5G teknolojisi, mevcut 4.5G altyapısına kıyasla 10 kat daha yüksek hızlar sunacak. Bakan Uraloğlu, “5G’ye geçişle birlikte sadece hız değil, düşük gecikme süreleriyle daha verimli bir iletişim sağlanacak” dedi. Bu, özellikle veri indirme ve yükleme süreçlerinde büyük bir fark yaratacak. Aynı anda çok daha fazla cihazın bağlanabileceği 5G, otomasyon sistemlerinden akıllı şehir uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede kullanılacak.
5G'NİN HAYATIMIZA KATKILARI NE OLACAK?
5G, sadece bireysel kullanıcılar için değil, iş dünyası ve endüstri için de devrim niteliğinde olacak. Bakan Uraloğlu, teknolojinin üretim tesislerinde robotların daha hızlı ve etkin çalışmasını sağlayacağını belirtti. “İş insanlarımız daha az seyahat ederek daha çok iş yapabilecek, üretim süreçleri hızlanacak” diyerek 5G’nin ekonomik faydalarına vurgu yaptı. Ayrıca, vatandaşlar için günlük hayatta daha hızlı internet, kesintisiz bağlantı ve yeni nesil uygulamalarla tanışma fırsatı sunacak.
5G DENEMELERİ BAŞLADI
Bakan Uraloğlu, 5G altyapısının test edildiğini ve 40’tan fazla lokasyonda deneme çalışmalarının başarıyla sürdürüldüğünü açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstanbul Havalimanı, dört büyük futbol kulübünün stadyumları ve bazı özel şirketlerin üretim tesisleri bu denemelerin yapıldığı yerler arasında. Bu testler, 5G’nin Türkiye koşullarına uyum sağlaması ve altyapının hazır hale gelmesi için kritik bir öneme sahip.
Türkiye’de 5G ihalesi, uzun süren görüşmeler ve titiz bir hazırlık süreci sonrası tamamlandı. Üç büyük operatörün yer aldığı bu süreç, rekabetçi bir ortam yaratıyor. Bakan Uraloğlu, “Üç operatörün olması, rekabeti artıracak ve kullanıcılara daha iyi hizmet sunulacak” dedi. Operatörlerin kampanyalar ve uygun fiyatlarla kullanıcıları 5G’ye çekmesi bekleniyor.
Programda sosyal medya düzenlemelerine de değinen Uraloğlu, teknolojinin getirdiği yeniliklerin yanı sıra sorumlulukların da önemine dikkat çekti. “Sosyal medyada bir anda milyonlara ulaşabiliyorsunuz, ancak bu sorumsuzca kullanılmamalı” diyerek, yanıltıcı reklamlardan dolandırıcılığa kadar birçok riskin olduğunu vurguladı. Türkiye’nin sosyal medya kullanımında dünyada 5. veya 6. sırada yer aldığını belirten Bakan, özellikle gençlerin korunması için yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını ifade etti. 16 yaş altı için ebeveyn iznine bağlı düzenlemeler ve 13 yaş altına hesap yasağı gibi adımlar gündemde.
5G'NİN FATURASI: ''HER NİMETİN BİR KÜLFETİ VARDIR''
5G’nin sunduğu yüksek hız ve yeniliklerin bir maliyeti olacağına da değinen Uraloğlu, “Her nimetin bir külfeti vardır. 5G’yi tercih eden kullanıcılar, bu teknoloji için bir fatura ödeyecek” dedi. Ancak rekabetçi operatörlerin varlığı, kullanıcıların bütçelerine uygun seçenekler bulmasını sağlayacak.
İşte Bakan Uraloğlu'nun açıklamalarının tamamı:
Tabii şu anda 4,5G'yi esasında hani, bir taraftan da başlayacağımız 5,5G gibi bir şey olacak. Hani 5G'nin artık son versiyonu, bütün gelişmelerin de ilave olduğu bir sistem diyelim. İhaleyi yaptık. Tabii uzun tartışmalar yani görüşmeler diyelim, tartışmalar değil de hani kamunun beklentisi nedir, hazinenin beklentisi nedir, operatörlerin beklentisi nedir vesaire. BTK tarafından uzun görüşmeler yürüttük. Zaman zaman ben de görüştüm ve en son bildiğiniz gibi ihalesini yaptık. Şimdi 1 Nisan 2026'da inşallah ilk sinyali almış olacağız.
