"Bir şey olmaz biz alışığız" diyerek ölüme sürdü! Girne'de batan geminin kaptanı kendini böyle savundu!

 Azize Yıldız
Girne açıklarında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin ise deniz dalgaları arasında kaybolduğu katamaran faciasında mahkeye çıkarılan Kaptan M.Ö. ve mürettebat, geminin ön kısmının dalgalar nedeniyle koptuğunu iddia etti. Öte yandan soruşturma dosyasına giren dehşet verici detaylarda; geminin 36 aydır hiçbir bakım görmediği, kaptanın bir başkasına ait ehliyetle görev yaptığı ve batma anında mürettebatın yolcuları kaderine terk ederek ilk kaçanlar olduğu yönündeki iddialar infial yarattı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer düzenleyen "Filo Jet" isimli yüksek hızlı katamaran tipi yolcu deniz otobüsünün alabora olması sonucu 8 kişinin yaşamını yitirdiği kaza sonrası adli süreç resmen başladı. Gözaltına alınan gemi kaptanı, 7 mürettebat ve bir şirket çalışanı Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarılırken, facianın perde arkasındaki korkunç ihmaller zinciri tek tek gün yüzüne çıkıyor.

KAPTAN VE MÜRETTEBATIN MAHKEMEDEKİ İFADESİ VE YARGILAMA SÜRECİ

Girne Limanı'ndan hareket ettikten kısa bir süre sonra ön kısmından su almaya başlayan deniz otobüsünün gözaltındaki kaptanı M.Ö. ile birlikte mürettebattan M.S, M.G, S.E, V.H, R.İ, Z.Ö., K.K. ve şirket çalışanı A.Ö. Girne Kaza Mahkemesi hakiminin karşısına çıkarıldı.

Gemi kaptanı ve mürettebat üyeleri mahkemede verdikleri ifadede, denizdeki sert dalgalar sonucunda geminin ön tarafının kopmasıyla birlikte alabora olduğunu ve kazanın bu şekilde başladığını öne sürdüler.

Şüpheliler, sefer öncesinde alınan meteoroloji verilerine göre denize çıkışlarında hiçbir idari ya da teknik engel bulunmadığını, geminin hem idari hem de seyir sertifikasyon izinlerinin tam olduğunu savundular.

Mahkeme hakimi, yapılan kimlik tespitlerinin ardından "tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek" suçlamasıyla aranan 7 kişinin daha mahkemeye getirilmesini talep etti. Duruşmanın söz konusu şahısların da hazır edilmesiyle saat 11.30'da yeniden başlayacağı duyuruldu.

Mahkeme heyeti; olayla ilgili teknik verilerin toplanmasını, tanıkların dinlenmesini, Türkiye tarafında konuya ilişkin paralel bir soruşturma açılıp açılmadığının araştırılmasını ve gerekli tüm resmi evrakların tamamlanmasını emretti.

FACİA NASIL GERÇEKLEŞTİ? 20 DAKİKADA ALABORA OLDU

Girne açıklarında 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğu katamaran, öğle saatlerinde Girne Limanı'ndan ayrıldıktan yaklaşık 7 kilometre sonra su almaya başladı.

Gemi kaptanının durumu fark edip limana dönmek amacıyla manevra yaptığı sırada katamaranın denetimi tamamen kaybedildi. Telsizden yapılan acil yardım çağrılarının ardından bölgeye Sahil Güvenlik botları, arama kurtarma helikopterleri ve sivil tekneler sevk edildi. Ancak kontrolü yitirilen katamaran, su alma hızı nedeniyle sadece 20 dakika içerisinde tamamen alabora olarak sulara gömüldü. Kaza sonrasında 241 kişi sağ kurtarılırken, 8 kişinin cansız bedenine ulaşıldı; kayıp durumdaki 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ise aralıksız sürdürülüyor.

SORUŞTURMADAKİ KORKUNÇ İHMALLER ZİNCİRİ VE SKANDAL İDDİALAR

Gelen son bilgilere ve KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in açıklamalarına göre, olayın arkasında devasa bir ihmaller silsilesi yatıyor. Başbakan Üstel, kaptan ve 7 görevlinin tutuklandığını ifade ederek, kara kutunun açılmasıyla net bilgilere ulaşılacağını ve en küçük bir ihmali dahi olanların yargı önünde hesap vereceğini duyurdu. Soruşturma dosyasına giren şok edici iddialar ise şunlar:

Kaptan Başkasının Ehliyetiyle mi Görev Yaptı?

Denizcilik uzmanı Kaptan Ercan Güneştutar'ın gündeme getirdiği en çarpıcı iddiaya göre; felaket anında geminin dümeninde bulunan şahsın başkasına ait bir kaptanlık ehliyeti kullandığı, yetki belgesinin asıl sahibinin ise gemide sıradan bir yolcu gibi gösterildiği öne sürüldü.

"Bir Şey Olmaz, Biz Alışınız" Yanıtı

Kazadan sağ kurtulmayı başaran yolcuların ifadeleri, felakete adeta göz göre göre davetiye çıkarıldığını belgeledi. Yolcuların geminin su aldığını fark edip mürettebata uyarıda bulunması üzerine personelin "Bir şey olmaz, biz alışığız" yanıtını vererek geri dönüş manevrasını geciktirdiği iddia edildi.

36 Aydır Bakım Görmeyen "Sabıkalı" Gemi

Batan katamaranın geçmişte de çeşitli kazalara karıştığı, haciz işlemleri nedeniyle uzun süre limanlarda bağlı bekletildiği ortaya çıktı. Tam 36 aydır hiçbir periyodik bakım veya onarım çalışmasından geçmediği belirtilen geminin, sol iskele tarafındaki taşıyıcı tüpünde meydana gelen yapısal yırtılma sonucu hızla su aldığı değerlendiriliyor. Yolcuların herhangi bir çarpma veya sarsıntı hissetmediğini söylemesi, geminin kayalıklara çarpmadığını, yıpranmış gövdedeki çatlak nedeniyle battığı ihtimalini doğruluyor.

Acil durum tahliye adımlarında da tam bir skandal yaşandı. Deniz yüzeyinde gemiye ait "life raft" adı verilen otomatik can salları sistemlerinin hiçbirinin patlamayarak devreye girmediği anlaşıldı. En büyük skandal ise tahliyeyi yönetmesi ve gemiyi en son terk etmesi gereken personelin, can pazarı yaşandığı esnada yolculardan bile önce gemiyi terk edip kaçtığı iddiası oldu. Mürettebatın acil durum kurtarma (STCW) belgelerini hangi şartlarda aldığı da mercek altına alındı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yaşam Haberleri