Avrupa’daki daralmaya rağmen ihracatta yüzler gülüyor

Hükümetin ihracatı desteklemek için aldığı kararlar, Avrupa’da yaşanan durgunluğa rağmen satışların artmasına yardımcı oldu. Reel sektörün sorunlarına aktif çözüm bulma yeteneği ithalatın anormal seviyede artmasına engel olurken ihracatı artırdı. Tekstil sektörü ilave gümrük vergileriyle tekstil ithalatında 2011 yılından bu yana 40 milyar dolarlık artışın önlendiğini açıklarken ihracata yapılan dokunuşlar ise tüm zamanların Ekim rekorunun kırılmasını sağladı.

Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Avrupa’daki resesyon dikkate alındığında Türkiye’nin 10 aylık ihracat performansının başarı olarak yorumlanabileceğini söyledi. Dr. Çınar, 22,9 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek Ekim ayı ihracatının gerçekleşmesinin de sevindirici olduğunu ifade etti.

Hakan Çınar

Ekim ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Çınar, şöyle devam etti:

“Geçen ay ihracat yüzde 7,4 artarken, ithalattaki artış yüzde 1,3’te kaldı. Bu durumun yurt içinde üretimin artmasından kaynaklandığını düşünebiliriz. Ocak-Ekim dönemine baktığımızda ise 210,1 milyar dolarla geçen yılın aynı döneminin yüzde 0,3 üzerindeyiz. Avrupa’daki resesyonu gözönünde bulundurduğumuzda artışı başarı olarak yorumlayabiliriz. İhracatçılarımız resesyona adeta meydan okuyor. Geçen ay dış ticaret hacminin yüzde 3,9 artışla 52,5 milyar dolara ulaşmasını da olumlu bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Öte yandan, Ticaret Bakanımızın özellikle ihracata yönelik devlet yardımları konusunda desteklerin tam iki kat arttığını müjdelemesi sevindirici bir haber. Ancak bu iyi görünen tabloya rağmen, son dönemde ithalata getirilen ilave vergilerin maliyetlere yansıyacağını ve üreticiyi bir süre sonra zora sokabileceğini belirtmeliyim. İthalat maliyetlerinin Türkiye’nin üretim ve ihracatına etki ettiğini göz ardı edemeyiz. Oysa biz resesyona rağmen tercih edilen ülke olabilmeliyi sürdürmeliyiz. Bu süreçte düşük maliyetli kredilerle ihracatçılarımızı desteklemeye devam etmeliyiz. Genel maliyetlerin de üreticileri iştahlandırması gerekiyor.”

Öte yandan, tekstil ve hazırgiyim ithalatında ‘İlave Gümrük Vergileri’nin (İGV) artırılması sonrasında yaşanan tartışmalarla ilgili olarak tekstil sektörü bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, “Artırılan İGV’ler ile tekstil ve konfeksiyon sektörleri haksız rekabete karşı korunmuş, üreticiler üzerindeki haksız ithalat baskısı azaltılmaya çalışılmıştır. İGV, tekstil sektörü kar etsin diye değil, son dönemde çok hızlı şekilde artan haksız ithalatı engellemek ve sektörün sağladığı istihdamı korumak adına alınan bir önlem. Gümrük Birliği sebebiyle Türkiye’deki gümrük vergileri AB ile birebir uyumlu. AB dünyanın en liberal ekonomilerinden bir tanesi, üstelik AB’de tekstil ve hazırgiyim yatırımı yok denecek kadar az. İlave Gümrük Vergileri’nin 2011 yılında getirilme amacı da çok az olan gümrük vergilerine karşı ilave bir tedbir alınmasıydı. Eğer İGV’ler olmasaydı tekstil ve konfeksiyon ithalatı 2011’den bu yana 40 milyar doları geçerdi. 2011 yılında 600 bin seviyelerinde gerçekleşen tekstil ve konfeksiyon istihdamı 1,2 milyonu aşmazdı. Bu ülke adına yatırım yapıp üreten, istihdam sağlayan ve milyonlarca çalışanın değil, 3-5 ithalatçının kazandığı bir dönem olurdu.” denildi.

Ekonomi Haberleri