İstanbul merkezli 19 ilde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük finansal dolandırıcılık ve karapara aklama soruşturmasının detaylarına ulaşıldı.
14.2 MİLYARLIK DEV VURGUNUN ŞİFRELERİ: 241 PARAVAN ŞİRKET VE "M80" YAZILIMI
Yatırım danışmanı maskesi takarak vatandaşları ağa düşüren suç örgütünün, milyarlarca liralık trafiği gizlemek için kurduğu dijital ve fiziksel ekosistem şu şekilde deşifre edildi:
MASAK raporuna göre şebeke, suç gelirlerini sistem içinde döndürmek amacıyla tam 241 paravan şirket kurdu. Bu şirketlerin birçoğunun resmi adresinin aynı olduğu, hiçbir mal alışverişi yapmadıkları halde banka hesaplarından milyonlarca liralık para çıkışı gerçekleştirdikleri belirlendi.
Örgüt, finansal ağını yasal ödeme kuruluşlarındaki Sanal POS sistemleri üzerine kurdu. Sadece tek bir ödeme kuruluşu (PARAM) üzerinden, hiçbir ticari faaliyeti olmayan 156 gerçek kişiye tam 5.7 milyar TL aktarıldığı soruşturma birimlerince resmi olarak belgelendi.
Devasa para trafiğini hatasız yönetmek isteyen şebekenin, "M80" kodlu özel bir gizli muhasebe yazılımı kullandığı ortaya çıktı. Yasa dışı bahis ve Forex dolandırıcılığından gelen her kuruş, bu dijital yazılımla anlık takip edilerek aklama sürecine dahil edildi.
KAPALIÇARŞI'DAN KRİPTO DÜNYASINA UZANAN "HAYALET" HAT
Soruşturma dosyası, milyarlarca liralık nakit paranın izini kaybettirmek için kullanılan en kritik kaçış rotasını da gün yüzüne çıkardı:
Örgüt üyeleri tarafından bankalardan fiziki olarak çekilen nakit paralar, Kapalıçarşı merkezli bazı döviz bürolarına (Özbey Altın, Venüs Döviz, Angun Döviz) getirilerek altına veya dövize çevrildi. Bu büroları sistemin "tahsilat şubesi" gibi kullanan şebeke, hemen ardından COINTRAL gibi noktalar vasıtasıyla parayı kripto para birimi olan USDT'ye (Tether) dönüştürdü ve yurt dışındaki yasa dışı ödeme kuruluşlarına transfer etti.
SUÇ AĞININ FİGÜRANLARI: AYDA 5 BİN TL İÇİN MİLYONLUK ŞİRKET SAHİBİ OLDULAR
Örgütün en çarpıcı ayağını ise üzerlerine şirket kurulan ve hesapları kiralanan "figüranlar" oluşturdu. Şebekenin, finansal geçmişi temiz olan bu kişilere aylık 5 bin ila 40 bil lira arasında ödeme yaptığı saptandı. Emniyete yansıyan şüpheli ifadeleri ise sistemin acımasızlığını gözler önüne serdi:
Geçimini çöplerden plastik toplayarak sağlayan Bilal Helvacı adına iki adet şirket kurulduğu ve bu şirketler üzerinden milyonlarca liralık finansal hacme ulaşıldığı saptandı.
Üniversite öğrencisiyken sadece 3 bin TL karşılığında hesaplarını kiralayan Alperen, daha sonra örgüt tarafından tehdit edildiğini ve bankadan 600 bin TL nakit çekerek şebeke üyelerine elden teslim etmeye zorlandığını itiraf etti.
Bir hastanede temizlik personeli olarak çalışan Ali Aslan, "sicilin temiz, bana yardım et" diyen mahalle arkadaşına inanarak adına şirket açtırdığını, kendi üzerinden tam 35 milyon liralık POS işlemi geçtiğini ancak emniyetteki sorgusunda öğrendi.
Kaynak: Sabah Gazetesi