1 Nisan 2026. Tabii burada şu an için 40'ın üzerindeki lokasyonda da bunu deneyimlediğimizi söyleyebiliriz. Nere? Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dört Büyükler'in stadyumu, İstanbul Havalimanı ve bazı özel şirketlerin üretim tesisleri, deneme amaçlı 40'ın üzerinde. Zaten deniyoruz. Bir taraftan da o bizim için hani test oluyor ne yapacağımıza.
Yani çok pratik söylersek ama yani sadece bir 10 kat hız değil, çok düşük gecikmeler siz göndermede, özellikle indirmede, özellikle indirmede, tabii tabii. Yani çok daha, aynı anda çok daha fazla cihaza bağlantı yapabilme imkanını sağlamış olacağız. Otomasyona geçmiş olacağız. Birçok noktada hani olmuş olanı çok daha ileri noktaya getireceğiz.
Vatandaş, halk açısından eee bu kolaylaştırıcı fonksiyonu oraya da yansıyacak tabii.
Şöyle, bir kere hani teknoloji odaklı iş yapan iş insanlarımız çok daha pratik, çok daha hızlı iş yapabilecekler. Yani onu belki çok daha az seyahat ederek daha çok kendilerine zaman kazandırmış olacağız. Bu kıymetli. Üretim tesisleri, işte robotların anlık, eee çok az, çok küçük gecikmelerle beraber üretimi daha hızlandırmaları, daha desteklemeleri bunları biz yaşamış olacağız. Tabii klasik kullanımda, kullandığımız telefonlardaki hızımız elbette artacak. Ha bunun mutlaka tabii bir faturası da olacak, hani sordunuz. Tabii miktar faturası olacak. Eğer siz buna talip olur, bu ihtiyacı hissederseniz mutlaka hani her nimetin bir külfeti olacak.
Burada üç tane operatör var. Üç tane operatörün olması yeterince rekabetçiliği de ortaya koyuyor. O bizim için kıymetli. Yani bir tekel yok burada. Dolayısıyla dediğiniz gibi o rekabet olacaktır. Kampanyalar olacaktır.
SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ
Şimdi bakın Mehmet Bey, ben sizin programınıza gelmeyi kaç günler önce planladım. Siz davet ettiniz, biz planladık. Biz hazırlık yaptık, hani neler gündeme gelir, güncel konular nelerdir. Siz de hazırlık yaptınız. Bak bir hazırlığın sonucu biz bu masanın etrafındayız. Dolayısıyla hepimizin sorumlulukları var. Kendimize karşı, milletimize karşı, ailelerimize karşı. Ama sosyal medyada bu yok maalesef. Siz bir anda milyonlarca insana ulaşabilecek bir imkana sahipsiniz. Bir hazırlık yapmanıza gerek yok, bir ahlaki terbiye içerisinde olmanıza gerek yok. Olanları elbette tenzih ediyorum.
Yani siz her türlü karşınızdaki insanları yanlış bilgilendirebilirsiniz, ya tabiri caizse zehirleyebilirsiniz. Sizin söylediğiniz gibi bir çöplük ortamının içerisine getirmiş olabilirsiniz. Onun için burada mutlaka düzenleme gerekiyor. Sadece çocuklarımız, gençlerimiz için değil esasında yetişkinler için de. Yanıltıcı reklamlardan tutun da dolandırıcılığa kadar varan. Ama daha çok tabii gençler bu mecrada daha çok etkin. Ya Türkiye bu konuda dünyada işte 5., 6. sırada.
Sosyal medya yaygınlığı. Yani 60-60 milyonların üzerinde kullanıcısı olan platformlar var. Dolayısıyla biz burada, 16-15, bunu tartışıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, bunları konuşuyoruz. Arkadaşlar getirdi, yanlış hatırlamıyorsam. 61.3 işte Instagram kullanıcısı var. 57 buçuk YouTube kullanıcısı var. Ya baktığınız zaman Türkiye'deki toplam kullanım sayısı 300 milyonun üzerinde. Hani çoklu kullanımlar da var. Dolayısıyla burada biz düzenleme yaparak gençlerimizi işin açıkçası koruyalım istiyoruz. En azından onlara objektif bilgi verme, bütün toplumumuza objektif bilgilenme imkanı sağlayalım istiyoruz. Çocuklarda da muhtemelen hani kademeli belki olacak gençlerimizde. 13-16 yaş arası ebeveyn iznine tabi, 13 yaşın altını komple hani bir hesabı olmasın istiyoruz. Onlar, onlar derslerine odaklansınlar ama hani yaşları netleştirmedik ama 16 yaş altında genel bir düzenlemeyle ilgili çalışmamız sonuçlanmak üzere.