İptal edilen hüküm, işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, işçinin hem asıl işvereni hem de alt işvereni (taşeron) birlikte arabuluculuk sürecine dahil etmesini zorunlu kılıyordu.
Madde, “Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde, işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır” diyordu. Bu durum, işçiden hukuki ilişkiyi tespit etmesini ve her iki tarafı da sürece katmasını bekliyordu.
Neden iptal edildi?
AYM, bu düzenlemenin işçilere orantısız bir yük getirdiğine hükmetti. Kararda şu ifadeler yer aldı: “İşçinin, taraf olmadığı asıl işveren ve alt işveren arasındaki hukuki ilişkiyi tespit ederek arabuluculuk sürecini birlikte yürütmesi, katlanamayacağı bir külfet oluşturuyor. Bu, mahkemeye erişim hakkını fiilen engelliyor.” Mahkeme, maddenin amacının işe iade davalarında taraf sıfatı sorunlarını çözmek olduğunu kabul etse de, uygulamanın işçilere haksız bir sorumluluk yüklediğini vurguladı.
İşçilere ne avantaj sağlıyor?
Bürokrasi azalıyor: Artık işçiler, asıl işveren ve alt işverenin kimliğini tespit etmek için uğraşmak zorunda kalmayacak. Tek bir arabulucuya başvuru yeterli olacak.
Hukuki erişim kolaylaşıyor: Mahkemeye erişim hakkı güçlenirken, süreç daha hızlı ve adil hale geliyor.
Ek maliyet kaldırıldı: İki tarafı da sürece katmanın getirdiği masraflar ve zaman kaybı ortadan kalkıyor.