Evet sevgili dostlar Anadolu, binlerce yıldır medeniyetlerin, inançların ve sırların kesiştiği topraklar oldu. Bu kadim coğrafyada öyle iki yapı var ki, aralarındaki benzerlik sadece taşlardan ibaret değil. Biri Akdeniz'in kadim şehri Tarsus'taki Donuktaş Tapınağı, diğeri ise Diyarbakır'daki Zerzevan Kalesi'nin derinliklerine gizlenmiş Mithras Tapınağı... Aralarında yüzlerce kilometre bulunan bu iki kutsal mekân, bugün hâlâ tarihçilerin, arkeologların ve ezoterizm ile uğraşanaraştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Tarih bize bunların farklı dönemlere ait yapılar olduğunu söyler. Ancak bazı araştırmacılar, bu yapıların ortak bir sembolik geleneğin izlerini taşıdığını ileri sürmektedir.
Öncelikle Tarsus'un merkezinde yükselen Donuktaş Tapınağını iyi incelemeliyiz. Burası Anadolu'nun en büyük Roma dönemi tapınak kalıntılarından biri olarak kabul edilir. Yapının hangi tanrı adına inşa edildiği konusunda farklı görüşler bulunur. En yaygın değerlendirme, Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş anıtsal bir kutsal alan olduğudur. Ama her şeyden önce burası bir MithrasTapınağıdır. Bu husus zaten başlı başına burayı özel kılmaktadır. Burası yalnızca bir tapınak değil, aynı zamanda gizli inisiyasyonların gerçekleştirildiği kutsal bir merkezdi. Bazı ezoterik yorumlara göre ise yapı, gökyüzündeki yıldız hareketlerine göre tasarlanmış sembolik bir "taş takvim" niteliği taşıyordu. En önemli husus ise Tapınağın altında olan gizli odalar ve bazı kutsal emanetler konusudur. Bu konu hala güncelliğini korumaktadır... Meşhur Tarsus Kazısı dahi burası baz alınarak yapılmıştır. Zaten Kazının yapıldığı yerden bu Tapınağa olan uzaklık tam 1000 adımdır.
Gelelim Diyarbakır'daki Zerzevan Kalesi’ne! Burası da özel bir alan olması ve Mithras Tapınağı’nın burada var olmasından dolayı büyük öneme sahip yerlerden biridir. Roma ordusu içerisinde yaygın olan Mithras kültüne ait bu yeraltı tapınağı, bugüne kadar Anadolu'da bulunan en önemli örneklerden biri olarak kabul edilmektedir.
Mithras inancı herkese açık değildi… Bu gizem kültüne yalnızca belirli aşamalardan geçen kişiler kabul edilir, törenlerin ayrıntıları dış dünyadan gizli tutulurdu. Yeraltına inşa edilen kutsal mekânın loş atmosferi, dar girişleri ve sembollerle dolu mimarisi, inisiyasyon geleneğinin önemli parçaları olarak değerlendirilmektedir.
Mithras tasvirlerinde en dikkat çekici sahne, Mithras'ın kutsal boğayı öldürmesi olarak bilinen "Tauroktoni" sahnesidir. Buradaki kurban ritüellerine dikkat etmek lazımdır. Özellikle ritüel alanı olarak belirlenen bir yerdi burası... Boğa, eski çağın sona erişini; Mithras ise yeni kozmik düzeni temsil eder. Yılan, köpek, akrep, kuzgun ve aslan gibi figürlerin de gökyüzündeki takımyıldızlarla ilişkilendirildiği yönünde çeşitli akademik yorumlar bulunmaktadır.
Donuktaş ile Zerzevan Arasında Gizli Bir Hat mı Var?
İşte tartışmaların en ilgi çekici kısmı burada başlıyor. Bazı araştırmacılar,Anadolu'daki önemli kutsal alanların görünmeyen enerji hatları üzerinde bulunduğunuaçıklamaktadır. Bu iddialara göre Donuktaş ve Zerzevan, aynı sembolik ağın iki önemli durağı olabilir. Kimileri bu hattı eski rahiplerin kullandığı kutsal bir rota olarak yorumlarken, kimileri ise Roma'nın seçkin inisiyasyon merkezlerinin birbirine bağlandığını ileri sürmektedir.
Mithras kültünde mağaralar ve yeraltı mekânları özel bir anlam taşır. Yeraltına inmek yalnızca fiziksel bir hareket değil; karanlıktan aydınlığa yapılan ruhsal yolculuğun sembolü olarak değerlendirilirdi. Bu nedenle Zerzevan'daki yeraltı tapınağı ile Donuktaş'ın anıtsal yapısı, bazı araştırmacılara göre aynı manevi öğretinin farklı mimari yansımaları olabilir. Anadolu'nun sessiz hafızası belki de bu iki yerdeki gizemlerin çözülmesi ile daha iyi anlaşılacak... Donuktaş bugün sessizce ayakta duruyor. Zerzevan ise toprağın altından yeniden konuşmaya başladı bile...
Belki de cevap hâlâ taşların arasında saklıdır. Ve belki de sırlar artık yeryüzüne çıkmaya başlayacaktır. Bütün bu hususları özellikle bu iki yerle alakalı yakın zamanda önemli haberler duyacağız... Özellikle Tarsus Donuktaş Tapınağına dikkat!!