ABD'de her geçen gün terör bağlantısı olmadığı açıklanan katliam haberleri geliyor. Özellike Müslüman şüpheliler, alışveriş merkezlerinde silahlı saldırılar düzeliyor.
Bu saldırılar hakkında gazeteci Fehmi Koru ciddi bir komplo teorisi ortaya attı.
Son birkaç aydır artış görülen bu "bireysel" saldırıların ABD Başkanlık seçimi ile ilgili olabileceğini savunan Fehmi Koru, saldırıların "zihinleri kontrol altınla alınmış" kişiler tarafından gerçekleştirildiği ihtimali üzerinde durdu.
Bu saldırıların seçim sonuçlarını Donald Trump lehin etkilemek amacıyla gerçekleştirildiğini ima eden Fehmi Koru, 2004 yapımı "Mançuryalı Aday" filmini örnek gösterdi.
İşte Fehmi Koru'nun dikkat çeken köşe yazısı;
*Trump yükseliyor da yükseliyor…
Sürekli beni okuyanlardansanız zaten biliyorsunuzdur; bilmeseniz de kulağınıza mutlaka çalınmıştır: Bütün dünyanın dikkatle izlediği ABD seçimlerinde Clinton rakibi Trump‘ın hayli önündeydi. Bir ara, ”Trump kaybedeceğini anladı, masraf etmeden seçim gününe kadar idare edeceğe benziyor” diyenler bile çıkmıştı.
Şimdi durum öyle değil.
‘Clinton hasta’ görüntüsü her şeyi bozdu. Seçime yalnızca 5 hafta kaldığı şu günlerde yapılan bir kamuoyu araştırması Clinton‘un oyların yüzde 48’ini alacağını gösteriyor. Trump hemen ensesinde rakibinin; onun muhtemel oy oranı da yüzde 47. Bir ay önce Clinton 47 Trump 42 iken, bugün durum 48-47 ve yükselişte olan Trump…
32 yıldır sonuç öngörüsünde yanılmamış Prof. ‘Trump kazanacak’ diyor
Daha da önemlisi, son 32 yıldır her seçim öncesinde bilimsel ölçüler uygulayarak kimin kazanacağını açıklayan tarih profesörü Allan Lichtman, daha mayıs ayında, seçimin sonucunu ilân etti…
Evet, Prof. Lichtman‘ın öngörüsüne göre ABD’nin gelecek başkanı, hayır Hillary Clinton değil, Donald Trump olacak… Aylardan beri ”Seçimi Trump kazanacak” deyip duruyor saygın profesör…
***
Neden uzun uzadıya bu bilgileri sunuyorum?
Şundan: Obama ne kadar Hillary Clinton kazansın diye daha önce kaçındığı bir yola başvurup Suriye’deki savaşı yaymayı düşünüyorsa, Donald Trump‘ın kazanmasını arzulayan birileri de o kazansın diye mutlaka bir şeyler yapıyordur…
Onlar uzak diyarlarda savaş çıkartamaz veya savaş bitiremezler, böyle bir güçleri olacağını sanmıyorum; ancak ABD’nin içinde seçmenlerin zihnini çelecek bir şeyler yapamazlar mı?
Meselâ?
Hafızanızı zorlamanızı isteyeceğim…
Naveed Haq…
Alton Nolan…
Rizvan Farooq ve Tashfeen Malik…
Omar Mateen…
Wasil Farooqui…
Mohammad Abdulazeez…
Dahir Adan…
Ahmad Khan Rahami…
Bu isimleri bir yerlerden hatırlıyor musunuz? 2014’ten başlayarak bugünlere kadar uzanan ve ABD’de meydana gelmesine rağmen bizleri de ilgilendiren bir dizi silâhlı ve kanlı eylemi gerçekleştirmiş kişilerin isimleri bu.
En sonuncu ismi, Seattle/Burlington’daki bir alış-veriş merkezine girerek önüne çıkanı silâhıyla öldürmüş Arcan Çetin bu listenin…
Nihayet bir de Türk katıldı listeye…
‘Müslüman’ ve ‘terörist’ sıfatlarının ikisini bir arada kullanamaya fırsat veren bu kişilerin yaklaşık 5 hafta sonra ABD’de sandık başına gidecek seçmenin oyunu belirleme İhtimali yüksek.
Adayların ekonomide, sosyal alanda, dış politikada ne düşündükleri veya ne yapacakları ön planda tutulur ABD seçimlerinde, seçmenler bu gibi konularda mukayesede bulunarak oylarını kullanır.
Bu defa ‘güvenlik’ ön planda geleceğe ve hangi adayın o konuda daha sert bir tavır sergileyeceğine bakarak oy verebilir Amerikan seçmeni…
Öyle davranırsa Trump‘ın seçilmesi kaçınılmaz…
Ya Mançuryalı ise bu adamlar?
Sorun şurada: Donald Trump‘ın seçimlerde aday olacağının açıklandığı günlerden bugüne artarak gerçekleşti ‘Müslüman’ sıfatlı birilerinin anlamsız görünen kanlı eylemleri; neden oluyor bu eylemler?
O alış-veriş merkezinde çalışan bir genç kız kendisine artık yüz vermiyor diye Arcan‘ın eline silâh alarak hesaplaşmaya gitmesi, akla ziyan değil mi?
”Kendisi de gey olabilir” denilen Omar Mateen adlı genç bir gey kulübü basıp 50 kişiyi neden öldürsün ki?
Ya da, Rizwan ve Tashfeen çifti, mutlu-mesut-bahtiyar yaşarlarken, yılbaşı kutlamasını yarıda bırakır, evlerine gider, ağır silâhlar kuşanır ve dönerek mesai arkadaşlarının üzerine ateş açıp neden öldürür?
Arcan için, eylemine tanık olanların ”Alış-veriş merkezinde Zombi gibi dolaşıyordu, birden ateş açmaya başladı” demelerinin sebebi ne olabilir?
Evet bildiniz: Bana ‘Mançuryalı aday’ işini hatırlatan olaylar bunlar…
1950’lerde CIA’in yaptığı açıklamış, 1975’te vazgeçildiği ilân edilmiş, zihinleri üzerinde oynanan insanların, uzaktan kumandayla, istemedikleri eylemlere zorlanmaları…
Kimse bu eylemlerle o deney arasında bir irtibat kurmuyor.
Oysa yıllardır filmlere, şimdilerde dizilere konu olan, yaşanılmış olaylarla desteklenen bir ihtimal olarak zikredilmesi gerekirdi.
Neyse…