Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merakla beklenen "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu açıkladı. Erdoğan yaptığı konuşmada birçok konuda önemli mesajlar verdi. Konuşmasının sonunda ülkenin tüm kesimlerine çağrı yaparak, "Gelin 29 Ekim 2023'e kadar Türkiye Yüzyılını konuşalım, tartışalım" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Gözümüzün nuru, geleceğimizin teminatı kıymetli gençler, bugün bu salonda bizlşerle yüz yüze birlikte ve çeşitli medya ömecralarından bizleri takip eden kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ilanıyla, kendi içinde pek çok merhaleyi ve mücadeleyi barındıran yeni bir döneme adım attık.
Cumhuriyetimizin ilk yüz yılına Anadolu'daki özellikle Anadolu topraklarındaki 900 yıllık varlığımızı sona erdirmek isteyen bir saldırın altından giriş yağmıştık. Osmanlı Devleti ile birlikte milletimizi de tarihe gömmek isteyenleer doğrudan karşımıza çıkmadılar. Bunun yerine en elverişli aracı kullanarak Anadolu'yu işgale yeltendiler. Beli bükülen milletimiz, 'Yurdumuzu alçaklara uğratma sakın' diyerek işgali bertaraf etti.
Kardeşlerim, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bizlere üzerinde özfgürce nefes aldığımız bu vatanı armağan eden tüm kahramanlarımızı minnetle yad ediyorum.
"KİRLİ HESAPLARLA KULLANILAN MAŞALAR EKSİK OLMADI"
Cumhuriyetimiz maalesef bu asrın bir kısmında kendi içinde barışık yaşayamadı. Kirli hesaplarda kullanılan maşalar hiç eksik olmadı. Dün vardı bugün de vardı.
Türkiye'yi 20 yıl boyunca hep durmak yok yola devam diyerek büyüttük. Geliştirdik, güçlendirdik, zenginleştirdik. Tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi yeri geldiğinde bize canı pahasına sahip çıkan milletimizin desteğiyle asırlık kayıplarını 20 yılda telafi edecek çalışmaları gerçekleştirdik."
Emperyalistlerin, darbecilerin ne kadar aparatı varsa hepsi üzerimize salındı. Yeri geldi bildiriler yayınladılar, tuzaklar kurdular, terör örgütlerini harekete geçirdiler. Hatta partimizi kapatmaya çalıştılar. Bununla da kalmayıp silahla saldırmaya çalıştılar. Biz hiç şikayet etmek. Mücadele ettik. Çözümü sadece milletin sinesinde, milli iradenin gücünde aradık.
Geçmişte ayrıştırılmaya çalışılan kim varsa son 20 yıla sığdırmaya çalıştığımız bu büyük devrime katkı vermiştir. Herkesin yanında olduk, mücadelesine destek verdik ve kayıplarını telafi ettik. Ayasofya'yı yeniden camii olarak açmamız bile büyük bir meydan okumadır.
Bu tarihi dönemde hakkın hakikatın yanında yer alan her bir vatandaşıma şükranlarımı sunuyorum.
İLK HEDEF YENİ ANAYASA
Milletimizi hayallerine kavuşturduk. Aşk ile çalışarak milli iradeyi güçlendirerek vesayeti adım adım yok ettik. İnsanımızın bugününü huzurla yaşamasını geleşceğe umutla bakmasını sağladık.
12 Eylül darbesi anayasasının raf ömrü çoktan dolmuştur. Milli iradenin ürünü yeni bir anayasayı ülkemize kazandırmak Türkiye Yüzyılı'nın ilk hedeflerinden birisidir.
Milletimizin böyle bir anaysaya kavuşması en temel hakkıdır. Başı açık veya başı örtülü tüm kızlarımızın, hanım kardeşlerimizin eğitim ve çalışma haklarını güvence altına alacak, aile kurumlarını sapkınlıktan koruyacak bir anayasa değişikliği teklifi hazırladık.
