Son dönemde Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan gibi gencecik evlatlarımızın akran cinayetlerine kurban gitmesi ve organize suç örgütlerinin çocukları "tetikçi" olarak kullanmaya başlaması üzerine devlet en üst perdeden düğmeye bastı.
Ahmet ve Atlas'ın kanı yerde kalmayacak: Çocukları çetelerden kurtaracak dev reform! Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi...
Türkiye'yi sarsan Ahmet ve Atlas cinayetlerinin ardından AK Parti, çocukların suça sürüklenmesini engellemek için tarihi bir reform hazırlığına girdi. Sadece cezalar artmayacak; parçalanmış aileler mercek altına alınacak, rehabilitasyon süreçleri sil baştan yazılacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla hazırlanan yeni paket, çocuk suçluluğuna karşı "demir yumruk" ve "şefkat eli"ni eş zamanlı devreye sokuyor.
YARGIDA YENİ DÖNEM: CEZA İNDİRİMİ ARTIK "ZIRH" OLMAYACAK
Çalışmanın ilk ve en somut ayağını, yargı sistemindeki köklü değişiklikler oluşturuyor. Suç şebekelerinin, "çocuklar nasıl olsa az ceza alıyor" ya da "denetimli serbestlikle hemen dışarı çıkıyor" algısını bir istismar kalkanı olarak kullanmasının önüne geçilecek. Yeni düzenlemeyle, suça sürüklenen çocuklara yönelik Türk Ceza Kanunu'ndaki bazı maddeler yeniden yazılacak. Ağır suçlara karışan çocukların ceza alt sınırları yukarı çekilirken, onları birer suç makinesine dönüştüren azmettiricilere yönelik yaptırımlar ise "nefes kesen" cinsten ağırlaştırılacak. Artık çocuk yaştaki birinin eline silah verenler, doğrudan en ağır cezalarla yüzleşecek.
PARÇALANMIŞ AİLELER VE "TOPLUMSAL ÇÜRÜME" UYARISI
Hükümetin hazırladığı raporun en çarpıcı kısmını ise sosyolojik tespitler oluşturuyor. AK Parti kurmayları, Türkiye’de evlenme ve boşanma oranlarının neredeyse kafa kafaya gelmesini "toplumsal bir kriz" olarak niteliyor. Yapılan saha araştırmaları, suça sürüklenen çocukların ezici bir çoğunluğunun boşanmış, ebeveynlerinden biri cezaevinde olan ya da tamamen sahipsiz kalmış çocuklardan oluştuğunu gösteriyor. Aile bağları koptuğunda, sokağın insafına kalan çocuklar suç örgütleri için "kolay av" haline geliyor.
Kurmaylar, bu durumu "toplumsal bir çürüme" olarak tanımlayarak, sadece ceza artırmanın bu kanayan yarayı durdurmaya yetmeyeceğini, aile yapısının devlet eliyle tahkim edilmesi gerektiğini vurguluyor.
ISLAH SÜRECİNDE BİLİMSEL DEVRİM VE "SIFIR SUÇ" HEDEFİ
Meselenin ikinci ayağında ise büyük bir rehabilitasyon hamlesi yer alıyor. Hükümet, çocukların ıslahevlerinden "daha kıdemli birer suçlu" olarak çıkmasını engellemek için mevcut sistemi tamamen çöpe atmaya hazırlanıyor.
Akademisyenler, sosyologlar ve çocuk psikiyatristlerinden oluşan dev bir bilim heyetiyle ortak yürütülecek çalışma kapsamında, "sıfır suç" odaklı bir yol haritası çizilecek.
Öncelikle ailelere yönelik bir takip süreci başlatılacak; çocuğun suça gidiş yolundaki her adım, bilimsel veriler ve uzman desteğiyle daha yola çıkmadan kesilecek. Devlet, "suça sürüklenen çocuk" kavramını değil, "suçtan çekip alınan çocuk" kavramını sisteme hakim kılacak.
Kaynak: Haber Merkezi