Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 9 Ocak 2026 verilerine göre, takipteki bireysel kredi ve kredi kartı borçları bir yılda yüzde 108 artarak 248 milyar lirayı aştı.
Takipteki kredi kartı borçları: 128,6 milyar TL (%121 artış)
Takipteki ihtiyaç kredisi borçları: 118 milyar TL (%97 artış)
UYAP verileri ise yılın ilk 20 gününde icra dairelerine 545 bin yeni dosya açıldığını gösteriyor. Türkiye genelinde açık icra dosyası sayısı 24 milyonun üzerine çıktı.
AİLELER BİLE HEDEFTE
Nefes gazetesinin haberine göre, bankaların tahsil edemediği borçları devrettiği hukuk büroları ve varlık yönetim şirketleri, icra öncesi aşamada yoğun telefon trafiği oluşturuyor. Borçlunun yanı sıra anne-baba, eş, kardeş ve arkadaşlar da aranıyor.
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yaşananları “açık hukuk ihlali” olarak nitelendirdi:
“Hukuk büroları tahsilat üzerinden prim aldığı için borçlulara ve yakınlarına sistematik baskı uygulanıyor. Çağrı merkezleri kurularak borçlular, anne-baba, eş-dost sürekli aranıyor. ‘Hapse girersin, evinden mal alırız’ gibi hukukta karşılığı olmayan tehditler savruluyor. Bazı çağrı merkezi çalışanları ‘Dua ediyoruz baban bir an önce ölür de miras kalınca tahsil ederiz’ gibi ifadeler kullanıyor.”
Deniz, bu tür istenmeyen aramaların şikayetlerinin yüzde 80’ini bu tahsilat çağrılarının oluşturduğunu belirtti.
İSTANBUL'DA AVUKATA SUÇ DUYURUSU
İstanbul’da yaşanan bir olayda, borçlu bir vatandaşın ailesi rızası dışında aranınca itiraz edildi. Hukuk bürosu avukatının “Bankalara borç takıp böyle kaçamazsınız” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu iddia edildi. Vatandaş, ilgili avukat hakkında suç duyurusunda bulundu.
Mehmet Bülent Deniz, “Yasal takibe düşenlerin 4 katı kadar tüketici de takibe düşmek üzere. Banka borçları artık toplumsal bir soruna dönüştü” uyarısında bulundu.
Çözüm olarak şu öneriyi getirdi:
“Banka borçlarının Meclis’ten çıkacak bir yasayla TÜFE oranında faiz uygulanarak ve 36 ay vadeyle yapılandırılması gerekiyor.”
Kaynak: Nefes Gazetesi