Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özgür Özel'e: "Böyle bir şuursuzluk olamaz"

Beştepe'de toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın sona ermesi ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu. Konuşması esnasında Özgür Özel'e değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böyle bir sorumsuzluk, böyle bir şuursuzluk olamaz." dedi.

Beştepe'de toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı 2,5 saat sürdü. Toplantının hemen sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum: Böyle bir sorumsuzluk, böyle bir şuursuzluk olamaz." ifadelerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettik. Şunu konuşmamın hemen başında açıkça ifade etmek isterim: Hükümet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin bütün kurumlarını seferber etmiş durumdayız. Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbiri ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz.

Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzak tutmaktır. Türkiye’nin güvenliğini ve 86 milyon vatandaşımızın huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse tamamen söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.

Değerli vatandaşlarım, tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği ve artık kendi seçmeni dahil pek çok kişinin umursamadığı söylemlerini ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu ve en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde hâlâ polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı bir kez daha aziz milletimizin ferasetine havale ediyorum.

"ANA MUHALEFETİN ELLE TUTULUR VİZYONU YOK"

Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize olan saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz. Bir defa şunun herkes tarafından görüldüğüne inanıyorum: Ana muhalefetin ne yazık ki elle tutulur bir dış politika vizyonu yok. Diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesi deseniz zaten yok. Peki bunun yerine ne var? Dış politika konusunda sadece kalıplaşmış cümleleri var. Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili önyargıları var. Bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var.

Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor. Türkiye’nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyor. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır.

Aziz milletim, şunu hem ülkemize yan gözle bakanlar hem de herkes çok iyi bilmelidir: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti; diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir. Her türlü saldırıyı püskürtecek ve kendisine uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir. Ortada durumu içler acısı olan tek kişi vardır bu da ana muhalefet partisinin başındaki zattır.

Belli becerileri dahi sergileyemeyen bu şahıs ve yoldaşlarının “Biz iktidarda değilsek sorumlu hareket etmek zorunda değiliz.” tavrı, yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası daha düne kadar “balıklar ürküyor” bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir zihniyetten bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar beş dakikalık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere “Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz.” diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten de farklı bir tutum beklemiyoruz.

"İKBALİNİ, MİLLETİN İSTİKBALİNİN ÖNÜNDE TUTANLAR..."

Ancak yine de 86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak, tüm kötü sicillerine rağmen kendilerine şu çağrıyı yapmak istiyorum: Kendi siyasi ikbalini mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar, ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler.

"SİYASİ FIRSATÇILIĞI BİR TARAFA BIRAKIN"

Bugün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma ve ona buna sataşma günü değildir. Bugün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin, siyasi fırsatçılığı bir kenara bırakın. Selden kütük kapma hesabını terk edin. Bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye’yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına destek olmuyorsanız, en azından köstek olmayın.

Gündem Haberleri