×
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Magazin
  • Seyahat
  • Yaşam
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Eğitim
  • Popüler Haberler
☰
  • Ana Sayfa
  • Gündem

Cumhurbaşkan Erdoğan: Bakalım cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP'li telef olup gidecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rüşvet batağına düşmüş isimleri demokrasi kahramanı ilan ediyorlar. Cumhurbaşkanı olacaktı, şaibeli şekilde tarih oldu. Şimdi ne kapısını çalan var, ne halini soran. Bakalım cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP'li telef olup gidecek." dedi.

30/04/2025 15:09
110

23 NİSAN VE 27 NİSAN 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, TBMM'nin 105. kuruluş yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın geçen hafta kutlandığını anımsattı.

23 Nisan 1920'den bugüne Türkiye'nin istiklali, istikbali ve hürriyeti için emek vermiş, ter dökmüş, bu yüce çatı altında millet için mücadele etmiş tüm milletvekillerine şükranlarını sunduğunu söyleyen Erdoğan, Cumhuriyetin banisi, Meclis'in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yanı sıra Kurtuluş Savaşı'nı sevk ve idare eden ilk Meclis'teki tüm milletvekillerini rahmetle yad etti.

E-MUHTIRA'NIN YIL DÖNÜMÜ

Erdoğan, 27 Nisan'ın, Cumhurbaşkanlığı seçimi bahane edilerek milli iradeye yapılan hadsizliğin 18. seneidevriyesi olduğunu dile getirerek, "Meclis iradesini ve hukuku hiçe sayma girişimi karşısında çok net bir duruş sergileyerek milletin emanetine ve Türk demokrasisine cesaretle sahip çıktık. Daha sonra görüldüğü üzere o gün aslında tarihin akışını da değiştirdik. 7 Şubat MİT krizi, Gezi olayları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz'un başarısız olmasının gerisinde 27 Nisan gecesi aldığımız yürekli tavır vardır. Bundan sonra da demokrasimize vesayetin gölgesinin düşmesine izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

AK Parti'nin, milletin kurduğu, milletin büyüttüğü, girdiği her mücadeleden milletin desteğiyle galip çıkan bir parti olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK Parti'nin bir sahibi varsa o da milletimizin ta kendisidir. Her kim bu açık hakikati unutursa ve önemsemezse karşısında önce bizi, sonra da milletimizi bulur. Yaşadığımız sıkıntıları, kayıpları, hedeflerimiz ile aramızdaki mesafeyi bu açıdan okumak zorundayız. Yani kabahati asla millette aramayacak, hep kendimize bakacağız. Neyi eksik yaptığımıza, neyi yanlış yaptığımıza, neyi yarım yamalak yaptığımıza odaklanacağız. Buradan çıkardığımız dersler ışığında yeniden milletimize yönelecek, milletimizle daha güçlü bir şekilde kucaklaşacak, milletimizle yeniden yekvücut olacağız. Allah korusun, aksi takdirde Türk siyasi hayatında sayısız örneği olan, mum gibi eriyip giden partilerden bir parti haline dönüşürüz."

210

AK PARTİ'NİN 2023 VİZYONU: ŞİMDİ 2053 DİYORUZ

AK Parti olarak bundan 15 yıl önce "2023 vizyonu" dediklerini ve bu hedefe ulaştıklarını kaydeden Erdoğan, "Şimdi '2053' diyoruz. Siz bakmayın 2053'ün uzak bir tarih gibi göründüğüne. AK Parti iktidara geldiğinde 2025 de çok uzak bir tarih gibiydi. Gazete manşetlerinden bize ve partimize ömür biçenler olmuştu. Kehanette bulunanlar, nefesimizin kesileceğini iddia edenler çıkmıştı. Elhamdülillah her defasında onları hayal kırıklığına uğrattık. Üstadın ifadesiyle pekleşe pekleşe yolumuza devam ettik ve ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025'in neredeyse yarısına gelindiğine işaret ederek, 23 yıllık iktidarlarından aldıkları ilham, kuvvet ve cesaretle geleceğe çok daha güvenle, umutla ve heyecanla baktıklarını belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunun için günlük olayların hercümerci sizi aldatmasın kardeşlerim. Unutmayın, ser gider kum kalır. Aslolan milletimizle aramızdaki bağdır. Aslolan 86 milyona kazandırdığımız eşsiz hizmetlerdir. Aslolan 81 vilayetin her karışına yaptığımız yatırımlardır, eserlerdir. Aslolan hizmetkarı olmaktan daima şeref duyduğumuz necip milletimizin hayır duasıdır. Eskiler 'lisan-ı hal, lisan-ı kalden entaktır' derler. Yani bir insanın davranışları, amelleri, fiilleri, hayat tarzı, sözünden, konuşmasından daha mühimdir; daha tesirlidir. Biz, lisanıhalimizi doğru, düzgün, sağlam tutarsak evvelallah bir şeyi söylememize zaten hacet kalmaz.

