ABD'de küçük kız çocuklarına yönelik cinsel istismar davası kapsamında yargılanırken cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile ilgili belgelerde her gün yeni ve ilginç detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Afrika Boynuzu'nda yer alan ve kısmen tanınan bir devletten tamamen tanınma noktasında son süreçte adımlar atılmaya çalışılan Somaliand'in aslında bir Epstein projesi olduğu açıklanan belgelerde deşifre edildi.
Epstein’ın BAE’li Sultan Bin Sulayem ile 2011-2018 arasında yürüttüğü gizli yazışmalardaki 15 yıllık jeopolitik ağı belgelerde ortaya çıktı. Epstein ile Sulayem hattındaki yazışmalar, Somaliland’ın yalnızca diplomatik tanınma açısından değil, Berbera çevresindeki su rezervleri, liman erişimi ve Suudi pazarına doğrudan ulaşım gibi lojistik-ekonomik avantajlarıyla erken dönemde stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırıldığını gösteriyor.
2018’de iletilen tanınma stratejisi belgeleri, DP World’ün Berbera üzerinden kurduğu jeoekonomik zeminle birleşerek BAE–İsrail eksenine entegre bir hat oluşturdu. İbrahim Anlaşmaları bu çıkarları açık ve yasal bir çerçeveye taşırken, Aralık 2025’teki tanınma girişimi yıllar önce altyapısı hazırlanan bu ticari ve jeopolitik planın olgunlaşmış aşaması olarak ortaya çıktı.
En kritik hamle 2018’de geldi: Sulayem, Epstein’a 1960 İngiliz bağımsızlık belgelerini ve “Somaliland’ın tanınması için uluslararası destek stratejisi” dosyasını doğrudan göndererek tanınma lobisini hızlandırdı. Amaç, liman ve kaynakları önce fiilen kontrol edip sonra tanınmayı sağlayarak her şeyi yasal devasa bir servete dönüştürmekti. 2020 İbrahim Anlaşmaları ve 2025 İsrail tanımasıyla bu 15 yıllık gölge planın meyvesi alındı.
BILL GATES VE AŞI PROGRAMLARI
Epstein yazışmalarında 2013 yılında Bill Gates’in aşı programlarının (GAVI/Global Fund) Somaliland’da çocuklara ulaşmak için bir “giriş kapısı” olarak değerlendirilmesi tartışılırken, aynı dönemde BAE hattından DP World ve Sultan bin Sulayem üzerinden liman, petrol ve bugünlerde (sözde Epstein ile ilgisizmiş gibi duran) “Somaliland’in bağımsızlığı” dosyasının ilerletildiği görülüyor. Sağlık projeleri, lojistik yatırımlar ve diplomatik tanınma stratejisinin aynı zaman diliminde kesişmesi, Somaliland’ın farklı başlıklardan aynı jeopolitik ağın içine çekildiğini ortaya koyuyor. Böylece insani yardım, ticari altyapı ve siyasi hedefler tek bir planın birbirini tamamlayan araçları haline geliyor.
İSTİSMAR DAVASIYLA ANILAN OKUL
Hargeisa’daki Abaarso Okulu, kurucusu Jonathan Starr tarafından uluslararası bağış kampanyaları ve “Somaliland – The Abaarso Story” belgeseliyle örnek eğitim modeli olarak pazarlanırken, aynı isim ve projelerin Epstein dosyalarında yer alması tabloyu karanlık bir hale getiriyor. Starr’ın reşit olmayan öğrencisi Fahima Ali ile başlayan ilişkisi ve okul çevresinde yıllar içinde ortaya atılan iddialar, çocuklara burs ve yurt dışı eğitim vaadiyle kurulan yapının hangi ağlarla temas ettiği sorusunu sordurtuyor.
2012 tarihli e-posta, Somaliland’da çocuk programları üretimini içeren “Somaliwood Studios” adlı bir film merkezi kurulmasının planlandığını ortaya koyuyor. Projede özellikle “children’s programming” vurgusunun geçmesi girişimi yalnızca kültürel bir yatırım olmaktan çıkarıp tartışmalı hale getiriyor. Ticari planlar ve tanınma başlıklarıyla ilerleyen stratejiye eşlik eden bu plan, Somaliland’ın sosyal alana kadar uzanan çok katmanlı karanlık ve karmaşık bir nüfuz sahası olarak kurgulandığını düşündürüyor.
Kaynak: Osintürk