AK Parti 25'inci kuruluş yıl dönümünü geride bırakırken, partinin Türk siyasetine girdiği 2002 seçimlerindeki ilk zaferinin sırrı ve iletişim stratejisi dikkat çekmeye devam ediyor. AK Parti'nin isim, logo ve ilk seçim kampanyası mimarlarından olan ve 15 Temmuz gecesi hayatını kaybeden merhum Erol Olçok, bu tarihi sürecin perde arkasını kendi sözleriyle açıklamıştı.
"O SAHİCİ BİR ADAM..."
2002 seçim zaferinin en temel unsurunun Recep Tayyip Erdoğan’ın toplum nezdindeki duruşu olduğunu söyleyen Olçok, doğrudan şu ifadeleri kullandı:
"Tayyip Erdoğan Türkiye'de temsil kabiliyeti en zirveye ulaşmış kişidir. Siyasi yasaklıyken de Tayyip Erdoğan'a insanlar oy veriyordu. Biz 2002'de kamuoyuna değil, kamu vicdanına sözlenen bir kampanya yaptık. Çünkü zaten insanlar Sayın Erdoğan'a oy vermeye hazırdılar. Üstelik yıllardır bekliyordular. Biz sadece onun iklimini oluşturduk, belki de dizaynını yaptık. Duygusal ve kamu vicdanına yönelen bir kampanya yaptık. Rasyonel bir kampanya yürütmedik. Çünkü o zaman o gerekiyordu. O sahici bir adam bir kez. Bu sahicilik insanların kalbinde bir karşılık buluyor. Siz filanca şeyi kurgulayıp yaparsanız insanlar onu beğenebilirler ama ona inanmazlar."
AMPUL LOGOSU VE İKİ TEMEL SÖYLEM: AYDINLIK VE TÜRKİYE
Partinin kurumsal kimliğini ve "ampul" amblemini oluştururken iki temel tema üzerinden ilerlediklerini belirten Olçok, izledikleri iletişim stratejisini şöyle dile getirdi:
"AK Parti kuruluşundan bugüne Sayın Başbakan'ın da katkılarıyla iki tane önemli tema üzerinden iletişimini sürdürmüştür. Bir tanesi aydınlık teması. O yüzden partinin ilk çıkış sloganı aydınlığa açık, karanlığa kapalı. İkinci teması da Türkiye'dir. O yüzden aydınlığa açık, karanlığa kapalı, sürekli aydınlık, her şey Türkiye için, Türkiye'nin umudu büyüyor... AK Parti'nin kuruluş manifestosunda ben de bir reklamcı olarak hep onu yapmaya çalıştım. Biz asla negatif bir söylem yapmayacağız. Hiçbir siyasi kuruluşu kötülemeyeceğiz. Hiçbir geçmiş lidere kötü bir şey söylemeyeceğiz. AK Parti hep Türkiye'nin ortak değerlerine ve kendisini anlatmaya devam edecek. Çünkü negatif söylemden Türk seçmeni bıktığı için 2002'de böyle bir sonuç çıktı."
"AK PARTİ ÇOK PAHALI BÜTÇELERLE KAMPANYA YAPAN BİR PARTİ DEĞİL"
Siyasal iletişim bütçelerine kıyasla oldukça ekonomik bir harcamayla seçime girdiklerini söyleyen Olçok, kampanyanın bütçe ve saha operasyonunu şu cümlelerle aktardı:
"2002'de açık hava merkezli bir kampanya yürüttük. Çünkü bizim hedef kitlemiz açık hava görenlerdi. 6 milyon dolar civarında bir harcama yaptı AK Parti tüm kampanya boyunca. Siyasal iletişim bütçeleri içerisinde çok komik bir rakamdır, gerçekten çok az bir rakamdır. AK Parti çok pahalı bütçelerle kampanya yapan bir parti değil. Bütçesini bir ajansa teslim etmiyor asla. Bütün satın almaları kendisi yaptığı için daha ekonomik bir kampanya yürütüyor. Diğer partiler belki mitinglerini profesyonelle verirken biz kendi insanlarımızla yaptık. Partide bir imece usulü, bir dayanışma vardır."