Swap hâriç net rezervlerde yaşanan iyileşme sonrası kırılganlığın azalmasını olumlu bir gelişme olarak dikkat çekti. Dışarıda yaşanan yangının aksine, TL varlıklara yönelik olumlu hikâyenin de yardımı ile USDTRY kuru küçük adımlarla 35,50'li seviyelerine yükselirken, CDS risk primi ise son dönemde yataylaştığı 255-260 puan civarında salınmaya devam etti.
Almanya tahvil faizlerinde yaşanan sert yükselişin tetiklediği tahvil faizlerinde yükselişin gölgesinde, iki yıl vadeli gösterge tahvilin de bileşik faizinin 20 baz puan yükseldi. Kıbrıs İktisat Bankası, “Yeni gün başlangıcında havanın Pasifik’in diğer ucunda da pek de iyimser olmadığını görüyoruz. Asya borsaları, küresel ticaret savaşı korkularının artmasıyla birlikte keskin düşüşler yaşadı. Tarifelerin resesyona yol açabileceği yönündeki endişeler yatırımcı güvenini sarsarken, hâliyle risk iştahı da azaldı. Gösterge endeks Tokyo ve Tayvan borsaları, ilk işlem saatlerinde %3'e varan satışların bir kısmını telafi ederken, Hong Kong ve Çin borsaları da değer kaybetti. Yatırımcılar güvenli limanlara yönelirken, Japon yeni ve İsviçre frangının değer kazandığını görüyoruz. Petrol fiyatları küresel ekonomik yavaşlama endişeleriyle düşüşünü sürdürürken, brent cinsi ham petrolün varil fiyatı yeniden 70 dolar seviyesinin altına sarktı” yorumunu yaptı.
ABD tahvil getirileri gerilerken, piyasalar FED’den yıl içerisinde 85 baz puan faiz indirimi beklemeye başladı. Bu minvalde, ABD'de yarın açıklanacak TÜFE verisinin kritik öneme sahip olacak. Enflasyon verisi, FED’in 18-19 Mart toplantısı öncesinde açıklanacak son kritik göstergelerden biri olacak. FED’in faizleri sabit tutması ön görülse de, ilk faiz indirimi beklentisinin Haziran ayına çekildi. Öte yandan, enflasyonun yüksek gelmesi hâlinde stagflasyon korkuları (yüksek enflasyon, düşük büyüme) faiz indirim beklentilerini zayıflatarak piyasalarda 'ilave' dalgalanmalara yol açabileceğini de göz ardı edilmiyor.