Ahbap mağdurları! Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır savcıya ifade verdi... Hepsi suçu Haluk Levent'e attı

"Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasında deprem etkisi yaratan ifadeler ortaya çıktı! Ünlü oyuncu Hazal Kaya "Bağışım nerede?" diyerek mağdur olduğunu söyledi. Kumar iddialarına "alçaklık" tepkisini gösterdi. Özlem Gürses ise çark ederek sorumluluk kabul etmedi. Ruşen Çakır, dernek paralarının şahsi çıkarlar için kullanıldığını öğrenmekten büyük üzüntü duyduğunu söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının “Ahbaplar Suç Örgütü” soruşturmasında ifadesine başvurduğu gazeteci Özlem Gürses ile oyuncu Hazal Kaya’nın beyanları dikkat çekici itiraf ve pişmanlıkları ortaya koydu. Gürses, Ahbap’ın denetlenmesi gerektiğini savunduğunu, kendisinin bağış çağrısı yapmadığını ve kamuoyu nezdindeki itibarının kullanılmış olması hâlinde şikâyetçi olacağını söyledi. Hazal Kaya ise AHBAP’a 120 bin TL bağış yaptığını açıkladı, "Ben de mağdurum, bağışımın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum" dedi. Kaya, bağışların bahis ve kumarda harcandığı iddialarına ilişkin "Alçakça bir harekettir" ifadesini kullandı. İki isim de kamuoyu güveninin kötüye kullanıldığı ihtimali karşısında sert tepki gösterirken, biri sorumluluk kabul etmedi, diğeri açıkça mağduriyetini ve hayal kırıklığını dile getirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Özlem Gürses ile Hazal Kaya’nın ifadeleri alındı.

İki isme de deprem döneminde Ahbap Derneği ve Babala TV üzerinden yürütülen bağış kampanyaları, kamuoyundaki tanınırlıklarının bu süreçte kullanılıp kullanılmadığı ve derneğe duyulan güvenin hangi gerekçelere dayandığı soruldu.

İfadelerde, kamuoyuna verilen güven mesajlarının ardından yaşanan hayal kırıklığı, denetim eksikliği ve bağışların akıbetine ilişkin ağır şüpheler öne çıktı.

HAZAL KAYA: AHBAP’A 120 BİN TL BAĞIŞ YAPTIM

Hazal Kaya, deprem döneminde her vatandaş gibi yardım etmek istediğini ve Babala TV’nin canlı yayınına kendi isteğiyle katıldığını söyledi. Kaya, yayına gitmesi için kimseden çağrı ya da yönlendirme almadığını, o dönemde hamile olduğu için depremden etkilenen kadın ve çocuklara karşı daha yoğun bir sorumluluk hissettiğini anlattı.

İfadesinde en dikkat çekici ayrıntı ise AHBAP’a yaptığı bağış oldu. Kaya, derneğe şahsen 120 bin TL bağış yaptığını açıkladı ve "Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum" dedi.

"BAĞIŞIMIN NEREYE GİTTİĞİNİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM"

Hazal Kaya, ifadesinde yalnızca hayal kırıklığını değil, bağışının akıbetini öğrenme talebini de açıkça dile getirdi. Kaya, "Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Gerekli olursa şikâyet hakkımı da kullanacağım" ifadelerini kullandı.

Kamuoyundaki tanınırlığının bağış toplamak amacıyla kullanılmış olmasını “topluma yapılan bir kötülük” olarak nitelendiren Kaya, derneğin Kızılay’dan çadır temin etmesinin ve bazı kamu görevlilerinden destek açıklamaları paylaşmasının kendilerinde güven oluşturduğunu söyledi. Ancak gelinen noktada bu güvenin kötüye kullanıldığını savundu.

"BAHİS VE KUMARDA HARCANMASI ALÇAKÇA"

Hazal Kaya’nın ifadesindeki en sert bölüm, bağışların bahis ve kumarda kullanıldığı iddialarına ilişkin oldu. Kaya, basından öğrendiğini söylediği savunmaları "korkunç" bulduğunu belirterek, bunların hiçbir geçerliliği olmadığını söyledi.

"Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularını suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir" diyen Kaya, derneğe duyduğu güvenin yıkıldığını ve kendisini mağdur hissettiğini ifade etti.

ÖZLEM GÜRSES: BAĞIŞ ÇAĞRISI YAPMADIM

Özlem Gürses ise ifadesinde deprem döneminde işsiz olduğunu, ekranlarda yer almadığını ve yalnızca bazı YouTube yayınlarına katılıp sosyal medya paylaşımları yaptığını söyledi. Gürses, Ahbap ve Babala TV’ye yönelik paylaşımlarının bağış çağrısı amacı taşımadığını, bu yapıların bağımsız organlarca denetlenmesi gerektiğini savunduğunu belirtti.

