BBP lideri Mustafa Destici'den SuperHaber'e çok özel açıklamalar! "Cumhur İttifakı genişleyebilir"

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, konuğu olduğu SuperHaber Genel Yayın Yönetmeni Sinan Sungur'a Erdoğan ile görüşmelerini, 2028 seçim takvimini, Cumhur İttifakı'nın genişleme ihtimalini ve Muhsin Yazıcıoğlu cinayetindeki son gelişmeleri açıkladı.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, SuperHaber Genel Yayın Yönetmeni Sinan Sungur'un konuğu olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la gerçekleştirdiği görüşmenin içeriğini, seçim takvimine dair öngörülerini ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun şehadet sürecine ilişkin soruşturmanın son durumunu paylaştı.

ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ: "BİR SAATİ AŞAN, VERİMLİ BİR TOPLANTI OLDU"

Destici, geçtiğimiz pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir saati aşan bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti. Görüşmenin samimi bir sohbet havasında geçtiğini ifade eden Destici, Türkiye'nin temel meselelerini ele alma fırsatı bulduklarını kaydetti:

"Terörsüz Türkiye'yi konuştuk, seçimleri konuştuk, ekonomiyi konuştuk, faizleri konuştuk, tarımı konuştuk, emeklileri konuştuk. Yani gündemdeki meselelerin, halkın gündemi olan konuların hemen hemen hepsini konuşma, değerlendirme fırsatı bulduk."

Destici, görüşmede Muhsin Yazıcıoğlu'nun şehadet sürecinde gelinen son noktayı da Erdoğan'la paylaştığını açıkladı. Görüşmeyi yalnızca BBP açısından değil, Türkiye'nin gündemini Cumhurbaşkanı'na aktarma fırsatı olarak gördüğünü belirterek, "Bu sadece Büyük Birlik Partisi için değil, aslında Türkiye için, halkımız için de faydalı bir görüşme oldu" dedi.

SEÇİM TAKVİMİ: "2028 MART SONU VEYA NİSAN BAŞI ÇOK GÜÇLÜ"

Destici, seçimlerin ne zaman yapılacağı konusunda somut bir tarih çıkmadığını ancak öngörüsünün "2028 yılının Mart'ın ikinci yarısı ya da Nisan'ın birinci yarısında" olduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üçüncü kez aday olabilmesinin iki yolu olduğunu anlatan Destici, bunları şöyle özetledi:

"Ya anayasa değişecek, üçüncü bir hak verilecek ya da Meclis bir seçim kararı alırsa, YSK 2028 seçimlerinin tarihini açıklamadan Meclis 360 milletvekilinin evet demesiyle bir seçim kararı alırsa o zaman Cumhurbaşkanımız tekrar üçüncü defa Cumhurbaşkanlığına aday olabiliyor."

Anayasa değişikliğinin daha zor gözükmesine karşın, Meclis'in seçim kararı almasının "daha gerçekçi, daha yakın ve daha mümkün" bir yol olduğunu belirtti.

CUMHUR İTTİFAKI GENİŞLEMESİ: "VAR, ÇALIŞILIYOR"

Destici, Cumhur İttifakı'nın genişleme potansiyeline ilişkin soruya, "Var. Çalışılıyor" yanıtı verdi. İttifakın resmi olarak dört partiye genişleyebileceğini, bu olmaması hâlinde bile ikinci tura yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Ayrıca Siyasi Partiler Yasası'nın ve seçim kanununun daha demokratik bir hâle getirilmesini istediklerini, Milliyetçi Hareket Partisi ile aynı kanaatte olduklarını belirtti. 2017'deki anayasa değişikliğinden sonra uyum yasalarıyla bunun netleştirileceğinin öngörüldüğünü ancak 2018'deki erken seçim nedeniyle bunun kaldığını anlattı.

MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASI: "UÇAKLARIN DÜŞÜRDÜĞÜ YÖNÜNDE DAHA BÜYÜK DELİLLERE ULAŞILDI"

Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun şehadet sürecine ilişkin soruşturmanın 17 yıl boyunca takipsizlik kararlarıyla sekteye uğradığını belirtti. İki takipsizlik kararı olduğunu, ikisinin de itirazla kaldırıldığını anlattı.

