İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi, 23 Nisan 2025 günü Marmara Denizi Silivri açıklarında meydana gelen ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde şiddetli şekilde hissedilen 6.2 büyüklüğündeki depremle ilgili ön inceleme raporunu kamuoyuyla paylaştı.
Asıl tehlike yerin altında! Cerrahpaşa'dan korkutan rapor: Büyük fay hala kırılmadı!
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan gelen ön inceleme raporu, 6.2 büyüklüğündeki Silivri depreminin, Marmara Denizi altındaki tehlikeli fay hatlarının sadece bir kısmını tetiklediğini ortaya koydu. Uzmanlar uyarıyor: “Asıl tehlike hâlâ yerin altında!”
Depremin Merkezi ve Etki Alanı Geniş
Raporda, yerel saatle 12:49:09'da meydana gelen depremin odak noktasının Silivri açıklarında, Marmara Denizi içinde olduğu ve moment büyüklüğünün (Mw) 6.2 olarak ölçüldüğü ifade edildi. Odak derinliği 13 kilometre olan depremin, sığ odaklı olduğu bilgisi verildi. Uzmanlar bu tip depremlerin yüzeye yakın gerçekleştiği için daha şiddetli hissedildiğine dikkat çekti.
Deprem; İstanbul’un hem Anadolu hem Avrupa yakasında tüm ilçelerde yoğun biçimde hissedilirken, Marmara Bölgesi'nin tamamında ve hatta Ege Bölgesi'nin bazı kesimlerinde bile etkili oldu. Episantrın Silivri merkeze uzaklığı ise yaklaşık 25 kilometre olarak hesaplandı.
85 Artçı Deprem Kayıt Altında
Rapora göre deprem sonrasında yaşanan artçı sarsıntıların sayısı 16:59 itibarıyla 85’e ulaştı. En büyüğü saat 15:12:57’de gerçekleşen 5.2 büyüklüğündeki artçı sarsıntı, bölgedeki gerginliğin devam ettiğini ve dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sismik Boşluk Uyarısı: Fay Hâlâ Tamamen Kırılmadı!
En dikkat çekici bölüm ise raporun sismik değerlendirme kısmında yer aldı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa uzmanlarının yaptığı açıklamaya göre, bu depremin meydana geldiği Kumburgaz Havzası, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi içinden geçen kolu üzerinde yer alıyor. Deprem, sağ yanal doğrultu atımlı bir fay mekanizmasıyla oluştu.
Ancak uzmanlar, bu sarsıntının Marmara’daki sismik boşlukların tamamını tetiklemediğini belirtiyor. Raporda şu kritik ifadeye yer verildi:
“Bu deprem dizisi ile kırılan alan, Marmara Denizi içerisinde sismik boşluk olarak tanımlanan ve kırılması beklenen fay parçalarının tümünü kapsamamaktadır.”
Bu ifade, Marmara Denizi altında hâlâ kırılmamış fay segmentlerinin bulunduğuna ve İstanbul'u daha büyük bir depremin bekliyor olabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlardan “Gerekli Tedbirleri Alın” Çağrısı
Raporda ayrıca, depremlerin zamanlamasına dair kesin bir öngörüde bulunmanın mümkün olmadığı ancak önleyici tedbirlerin alınması halinde olası can ve mal kayıplarının ciddi oranda azaltılabileceği vurgulandı. İstanbul gibi deprem riski yüksek bölgelerde, yapı denetimi, zemin etütleri ve kentsel dönüşümün daha da hızlandırılması gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.