İnşallah önümüzdeki hafta teklifimizi meclise sunarak bu konunun ülkemizin gündeminden tamamen çıkmasını sağlayacağız. Böyle bir konu yoktu aslında. Birileri bunu ülkemizin gündemine soktu.
"TÜRKİYE YÜZYILI KİMLİK SİYASETİ YERİNE BİRLİK SİYASETİDİR"
Türkiye Yüzyılı'nı gençlerimizin teknolojiden sanata, spordan sanata tüm alandaki beklentilerini karşılayarak yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı ekonomik, askeri diplomatik her alanda dünyanın en büyük 10 devleti arasına çıkartarak yükselteceğiz.
Hayatının her anını ülkesine ve milletine hizmete adamış bir fert olmanın verdiği tecrübeyle sizlerin huzurundayım.
Cumhuriyetimizin 99 yılını 2023'te 100'e tamamlarken, bütün dikkatimizi ve çabamızı Türkiye Yüzyılı inşasına harcayacağımızı herkesle paylaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın ülkemizle birlikte bölgemizde başlayarak her yer ebarış ve refah götürecek bir adım olacağını paylaşıyorum. Hayırlı olsun diyorum. Daha nice hayırlı adımlara vesile olsun.
Geçtiğimiz 20 yılda yaptıklarımızla asırlık eksiklerimizi tamamlasak da bunu yeterli görmüyorum. Öyle kritik bri eşikteyiz ki bundan sonra atacağımız adımlarla ya bu ligin en ön sıralarında yerini alacak ya da tekrar geriye düşme riskiyle karşı karşıya kalacağız.
Türkiye Yüzyılı kimlik siyaseti yerine birlik siyasetidir. Kutuplaştırma siyaseti yerine bütünleştirme siyasetini, nefret siyaseti yerine sevgi siyasetini ikame ettirmenin adıdır.
"GÖREVE GELDİĞİMİZDE 'TÜRKİYE'DE HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK' DEMİŞTİK, BİRİLERİ KÜÇÜMSEMİŞTİ"
Katıldığımız açılış törenlerinin ardından mutlaka alıp arşive koyduğumuz her makası ülkemizin kalkınma adımlarının izi olarak görüyoruz. Bizim tek isteğimiz şu gerçeklerin teslim edilmesidir. Bugün evladının tüm kademelerde en iyi imkanları almasını isteyen her aile, isterse maddi külfete girmeden sahiptir.
Yaşlı ve engelli gibi dezavantajlı vatandaşlarımıza evde bakım dahil her türlü hizmet sunulmakta, düşük gelirli ailelerimiz desteklenmektedir.
Göreve ilk geldiğimizde Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştik. Birileri de bunları küçümsemişti. Bunların küçümsediği bizim sözlerimiz değil, milletimizin kendisiydi. Vesayetin desteğiyle eğitimden iş hayatına her alanda önünü kestikleri gençleri küçümsüyorlardı. Asker evladının yemin törenini tel örgüler ardından izleyen anneleri, sakallı babaları küçümsüyorlardı.
Biz hiçbir zaman ayrım yapmaksızın milletimizin tüm fertlerini bunların engellemelerinden kurtaracak adımları attık. Hizmetler gerçekleştirdik. İnsanımızı gelişmiş ülkelerde ne varsa sahip olabilecekleri, kolayca ulaşabilecekleri bir altyapı kurduk.
Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik perseonel sayımızı 70 binden 184 bine ulaştırdık. Mesleki eğitimi yeniden cazip hale getirdik.
Suriye'de oluşturduğumuz güvenli bölgelere yaklaşık 530 bin kişinin güvenli geri dönüş yapmasını temin ettik. Güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu parçalayıp attık. Ulaştırmada bölünmüş yol mesafemizi 6100 km'den 28 bin km'ye çıkardık.