Özellikle 2016'daki takipsizlik kararının 15 Temmuz hain darbesinden sadece 23 gün önce Maraş'taki adliyeye itiraz ettiklerini, iki gün sonra darbe olduğunu belirten Destici, darbenin ertesi günü İzmir'de görevli bir polis memurundan çarpıcı bir bilgi aldığını aktardı:

"Biz gece Marmaris'e gittik. Cumhurbaşkanımıza yapılacak bu suikastı önleme gayesiyle takviye güç olarak, ekip olarak oradaydık. Ertesi gün bu darbecilerden yakalananlardan iki tanesi rahmetli Muhsin Başkan'ın düştüğü helikopterin üzerindeki cihazları söken; biri astsubay, biri yarbay. Bunlar da var. Bunlar yakalandı."

Destici, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de kendilerini ziyaretinde "Bunu uçaklar düşürdü ama bilerek mi düşürdü yoksa kazaen mi düşürdü? Biz onun peşindeyiz" dediğini aktardı.

Güncel durumu ilişkin Destici, "Bugün savcılığın yaptığı araştırmalarda bunun uçakların düşürdüğü yönünde daha büyük delillere ulaşıldı" bildirisinde bulundu.

"SÜREÇ ADETA 'ARAMAMA KURTARMAMAYA DÖNÜŞTÜ"

Destici, soruşturmanın hangi konuları kapsadığını da detaylandırdı. Ulaştırma Bakanlığı ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün yönetmeliğine göre ölümlü hava araçı kazalarında en az 9 kişilik bir kaza kırım ekibi kurulması gerekiyorken, olayda yalnızca 3 kişilik bir ekip görevlendirildiğini söyledi. Ekipte yer alan üç ismin Meclis Araştırma Komisyonu'na "Bizim bunu inceleyecek uluslararası belgemiz yok" dediğini kaydetti.

Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun şehadetinden sonra Türkiye'de hava aracı kazaları incelemesinde yeni bir sayfanın açıldığını, o tarihten sonra hiçbir ölümlü hava aracı kazasında 3 kişilik ekip görevlendirilemediğini belirtti.

Arama-kurtarma sürecini "adeta aramama, kurtarmamaya dönüşen süreç" olarak nitelendiren Destici, bununla ilgili sorumluların da sorgulanacağını bildirdi. Üçüncü iddia olarak "önceden zehirlenmiş olma" yani karbonmonoksit meselesini de dile getiren Destici, helikoptere binerken çok canlı görünen kişilerin düşüş öncesi fotoğraflarında "adeta baygın gibi" bir halde olduklarını vurguladı.

28 KİŞİ GÖZALTINDA, 19 KİŞİ TUTUKLANDI

Dosyanın Maraş'tan Ankara'ya taşınmasının ardından birinci dalga operasyonunda 28 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini, yapılan soruşturma neticesinde 19 kişinin tutuklandığını açıkladı. İkinci dalga operasyonlarının devam edeceğini, kusuru ve kastı olanların hukuk önünde bedelini ödeyeceğinden emin olduklarını belirtti.

Destici ayrıca soruşturma sürecinde yüzlerce kişinin gereksiz yere dinlendiğini, farklı dönemlerde Ergenekon'dan FETÖ'ye kadar çeşitli kesimlerin bu dosya üzerinden operasyonlar kurduğunu ve bu kişilerin de soruşturma kapsamında olduğunu kaydetti.

"EMEKLİ MAAŞINDA AYAR İNANILMAZ BOZULDU"

Kademeli Emeklilik Derneği ekibinin ziyaretiyle emekli maaş düzenindeki dengesizliği ele alan Destici, taleplerin haklı olduğunu belirterek son yıllarda emekli ve memur maaşlarında "inanılmaz bir dengesizlik" oluştuğunu söyledi.

Destici, emekli maaş sorununa çözüm olarak Avrupa'daki modeli örnek gösterdi. Asgari ücret tespit komisyonuna benzer bir "asgari hane geçim rakamı tespit komisyonu" kurulmasını öneren Destici, komisyonun gerekirse bölgesel bazda çalışmasını ve geliri düşük hanelere sosyal yardım yapılmasını istedi.

Destici, "Bütün emeklilere aynı oranda zam yapmak hem emekliyi tatmin etmez hem de devletin bütçesi bunu kaldırmaz. O yüzden ihtiyacı olana vermek lazım" diyerek, 17 milyon emekliye düşünülen 5 bin lira seyyanen zammın tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.

Ekonomik boyutunu da değerlendiren Destici, "Faize veriliyorsa devlet bir yerden bulup bence emeklinin hakkını da vermesi lazım" görüşünü dile getirdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri