbiç. Biz koalisyon güçlerine şunu söyledik. Orası yüzde 95 itibari ile araplarındır. Orada PYD ve YPG'nin işi yok. Dün ABD'li dostlar dedi ki bize yardımcı olun. Biz bunu başından beri söylüyoruz. Çünkü burayı biz iyi biliriz. Şu anda burada da mutabıkız. Rakka'da ne yapacağız dediler, gelin beraber yapalım dedik. Gerekirse oradan DAEŞ boşaltılıp gider, bunun da görüşmeleri yapılıyor. Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yok yeter ki kimsenin bizim topraklarımızda gözü olmasın.
Biz Irak'ta mezhep çatışmalarına taraf olmak istemiyoruz ama oradaki Sunni ve Arap kardeşlerimizi birilerine yedirmek istemiyoruz.
"KAYSERİ'DE UÇAKLARIMIZIN GÖMÜLÜ OLDUĞU MEZARLAR VAR"
Birileri 100 yıl önceki hesapları hala açık tutuyor, emellerinin peşinde koşuyor. O dönemde verdiğimiz tavizler yeterli görülmemiş olacak ki 93 yıldır hiç rahat bırakılmadık. Tüm zorluklara, yokluklara rağmen kurduğumuz uçak fabrikalarımızın, silah fabrikalarımızın kapılarına kendi elimizle kilit vurdurdular. Kayseri’de uçaklarımızın gömülü olduğu mezarlar var. Şu anda bize kendi uçağımızı yaptırtmamak için ellerinden geleni yapanlar var. Türk Milleti kendi uçağını, İHA’sını, tankını, topunu yaparsa bu milletin önünde durulmaz diyorlar. Savunma sanayimizi dışa bağımlı olmaktan kurtarmak için çok ciddi çaba sarf ediyoruz. Artık biz mühimmatlı insansız hava aracını üretir hale geldik.
KREDİ KURULUŞLARI...
Amerika’da işadamları ile bir görüşme yapıyorum. Orada bir soru soruluyor. Bu kredi derecelendirme kuruluşları niye sizinle uğraşıyor? Bunlar sipariş üzerine not verirler. Çok kafanıza takmayın dedim. Biz yolumuza devam ettik, büyüme hızımız batıdaki ülkelerin üstünde devam ediyor. Sen ne yaparsan yap, biz sapasağlam ayaktayız. Bunların kağıt üzerinde bize verdiği notun bir değeri yok.
BUNLAR BÖYLE YÜZSÜZ
Beni öldürmeye gelenler Marmaris’te bulamayınca günlerce ormanlarda saklandılar. Aç kalınca vatandaşların evine, bahçesine girip çaldıklarını yediler. Bunlar böyle de yüzsüz. Benim askerim, polisim bunları yakalayınca da öldürmedi, gitti yargıya teslim etti. Ey Batı, bakın öldürülmediler. Sonra görevden alındılar! Doğu Almanya ile Batı Almanya’nın birleşmesinde masaya 2 milyon kişi getirdiler. Bunlardan 600 binini görevden aldılar. Siz bunu bilmiyor musunuz?
HAŞDİ ŞABİ GELİYOR DİYORLAR...
Musul Arap ve Türkmenlerin yaşadığı, ağırlıklı olarak Sünnilerden oluşan bir bölgedir. Şimdi bize burada bir Sünni – Şia savaşı olmaması lazım diyorlar. Senin Bağdat dediğin nedir? Tamamen Şia’dan oluşan bir ordudan ibarettir. Biz Musul’un kaderini onlarla mı konuşacağız. Şimdi diyorlar ki 30 bin kişiyle Haşti Şabi geliyor. Ya gelirse gelsin, geleceği varsa göreceği de var. Biz orada Musullu kardeşlerimizi eğittik. Bunları yaparken bize talep nereden geldi. Irak merkezi yönetiminden geldi. Şimdi ne oldu? Hava değişti. Dert başka. Amerikalı dostlarımıza hep bunu söylüyoruz. Bizi burada tezgaha getiremezsiniz. Biz sizinle NATO’da birlikte miyiz? Birlikteyiz. Sizin Irak’la NATO’da ortaklığınız var mı yok. Afganistan dediniz size Irak mı geldi? Biz geldik. Hala orada sizinle birlikte mücadeleyi biz yürütüyoruz. Peki burada terör örgütlerine karşı niçin birlikte değiliz de başka terör örgütlerini yanınıza alıyorsunuz? Türkiye arazide olacak. Musul operasyonunda bölgedeki Arap ve Türkmen aşiretleri Türkiye’nin yanlarında olmalarından memnuniyetlerini iletiyorlar.
TAMAMEN TÜRK DÜŞMANLIĞINA DÖKTÜLER
Buna karşılık Bağdat yönetimi, daha doğrusu yönetimin Şii kanadı meseleyi tamamen Türkiye düşmanlığına dökmüştür. Sen bize kabadayılık yapacağına git DEAŞ’la PKK ile uğraş ya. Onlara karşı en ufak mücadele ortaya koyamıyorsun. Biz mezhep çatışmasının önüne geçmek istiyoruz.Meselemiz bu. Musul halkı eyalet sistemini kabul etti ve Musul’un eyalet olmasına işte o güçler müsaade etmedi. İşte biz bu felaketi önlemek için Musul operasyonunda yer almak zorundayız.