Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentinde gerçekleşen Gazze Barış Zirvesi’nden sonra atılan imzalar, uluslararası toplumda geniş yankı buldu. Türkiye’nin de garantör ülkeler arasında yer aldığı “niyet beyanı” ile ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve yeniden inşa sürecinin uluslararası gözetim altında yürütülmesi sağlandı.
Akıl almaz kıyas
Ancak Ertuğrul Özkök’ün BizimTV’deki köşesinde yer alan yazıda, Gazze’deki insani ve diplomatik başarı ile Türkiye’deki Silivri Cezaevi’ndeki tutukluların durumu yan yana konuldu.
Silivri ile Gazze'yi kıyasladı
Ertuğrul Özkök Gazze'de işgalci İsrail ordusunun alıkoyduğu masum Filistinli esirlerin durumunu Silivri Cezaevi'ndeki tutuklularla kıyasladığı yazısında şunları kaleme aldı:
“Elalemin zindanları boşalırken bizim hapishanelerimiz, Silivri her gün biraz daha doluyor… Katil Netanyahu’nun hapishanesi bile boşalırken benim Silivri'min nüfusu 30 bini geçiyor… Yok mu bizim ülkemizde de barış anlaşması imzalayıp, Silivri’yi boşaltacak bir cumhurbaşkanı?”
Trump'tan medet umdu
Özkök skandallarla dolu yazısının sonunda ise şu ifadeleri kullandı:
“O yapmayacaksa bizim oylarımızla seçtiğimiz insan kim? Gazze’nin Cumhurbaşkanı mı… Yoksa, bizim… Biz Türklerin, Kürtlerin hepimizin Cumhurbaşkanı mı… O güzel ve bana gurur veren töreni izlerken, içimde işte bu duygularla boğuşuyorum… Bir yandan Cumhurbaşkanımızı alkışlamak istiyorum… Bir yandan içimdeki feryat… Kardeşim; Biz millet olarak Gazze halkından daha mı az hak ediyoruz barışı, huzuru… Biz de Trump’a mı ricacı olalım, Şarm el Şeyh’teki “Cihanda Sulh’tan” sonra bizim evimize gelip, bir de “Yurtta Sulh’u” sağlaması için…”