"TOGG'UN İLK ARACINI 29 EKİM'DE BANTTAN İNDİRİYORUZ"
İhracatımızı 250 milyar doların üzerine çıkardık, 228 ülke ve bölgeye yaygınlaştırdık. Dış ticaret hacmi 520 milyar dolara ulaştırdık. Esnaf ve sanatkarlarımızı tüm imkanlarla destekledik, güçlendirdik. Dış temsilcilik sayımızı 255'e çıkartarak temsil ağımızı yaygınlaştırdık. Ülkemizi uluslararası platformlarda söz ve etki sahibi konumuna yükselttik.
Savunma sanayinde İHA, SİHA, Akıncılar. Kara araçları, deniz platformları başta olmak üzere 170 ülkeye ihraç edebilen ülke durumuna geldik.
Asırlık eksikliklerimizi 20 yılda tamamlayarak savunma sanayinde zirveye doğru taşıyoruz. 152 yeni organize sanayi bölge, 29 endüstri bölgesi, 94 teknoparkla üretim gücünü arttırdık. 1 vatandaşımı önümüzdeki yıl Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderme hazırlıklarına başladık. Yarın yerli otomobiliz TOGG'un fabrikasında ilk aracı 29 Ekim'de banttan indiriyoruz.
Ülkemizi salgın ve savaşta sarsılan dünyanın yeni üretim ve tedarik merkezi haline getirecek altyapıyı kurduk, büyütüyoruz. Enerji toplam kurulu gücümüzü 31 bin 845 megawattan 101 bin 518 megawata yükselttik. Karadeniz'de toplam 540 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfettik. İnşallah yakında yeni enerjilerin müjdesini paylaşacağız.
Yerli ve yenilenebilir enerjilerde ülkemizin dışa bağımlılığını azaltıyoruz. Sayın Putin'in açıklamalarını duydunuz, inşallah Rusya'dan doğalgazı TürkAkım olarak Türkiye'den dağıtımını Avrupa'ya yapacağız."
"KANAL İSTANBUL'U YAPACAĞIZ"
Kanal İstanbul projesi... Muhalefet karşı çıkıyor. Siz zaten bugüne kadar neye karşı çıkmadınız ki? Her atılan adama karşısınız. Dikili bir taşınız yok. Biz Kanal İstanbul yapacağız diyoruz, onlar diyor ki olmaz. Yapacağız. Köprünün temelini attık. Şu anda o yürüyor. İnşallah yakında da Kanal İstanbul'un çalışmaları başlayacak. Ama bu muhalefetin kafası basmaz. Anlamaz bunlar.
"TÜRKİYE YÜZYILI HUZURUN YÜZYILIDIR"
Sürdürülebilirliğin ana eksenini oluşturan çevrenin korunması alanında tüm kurumlarımızla birlikte ortak hedeflere yürüyeceğiz. Türkiye Yüzyılı huzurun yüzyılıdır.Türkiye Yüzyılı başarının yüzyılıdır. Ülkemizi daha nice başarılarla, ilklerle, enlerle tanıştırarak Cumhuriyetin ikinci yüzyılında ülkemizi zirveye çıkartmakta kararlıyız.
Geleceği inşa etmek için ülkemize eser ve hizmet kazandırmayı sürdüreceğiz. Ülkemizi en kısa sürede 1 trilyon dolar dış ticaret hacmine, 100 milyar dolar turizm gelirine kavuşturacağız. Türkiye Yüzyılı üretimin yüzyılıdır. Önümüzdeki dönemi yeni ve etkin üretim stratejilerini konuşup hayata geçireceğimiz bir sürece dönüştürüyoruz. Türkiye Yüzyılı verimliliğin yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı, gücün yüzyılıdır. Attığımız her adım ülkemizin gücüne güç katmaktadır. Hiçbir alanda duraklamaya mahal vermeden doğru hedefler yoluyla büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını tamamlayacağız. Türkiye Yüzyılı dijitalin yüzyılıdır.Türkiye Yüzyılı iletişimin yüzyılıdır. Vatandaşımızı ve dünyayı güvenilir kaynaklar aracılığıyla doğru bilgilendirecek tedbirler almayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı, bilimin yüzyılıdır. Ülkemizde insanımızın hayat kalitesini arttırmaya yönelik bilimsel çalışmaları destekleyerek bu alanda da söz sahibi konuma ulaşmayı planlıyoruz.
