Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, dünyanın kritik bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, Erdoğan’ın küresel adalet arayışının en güçlü temsilcisi olduğunu söyledi.
Yılmaz açıklamasında, “Mazlumların sesinin kısılmaya, hakikatlerin üstünün örtülmeye çalışıldığı bir dönemde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, küresel adalet arayışının gür sesi olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Tarih Boyunca Süregelen Duruşu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türk milletinin tarih boyunca haksızlığa karşı sesini yükselten ve mazlumların yanında yer alan bir millet olduğunu hatırlattı. “Aziz milletimiz, tarih boyunca dünyanın neresinde olursa olsun haklının ve mazlumun yanında olmayı şiar edinmiştir. Bu asil duruşa bugün, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında tüm dünya şahitlik etmektedir” dedi.
BM Kürsüsünden Filistin Çağrısı
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Gazze ve Filistin davası için yaptığı güçlü çağrıya dikkat çekti. Erdoğan’ın BM kürsüsünden dile getirdiği mesajların sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda İslam dünyasının ve tüm insanlığın ortak vicdanını yansıttığını söyledi.
“Cumhurbaşkanımızın Gazze başta olmak üzere Filistin davası için tüm insanlığa yaptığı çağrı, medeniyet değerlerimiz ile şekillenen ortak vicdanımızın sesidir” diyen Yılmaz, Erdoğan’ın adalet merkezli yaklaşımının küresel çapta karşılık bulduğunu kaydetti.
Filistin Davası İçin Kararlılık Mesajı
Yılmaz, Netanyahu yönetiminin işlediği soykırım sona erene kadar Türkiye’nin Filistin’in yanında olmaya devam edeceğini belirterek şunları söyledi:
“Mazlum Filistin halkının insani talepleri karşılanıp Netanyahu yönetiminin işlediği soykırım son bulana kadar; bu çağrıyı her platformda, insanlık ittifakı zemininde en etkili şekilde dile getirmeyi sürdüreceğiz.”
Doğu Kudüs Vurgusu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için verdiği mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. Yılmaz, bu mücadelenin sadece Türkiye’nin değil, tüm insanlığın ortak davası olduğunun altını çizdi.
“1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin tesisi için bugüne kadar verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz” sözleriyle Türkiye’nin kararlı tutumunu yineledi.