Yerli ve milli imkânlarla geliştirilen KAAN, KIZILELMA, TCG Anadolu ve SİPER gibi stratejik hamlelerle küresel alanda tarihi bir dönüşüm yakalayan Türk savunma sanayii, yüksek teknoloji odaklı üretim vizyonu ve tırmanan ihracatıyla hem Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılıyor hem de dünyada dengeleri yeniden kuruyor.
Kielce şehrinde düzenlenen 34. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nın açılışında konuşan Polonya Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, Türk savunma sanayisinin son yıllarda katettiği mesafeyi övdü.
"POLONYA'DA DA UYGULAMAK İSTEDİĞİMİZ BİR MODEL"
Türkiye'nin yalnızca kendi ihtiyaçları için üretim yapmadığını, aynı zamanda ihracatı teşvik ettiğini vurgulayan Kosiniak-Kamysz, "Bu Polonya’da da uygulamak istediğimiz bir model. Türkiye 20 yıl içerisinde büyük bir dönüşüm yaşadı. Geçmişte kendi ihtiyaçları için gereken teçhizatın yalnızca yüzde 20’sini üretiyor, yüzde 80’ini ise yurt dışından satın alıyordu. Bugün ise bu oranları tamamen tersine döndürmüş durumda." ifadelerini kullandı.
Kosiniak-Kamysz, Polonya'da mevcut yerlilik oranının yüzde 50 seviyesinde olduğunu aktardı.
"GÜÇLÜ VE GÜVENLİ BİR POLONYA İÇİN TÜM SORUMLULUĞU ÜSTLENİYORUZ"
Ukrayna'da devam eden savaşın güvenlik ihtiyacını daha net ortaya koyduğunu belirten Kosiniak-Kamysz, ordunun güçlendirilmesi ve askeri teçhizatın modernize edilmesi yolundaki kararlılıklarını vurguladı.
Fuarda Polonya Silahlanma Grubu tarafından amfibi zırhlı muharebe aracı Borsuk temel alınarak geliştirilen 40 tonluk yeni ağır zırhlı muharebe aracının prototipinin sergilenmesinden gurur duyduğunu ifade eden Savunma Bakanı, şu değerlendirmede bulundu:
"Kendi gücümüze inanalım ve bunu inşa edelim, çünkü yalnızca güçlü olanları savunmak isterler."