Böyle bir durumda karşımızdakilerin ne dediğinin, ne ettiğinin, hangi yalanları savurduğunun da önemi yoktur. Buna mukabil lisanıhalimizi, unutmayın, eğer bozulursa insanların karşısına istediğimiz kadar güzel sözle, vaatle çıkalım; beyhudedir. Ne diyor Gönül Sultanı; 'Geçme namert köprüsünden ko aparsın su seni/Yatma tilki gölgesinde ko yesin aslan seni/Dest-i a'dadan soğuk su içme, kandırmaz seni/Korkma düşmandan ki ateş olsa yakmaz seni/Müstakim ol ki Hazreti Allah utandırmaz seni'. Biz, müstakim olduğumuzda Hazreti Allah'ın yardımını, inayetini, sonunda da nusretini hep yanımızda bulacağız. Biz, dosdoğru oldukça önümüzde daha nice kapıların açıldığını göreceğiz. Biz samimi oldukça AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak daha nice başarı hikayeleri yazacak, inşallah daha nice zafer türküleri söyleyeceğiz."

310

TOKSİK MUHALEFET VE CHP

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk demokrasisinin kalitesini düşüren temel sorunlardan biri toksik muhalefet anlayışıdır." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Kur'an-ı Kerim'de, Necm Suresi'nde geçen "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." ayetini anımsatarak, "Biz, hiçbir vakit muhalefetin yaptığı gibi karşımızdakilerin tökezlemesini bekleyip, ortaya çıkan hasılanın üzerine konmaya çalışan beleşçilerden olmadık." ifadelerini kullandı.

Her zaman bilek gücüne, alın terine güvendiklerini kaydeden Erdoğan, "Dolayısıyla her ne murat ediyorsak çalışarak, emek vererek, fedakarlık yaparak, bitip tükenmeyen bir mücadeleyle elde edeceğiz. 86 milyonun tamamına ulaşmanın derdini ve gayesini taşıyacağız." diye konuştu.

410

SİYASİ BELEŞÇİLİK

Düşünce tarzlarında "Armut piş, ağzıma düş" anlayışının yerinin olmadığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Lise çağlarımızdan beri içinde olduğumuz kutlu davamızı yaşatma ve yüceltme uğraşında gördüğümüz hakikat budur. Elbette şartları değerlendirmek başka şeydir, suyun önünde sürüklenen bir kütük gibi şartlara teslim olmak başka şeydir. Biz sürüklenen değil, inşa eden, kuran, yönlendiren taraftayız.

Hep öyle kalacağız. Siyasi beleşçilik ülkemizdeki muhalefetin tarzıdır, işidir, hevesidir. Bunlar, ülkeleri, milletleri, şehirleri için hiçbir hayalleri, vizyonları, programları, projeleri olmadığı halde her seçimde iktidara gelme hevesine kapılırlar. Son örneğini 2023 seçimlerinin ardından gördüğümüz üzere, sandıkta seçmenden tokadı yiyince de başlarlar millete hakaret etmeye, milleti aşağılamaya, milleti suçlamaya. Kendilerinin içinde hiçbir şey olmayan, boş çuval gibi ayakta durmalarının mümkün olmadığını görmek, kabullenmek istemezler."

510

ÖZGÜR ÖZEL PARTİSİNİ UTANDIRIYOR

"Türk demokrasisinin kalitesini düşüren temel sorunlardan biri toksik muhalefet anlayışıdır." ifadesini kullanan Erdoğan, CHP'nin, Meclis'teki sandalye sayısına göre ülkenin en büyük muhalefet partisi olduğunu hatırlattı.

