Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi’nde (AŞTİ) patlak veren "külçe altın" skandalı, adliyenin tozlu raflarından inerek mahkeme salonuna taşındı. Valizinden çıkan 15 kilo altının 1 kilosunu rüşvet vererek kaçmaya çalıştığı iddia edilen Fransız şüpheli ile o altını cebine attığı öne sürülen polis ve güvenlik görevlisi hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.
SKANDAL KAMERADA: 1 KİLO ALTIN KARŞILIĞI 'KAÇIŞ' PAZARLIĞI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın bir "müşterek fail" operasyonu olduğu vurgulandı. İddiaya göre; şüpheli Emir S., polis noktasında yakalandıktan sonra 1 kilo külçe altını rüşvet olarak verdi. Bunun karşılığında polis memuru Recep Ş. ve özel güvenlik görevlisi Çağlar E., şahsın diğer 14 kilo altınla birlikte kaçmasına göz yumdu. Ancak Emir S., terminalden çıkamadan diğer ekiplerce yakalandı.
SAVUNMALAR ŞAŞIRTTI: CEBİME BAŞKASI KOYMUŞ OLABİLİR
Mahkemede kendilerini savunan sanıkların ifadeleri ise "pes" dedirtti:
Polis Memuru Recep Ş.: "Montum askıda asılıydı. Şüpheli şahıs panik halindeydi. Muhtemelen rüşvet almışız izlenimi yaratmak için altını montumun cebine kendisi koydu. Eğer ben alsaydım, mesaim bitince alıp giderdim."
Özel Güvenlik Çağlar E.: "Polis memuru altını incelemek için benden istedi, ben de verdim. Seri numarasına bakıyordu. Rüşvet konuşmasına şahit olmadım."
Şüpheli Emir S.: "Altınlarımı çalacaklarından korktum, fotoğrafını çekip ses kaydı aldım. Kimseye rüşvet vermedim."
12'ŞER YIL HAPİS VE MERKEZ BANKASI DETAYI
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede; polis ve güvenlik görevlisi için "rüşvet almak", Emir S. için ise "rüşvet vermek" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istendi. Skandala konu olan ve piyasa değeri milyonları bulan toplam 15 kilo altın ise adli emanetten alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na teslim edildi.
Kaynak: DHA