Köken ve inanç başta olmak üzere ayrım gözetmeksizin her bireyin hakkını teminat altına alacak düzenlemeleri daha da etkinleştireceğiz.
Türkiye Yüzyılı, şefkatin yüzyılıdır. insanlığın vicdanının sükûta büründüğü her durumda ve her yerde, bizim sesimiz aynı gürlükte çıkmaya devam etmiştir. Şefkatin, merhametin, vicdanın rafa kaldırıldığı bir dünyanın herkes için yaşanılmaz hale geleceği inancıyla, bu mücadelemizi küresel düzeyde sürdürüyoruz. Kadim devlet geleneğimizden aldığımız ilhamla, sosyal destekler başta olmak üzere, her alanda vatandaşlarımıza daha kuşatıcı hizmetler sunacağız.
Türkiye Yüzyılı, gençlerin yüzyılıdır. İstikbalimizin teminatı gençlerimizi, eğitimden spora her alanda TEKNOFEST ruhuyla en üst düzeyde yetiştirmek, için gereken altyapıyı önemli ölçüde tamamladık. Bu temel üzerinde gençlerimizi, "kökü mazide olan ati" anlayışıyla, değerlerine bağlı, ne istediğini bilen, geniş ufuklu, azimli, donanımlı, çalışkan bireyler olarak geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz.
Türkiye Yüzyılı, istiklalin ve istikbalin yüzyılıdır. Bugün güçlüyüz, yarın daha da güçlü olacağız. İnsanlarımızın tamamının istiklalinden emin bir şekilde istikbaline güvenle bakacağı bir Türkiye için yeni projeler, yeni programlar, yeni eserler, yeni hizmetler peşinde koşmaya devam edeceğiz.
Sadece çok kısa başlıklar ve birkaç cümlelik açıklamalarla çizmeye çalıştığım bu resim, Türkiye Yüzyılının siluetidir. Milletimiz bu silueti netleştirecek, hayalleri gerçeğe dönüştürecek özgüvene sahiptir. Gerçek devrimler, gerçek reformlar, gerçek dönüşümler, milletin özünden çıkıp gelen enerjinin, hareketin, çabanın neticesi olarak hayat bulur. Ülkemizi yıllarca özgürlüklerden ve zenginliklerden uzak tutanlar güçlerini, milletimizin özgüveninin önünü kapatmış olmalarından alıyordu. Ne zaman ki bu set yıkıldı, işte o zaman Türkiye bambaşka bir görünüme büründü. Menderes'in ilk kazmayı vurduğu, Özal'ın ilk gediği açtığı bu seti kökünden söküp atmak, hamdolsun, bize nasip oldu.
Tabii bu arada kaybolup giden nesillerin hesabını sormak da bize düştü. Kılığından kıyafetinden dolayı Ankara'ya alınmayan köylümüzün... İnancından ve kültüründen dolayı aşağılanan mûtedeyyin vatandaşlarımızın... Yassıada'da onurları çiğnenen milli irade temsilcilerinin... Mamak ve Diyarbakır zindanlarında işkenceye maruz kalan evlatlarımızın... Hülasaten horlanan, hakir görülen, ezilen, dışlanan, haksızlığa maruz bırakılan her insanımızın davası, bizim davamızdır. Bunun için; Hep daha fazla demokrasi, daha fazla eser ve hizmet, daha fazla özgürlük, daha fazla adalet, daha fazla fırsat eşitliği için çalıştık. Yeri geldiğinde yedi düvele kafa tutarak, yeri geldiğinde siyasetin ve diplomasinin inceliklerini kullanarak, insanımızın tüm dünyada başı dik şekilde gezebilmesini sağladık. Bize ödetilen bedellere hiç bakmadan adaletsiz kalkınma, kalkınmasız adalet olmayacağı anlayışıyla tüm gönüllere girmek için uğraştık, didindik.