Toplumun siyaset kurumuna güveninin artırılmasında muhalefetin de en az iktidar partisi kadar sorumlu olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama CHP'nin başındaki zata bakıyorsunuz, FETÖ'cülerin üfürükleri ve üçüncü sınıf sokak dedikodularıyla siyaset yaptığını sanıyor. Liseli gençlerimizi kullandırtmadığı için Milli Eğitim Bakanı'mıza, ekonomimize yönelik oyunlarını bozduğu için Hazine ve Maliye Bakanı'mıza, yalanlarını yüzlerine vurduğu için İçişleri Bakanı'mıza, yolsuzluk iddialarının üzerine korkusuzca gittikleri için yargı mensuplarımıza, sokak terörüne izin vermedikleri için emniyet güçlerimize saldırarak ucuz yollardan gündeme gelmeye çalışıyorlar.

Batı'daki hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlük operasyonlarına alkış tutarken kendi partisini ahtapot gibi saran rüşvetçileri, arsızları, sahtekarları demokrasi kahramanı ilan ediyor. Yalancı medya kuruluşlarına salya sümük ağlayarak sadece kendisini değil, partisini ve ülkesini de utandırıyor."

610

CUMHURBALKANI OLACAKTI TARİH OLDU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamaları için "içi tamamen boş" ifadesini kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nezaket deseniz hak getire. Üslup deseniz neye benzetsek ona haksızlık edeceğimiz derecede berbat. Buradan şahsımız, kabine üyelerimiz ve çalışma arkadaşlarımıza yaptığı hakaretleri, kullandığı çirkin ve seviyesiz ifadeleri CHP Genel Başkanı ve şürekasına misliyle iade ediyorum. Kusura bakmasın biz ne kimseye hürmetsizlik ederiz ne de yol ve dava arkadaşlarımıza edepsizlik yapılmasına sessiz kalırız.

Tabii bir de Sayın Özel aklına her estiğinde kendince bize meydan okuyor. Yahu insan önce bir aynaya bakar. İnsan önce kendini bir ölçer, tartar, sigaya çeker. Senin siyaset seviyen bırakınız bizi, bırakınız buradaki heyeti, herhangi bir şehrimizin, herhangi bir mahallesindeki parti temsilcilerimizin bile fersah fersah gerisindedir.

Bir de kalkmış bu perişan haliyle cumhurbaşkanlığı adaylığı peşinde koşmaya başlamış. Ondan önceki de aynı hevesle kurmadık masa, çalmadık kapı, basmadık düğme, önünde eğilip bükülmedik terör örgütü bırakmamıştı. Ama sonuç ortada. Cumhurbaşkanı olacaktı, şaibeli bir şekilde tarih oldu. Şimdi ne kapısını çalan ne de halini hatırını soran var. Bunun nefesi 2028'e kadar yetecek mi hep birlikte izleyip göreceğiz."

710

DAHA KAÇ CHP'Lİ TELEF OLACAK?

"Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur." atasözünü hatırlatan Erdoğan, "Bakalım, cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP'li siyaset girdabında telef olup gidecek? Bizim milletimize kazandırdığımız binlerce hizmetten herhangi birinin zekatı, bu kişinin ömrü boyunca yaptığı siyasetle elde ettiği neticeleri ona katlar, yüze katlar, bine katlar.

CHP Genel Başkanı, önce bir mahalle temsilcimizin siyaset kalibresine çıksın ondan sonra 'Ne diyor?' diye kulak kabartırız. Girdiği bu yanlış yolda ısrar ederse kendisini muhatap almayız. Hatalarından dönene, kendisine biraz çekidüzen verene kadar bu şahsı, kendi partisindeki ayak oyunlarıyla oyalanmaya, edep ve adap yoksunu üslubunun içinde debelenmeye mahkum ediyoruz." sözlerini sarf etti.

"İzahı olmayanın, mizahı olur." sözünü anımsatan Erdoğan, CHP'de olup bitenleri başka türlü anlamlandırmanın mümkün olmadığını söyledi.

