Ayasofya'daki hutbesi ile ilgili tartışmalara Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın getirdiği açıklamaya inandığını ifade eden Mete Yarar, yine de Erbaş'ın bu konuşmayı yapmadan önce sözlerinin nereye gideceğini hesap etmesi gerektiğini savundu.
Atatürk ve beraberindekiler olmasayda İstanbul'un olmayacağını doğal olarak da Ayasofya diye bir meselenin bulunmayacağını söyleyen Yarar, bu nedenle Kurtuluş Savaşı'nı veren isimlerin saygıyı hakettiğini ifade etti.
24 Temmuz'da yaşanan bir diğer yanlışın ise Anıtkabir'le ilgili olduğunu hatırlatan Mete Yarar şunları söyledi:
"Ayasofya'nın ibadete açıldığı gün Anıtkabir kapalıydı. Gerekçe neydi? Dezenfekte ediliyordu. Gerekçe oydu. Bunun nereye gideceğini düşüneceksin. Bin orayı o gün dezenfekte ettimde bunun hesaplaşma olduğunu yani Ayasofya ile Lozan'ın ve Atatürk'ün bir hesaplaşma olduğuna götürür. Lozan'ı kutlamaya giden de bu ülkenin vatandaşı, Ayasofya'ya namaza giden de. Bunları normalleştirmediğimiz müddetçe ve bunları medenileştirmediğimiz müddetçe bunu yapmayacaksınız. o gün bunu yapmayacaksınız. Yaptığınız zaman da insanlara neden bunu düşünüyorsunuz demeyeceksiniz. O gün Hoca'nın da o gün o kelimeyi sarfettiği zaman nereye çekileceğini düşünüp taşınıp o kelimeyi öyle söylemesi gerektiği gibi."