2014 yılının Aralık ayında, Yunanistan’ın Patra Limanı’ndan İtalya’ya doğru yola çıkan Norman Atlantic adlı feribotta, Adriyatik Denizi’nde büyük bir yangın çıkmıştı. Bu felaket, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Begüm Akkaya’nın babası Dr. Hakan Akkaya, kazadan filikayla kaçmayı başarsa da, sonrasında kendisinden bir daha haber alınamadı.
Kazadan sağ kurtulan bazı yolcularla birlikte filikaya binen Dr. Hakan Akkaya, yoğun arama ve kurtarma çalışmalarına rağmen bulunamadı. O dönemde TRT Haber’e konuşan Begüm Akkaya, babasının hayatta olabileceğine dair umudunu koruduğunu belirtmiş ve “Umudumu kaybetmiyorum” demişti. Ancak aradan geçen 11 yıl, bu umutların yerini kabullenişe bıraktı.
''BU ACININ ÖBÜR TÜRLÜSÜ ÇOK AĞIR OLURDU''
Sibel Arna’nın programında babasının kaybıyla ilgili konuşan Begüm Akkaya, yaşadığı duygusal süreci çarpıcı ifadelerle anlattı. Babasının bulunamamış olmasının kendisini derinden etkilediğini belirten oyuncu, şunları söyledi:
“Benim babam çok özgürlükçü bir adamdı. İlk başta üzülüyordum, çünkü dua edebileceğim bir toprağı yoktu. Sonra her su kenarına gittiğimde, her denize girdiğimde ona sarılıyormuşum gibi hissetmeye başladım. Kendimi böyle inandırdım. Yoksa bu acının öbür türlüsü çok ağır olurdu.”
Akkaya, babasının anısını suyla özdeşleştirerek bu kaybı kabullenme yolunu seçtiğini ifade etti. Oyuncu, yaşadığı yas sürecinde duygularını dengelemek için geliştirdiği bu bakış açısının, ona hayata tutunma gücü verdiğini vurguladı.