"GELİN, 29 EKİM 2023'E KADAR TÜRKİYE YÜZYILINI KONUŞALIM, TARTIŞALIM"
Herkesin bir hayali vardır. Bizim hayalimiz de Türkiye Yüzyılıdır. Üstelik biz bu hayali bugün de kurmuyoruz. Aklımız ermeye başladığı günden beri bu hayalin peşindeyiz. Bugüne kadar yaptığımız her işi de, bizi bu hayale yaklaştıracak adımlar olarak gördük. Şimdi de, bizimle bu hayali paylaşacak, yanlışa yanlış dediği gibi doğruya da doğru diyecek herkesle yol yürümeye hazırız. Buradan 81 vilayetimizdeki her bir vatandaşıma sesleniyorum: Biz Cumhuriyetimizin 100'üncü yılını, aynı zamanda Türkiye'de siyaseti üslubuyla, tarzıyla, işleyişiyle, sonuçlarıyla değiştirecek yeni bir dönemin de miladı haline getirmek istiyoruz. Türkiye Yüzyılı için yapılacak her katkı bizim için çok kıymetlidir. Gelin, 29 Ekim 2023'e kadar Türkiye Yüzyılı'nı konuşalım, tartışalım, tekliflerimizi ortaya koyalım. Gelin, Türkiye Yüzyılı vizyonunu birlikte oluşturalım, birlikte inşa edelim. Gelin, Türkiye Yüzyılını yeni bir milli mutabakat zemini haline dönüştürelim. Gelin, Türkiye Yüzyılında demokrasimizi, katılımcı demokratik bir Cumhuriyet kimliğiyle taçlandıralım. Gelin, Türkiye Yüzyılında ülkemizi, bir asırdır enerjimizi yiyip tüketen her türlü taassuptan arındırıp, siyasetin eksenini emek ve eser üzerine yeniden kuralım. Gelin, Türkiye Yüzyılında ülkemizdeki özgürlüklerin çerçevesini, pozitif özgürlük anlayışıyla tekrar çizelim.
Gelin, Türkiye Yüzyılı'nda tam fırsat eşitliği ve hakkaniyet temelinde bir sosyal adalet anlayışını birlikte tesis edelim. Gelin, Türkiye Yüzyılında asırlardır gerilemeyle, duraklamayla, yıkılmayla tarif edilen ülkemizin yükseliş dönemini başlatalım.
Gelin, Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizi herkesin kendi yankı odasından çıkıp birbirini dinlediği, birbirini anladığı, birbirine saygı duyduğu bir yer haline getirelim. Gelin, Türkiye Yüzyılı'nı fark edilen, fark atan, farkını hissettiren ve farklılıklarıyla zenginleşen bir ülke haline gelişimizin sembolü yapalım. Gelin, Türkiye Yüzyılı'nda erdem ve adalet devletini zirveye çıkartalım. Gelin, Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizi küresel çarkın bir dişlisi olmak yerine lokomotifi haline dönüştürelim. Gelin, Türkiye Yüzyılı'nı milli ve yerli değerlerle evrenseli kuşattığımız, sözümüzü çağa söylediğimiz bir dönem haline getirelim. Gelin, Türkiye Yüzyılı'nı korkularıyla yaşayan bir geçmişten umutları, hayalleri, özgüveni ve cesaretiyle şahlanan bir geleceğe geçişin kapısı yapalım.
Gelin, yüzümüzü hem doğuya, hem batıya, ama asıl doğruya doğru dönelim. Gelin, bir asır önce istiklal mücadelemizi bir ilk adımla nasıl başlatıp zafere ulaştırdıysak, bugün de istikbal mücadelemizin ilk adımını atalım. Gelin, bu yolu kadını-erkeğiyle, genci yaşlısıyla, her kesimden insanımızla hep beraber yürüyelim. Bu vatan hepimizin vatani. Bu ülke hepimizin ülkesi. Kalın sağlıcakla... Bu bayrak hepimizin bayrağı. Bu devlet hepimizin devleti. Bu gelecek; hepimizin ortak geleceği...