İngiltere'nin 23 Haziran 2016'da yapılan referandumla Avrupa Birliği'nden ayrılma yönünde karar almasının üzerinden 10 yıl geçti. Seçmenlerin yüzde 52'sinin desteğiyle kabul edilen Brexit, yaklaşık beş yıl süren sürecin ardından resmen hayata geçirilirken, ayrılığın İngiltere ekonomisine etkileri tartışılmaya devam ediyor. Brexit'i destekleyen kesimler, İngiltere ekonomisinin Avrupa Birliği dışında daha güçlü büyüyebileceğini savunurken, son yıllarda açıklanan veriler ve araştırmalar ekonomik sonuçlara ilişkin farklı değerlendirmeleri gündeme taşıyor.
AB'YE DÖNÜŞ TARTIŞMALARI GÜÇLENİYOR
Araştırma şirketi Ipsos'un anketine göre İngilizlerin yüzde 52'si ülkenin yeniden Avrupa Birliği'ne katılmasını desteklerken, yüzde 33'lük kesim buna karşı çıkıyor. Katılımcıların yüzde 48'i Brexit'in beklediklerinden daha kötü sonuçlar doğurduğunu belirtirken, yalnızca yüzde 9'u sürecin beklenenden daha iyi ilerlediğini düşünüyor. Ankete göre, bugün yeni bir AB referandumu yapılması halinde seçmenlerin yüzde 48'i yeniden üyelik yönünde oy kullanabileceğini ifade ediyor. Brexit sonrasında İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret devam etse de ihracatçılar yeni bürokratik süreçlerden şikayet ediyor. İngiliz ürünleri AB pazarına gümrük vergisi ödemeden girebilse de gümrük belgeleri, sınır sertifikaları ve bazı vize uygulamaları şirketler açısından ek maliyet oluşturuyor.
EKONOMİK KAYBIN BOYUTU TARTIŞILIYOR
İngiltere'nin Bütçe Planlama Ofisi (OBR) ve çeşitli araştırma kuruluşlarının hesaplamalarına göre Brexit, ülke ekonomisinin büyüklüğünü yüzde 4 ila yüzde 8 arasında küçülttü. Bu durumun ekonomik büyümede yavaşlama, yaşam maliyetlerinde artış ve verimlilik kaybı gibi sonuçlar doğurduğu değerlendiriliyor. Stanford Üniversitesi Ekonomi Politikası Araştırmaları Enstitüsü tarafından yapılan analizde, Brexit'in 2025 itibarıyla İngiltere'nin gayrisafi yurt içi hasılasını yüzde 6 ila yüzde 8 oranında azalttığı ve etkinin yıllar içinde kademeli olarak biriktiği belirtildi.
Kaynak: SuperHaber