810

ŞEFFAF OLACAKLARDI BANTÇI OLDULAR

"Güya her işlerinde şeffaf olacaklardı ama gördük ki bantçı olup çıkmışlar." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şunun da bilinmesini isterim; biz, siyasi rakibimiz olarak giderek dibe batan CHP'den şikayetçi değiliz. Bugün dediğini yarın tevil eden, sürekli tekzip yiyen, sürekli yalanlanan bir CHP Genel Başkanı bizim işimize gelir. Biz, sadece CHP'ye umut bağlamış insanlarımız adına üzülüyoruz. Karşımızda demokratik bir ülkeye yakışır üsluba, ahlaka sahip muhalefet olmadığı için sözümüzü doğrudan milletimize söylüyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke, millet ve gençlerin aydınlık geleceği için yapmaları gereken daha çok işlerinin olduğunu belirterek, Türkiye Yüzyılı hedefiyle 2053'e doğru ilerlerken sadece eğitim, sağlık, ulaştırma, enerji, güvenlik, altyapı gibi temel hizmet alanlarındaki eksikleri tamamlamakla kalmayacaklarını, diplomasiden savunma sanayine, teknolojiden sosyal dokuyu güçlendirmeye kadar pek çok alanda katedilecek gelişmelerle Türkiye Yüzyılı vizyonunu kuvveden fiile çıkaracaklarını söyledi.

910

"HER KİM HARAMİLİK YAPIYORSA"

Attıkları adımları, verdikleri kararları, anı değil, geleceği gözeterek planladıklarını, hayata geçirdiklerini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Cumhur İttifakı olarak günü kurtarmanın değil, Türkiye'nin istikbalini inşa etmenin derdindeyiz. Büyük bir sabırla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye projesini de dikkatle takip ettiğimiz Suriye'deki gelişmeleri de Akdeniz'de giderek kızışan çekişmeleri de ekonomideki hassasiyetleri de böyle bir projeksiyonla yönetiyoruz. Yine deprem meselesi başta olmak üzere insanımızı ilgilendiren her hususta aynı şekilde hareket ediyoruz. Kendilerine emanet edilen ve üzerinde yetim hakkı olan kaynakları yağmalayanların adalete hesap vermesi de ülkemizde hukuk devletinin işlediğinin en somut işaretidir. Hırsızlığın, yolsuzluğun, rüşvetin, sahtekarlığın, ahlaksızlığın partisi, pırtısı, kimliği olmaz. İster İstanbul'da, ister başka yerde olsun, ortada bir Deli Dumrul düzeni varsa yargıdan buna göz yummasını kimse bekleyemez."

Milletin hakkını, hukukunu, çıkarlarını savunmanın herkesin görevi olduğunu belirten Erdoğan, "Her kim haramilik yapıyorsa, her kim beytülmale el uzatıyorsa, her kim ondan bundan haraç kesiyorsa kimliğine bakmadan hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde hesap sorulmasını sağlamak boynumuzun borcudur." ifadesini kullandı.

1010

MİLLET BAHÇELERİ GERÇEĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi kısır siyasetlerini karıştıranlara laf yetiştirerek kaybedecek vakitlerinin olmadığını vurgulayarak, onların yapmadığı görevleri de kendilerinin omuzlayarak icraata dönüştürdüklerini anlattı.

"Son İstanbul depremiyle önemi bir kez daha idrak edilen kentsel dönüşüm konusunda da benzer bir hazırlık içerisindeyiz" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstanbullu vatandaşlarımızın canlarını, mallarını, akıbetlerini, kifayetsiz muhterislerin kaprislerine, bir İstanbullu olarak bırakamayız. 23 Nisan'dan bu yana verdiğimiz mücadeleyle bunu bir kere daha ortaya koyduk. Burada ilginç olan şudur: İstanbul'u ağzından düşürmeyen CHP Genel Başkanı, depremden ancak 5 gün sonra şehrin yolunu hatırlamıştır. Onda da milletle dertleşmeye değil, koltuğunu borçlu olduğu patronundan talimat almaya gitmiştir. İstanbul'un gerçek gündeminden işte bu derece kopuklar. İstanbul'un üzerine karabasan gibi çöken beceriksizliğin, gevşekliğin, umursamazlığın devam etmesine asla gönlümüz razı değildir. Şuraya da özellikle dikkatinizi çekiyorum, şayet kesintiye uğratılmasa bizim daha önce İstanbul'da başlattığımız kentsel dönüşüm çalışmalarıyla acilen yenilenmesi gereken 600 bin konut çoktan bitip sahiplerine teslim edilecekti. Hatta bu dönemde hedeflediğimiz 1,5 milyon konutun yenilenmesine doğru ilerliyor olacaktık."

Gündem Haberleri

Daha fazla haber:
© 2016

SuperHaber


‧ Ana Sayfa ‧ İletişim