Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'ne katılarak davetlilere hitap etti.
Konuşmasında Türkiye'nin sahip olduğu derin tarihi ve kültürel mirasa dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin tarihi, kültürü, mimarisi, sanat ve edebiyat derinliğiyle dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahip olduğunu ifade etti. Bu birikimin tesadüfen oluşmadığını, asırlara ve kıtalara kök salan ulvi bir mefkûrenin neticesi olduğunu belirten Erdoğan, merhum Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sözlerine atıfta bulunarak bu değerleri bilmeden tamamiyet kazanılamayacağını vurguladı.
"17 BİN METREKARELİK ALANDA 5 FARKLI MÜZE OLUŞTURDUK"
Restorasyon çalışmalarının detaylarını paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Darphane-i Amire Külliyesi'nde gerçekleştirdiğimiz restorasyonla 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salonu 5 farklı müze olarak düzenledik" dedi.
Kültürel mirasın muhafaza edilerek gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapan Erdoğan, Topkapı Sarayı'nın başlı başına bir şaheser olduğunu kaydetti. Çalışmalar kapsamında 7 bin 500 esere ilaveten eklenen 10 bin 500 eserle birlikte Topkapı Sarayı'nın dünya müzeleri arasındaki müstesna yerini pekiştireceğini dile getirdi. Ayrıca Osmanlı Devleti döneminde kurulan ilk silah müzesinin de bu avluda yer aldığını hatırlattı.
"ASIL OLAN BU BİRİKİMİ YÜKSEK BİR ŞUURLA MUHAFAZA EDEBİLMEKTİR"
Topkapı Sarayı'nın başlı başına bir şaheser olduğunu ve gönül coğrafyasının adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültürel varlıkların korunmasının hayati önemde olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Bu eserler elbette ki önemlidir, değerlidir. Kültür mirasımızın hazineleridir. Ama asıl olan sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, onu daha da zenginleştirebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir" değerlendirmesinde bulundu.
"KİMLİKSİZLEŞTİRME SİYASETİNE 24 YILDIR FIRSAT VERMEDİK"
Geçmiş dönemlerde tarihi eserlere ve ibadethanelere yönelik yapılan saygısızlıkları eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"En güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi. Aynı hürmetsizliklere, ibadethanelerimizden tutun da farklı müesseselere kadar daha pek çok yerde şahit olduk. El yazması nadide eserlerimiz hurda kağıt niyetine yabancılara satıldı. Tarihi camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın batılılaşma ihaneti dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz."
Konuşmasında Türk milletinin tarihi ve mimari mirasına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşine az rastlanır bir kültürel müktesebata sahip olunduğunu ifade etti. Seçkin koleksiyonların bir araya getirildiği müze kompleksinin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, projede emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.
ERDOĞAN'A NECM SURESİ 39. AYETİN YER ALDIĞI SANCAK HEDİYE EDİLDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, üzerinde Necm Suresi'nin 39. ayetinin yer aldığı özel bir sancak takdim edildi. Sancakta, "İnsan'a yalnız yaptığının karşılığı vardır." ayeti yer alıyor.
Erdoğan'ın sancağın takdimi sırasında, "Böyle bir hediyeyi kabul etmek bize yakışır." ifadesinde bulundu.