Haluk Levent’le şahsi tanışıklığının olmadığını söyleyen Gürses, depremden önce kendisiyle herhangi bir röportaj ya da özel haber çalışması yapmadığını ifade etti. Kendisinin hiçbir yayında Ahbap adına yardım istemediğini savunan Gürses, kamuoyundaki itibarının bağış toplamak için kullanıldığının ortaya çıkması hâlinde şikâyetçi olacağını açıkladı.

"BENİ KULLANDILARSA ŞİKÂYETÇİ OLACAĞIM"

Gürses, toplum önünde tanınan kişilerin itibarının kullanılması ihtimaline özellikle dikkat çekti. "Eğer ben ve benim gibi toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandıysa, tespitlerin ortaya çıkmasıyla bizzat şikâyetçi olacağım" diyen Gürses, afet dönemindeki iletişim ve koordinasyon sorunlarının kötü niyetle kullanılmasını "vicdansızlık" olarak nitelendirdi.

Ancak Gürses, kendisinin herhangi bir kurumu parlatma çabasında olmadığını ve bu nedenle sorumluluk hissetmediğini söyledi. Gürses, açık bir pişmanlık beyanında bulunmadı; buna karşılık kamuoyu güveninin izinsiz kullanılması hâlinde hukuki yollara başvuracağını belirtti.

HALUK LEVENT’E “LAKAYIT TAVIR” ELEŞTİRİSİ

Özlem Gürses, Haluk Levent’i deprem felaketinin üçüncü yıl dönümünde Hatay’dan canlı yayına konuk aldıklarını söyledi. Bu yayında Levent’in ofis sandalyesinde oturarak depremzedelerden bahsettiğini ve tavrını “lakayıt” bulduğunu ifade etti.

Gürses, bu rahatsızlığını yayın sırasında reji ekibine ilettiğini, programın da deprem sonrası yerine getirilmeyen vaatleri sorgulayan bir içerikte olduğunu anlattı. Yayında müteahhidi kaçan projelerde mağdur olan iki depremzede avukatını konuk ettiğini belirten Gürses, bunun verilen sözlerin peşinde olduğunun göstergesi olduğunu savundu.

"ÖRGÜTSEL YAPI VARSA FARKINDA DEĞİLDİM"

İfadesinde "Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kurulduysa ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldıysa ben bunun farkında değildim" diyen Gürses, Ahbap ve Babala’nın rakibi görülen kuruluşlara çağrı yapan kişilerin karalanmış olabileceğini de bilmediğini söyledi.

Gürses, "Bu denli büyük bir travma içinde bunu düşündülerse yazıklar olsun" diyerek olası manipülasyona tepki gösterdi.

"KAMU GÖREVLİLERİYLE FOTOĞRAF VEREREK KAFALARI KARIŞTIRDI"

Özlem Gürses, Haluk Levent’in kamu görevlileriyle ve sahada çekilen fotoğraflarla güven algısı oluşturduğunu savundu. "Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı" diyen Gürses, buna rağmen özür dilemesini gerektirecek bir eylemde bulunmadığını söyledi.

Devlet kurumlarına saygılı olduğunu, Ahbap ve Kızılay dâhil bütün yapıların denetlenmesi gerektiğini savunan Gürses, o dönemde hiçbir kuruma özel destek çağrısı yapmadığını söyledi. Gürses, Kızılay’ın çadır satışı tartışmalarının vatandaşlarda tereddüt oluşturduğunu, buna karşılık Ahbap’ın da aynı şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

BİRİ SORUMLULUK KABUL ETMEDİ, DİĞERİ “MAĞDURUM” DEDİ

İki ifade arasındaki en belirgin fark, yaşananlara ilişkin kişisel sorumluluk ve pişmanlık yaklaşımında ortaya çıktı. Özlem Gürses, bağış çağrısı yapmadığını, şeffaflık ve denetim talep ettiğini, bu nedenle sorumluluk hissetmediğini söyledi. İtibarının bilgisi dışında kullanılması hâlinde ise şikâyetçi olacağını açıkladı.

Hazal Kaya ise AHBAP’a 120 bin TL bağış yaptığını belirterek kendisini doğrudan mağdur olarak tanımladı. Bağışının nereye gittiğini öğrenmek istediğini, güveninin zedelendiğini ve gerekirse şikâyetçi olacağını söyledi. Kaya’nın "Bahis ve kumarda harcamak alçakça bir harekettir" sözleri dikkat çekti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmada çok konuşulacak bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan gazeteci Ruşen Çakır, İstanbul Adalet Sarayı’na giderek savcılığa ifade verdi. Çakır’ın ifadesinde Haluk Levent ile ilişkisinden devlet kurumlarıyla ilgili iddialara, derneğe yaptığı bağıştan suçlamalara verdiği yanıtlara kadar sarsıcı detaylar yer aldı.

Gündeme bomba gibi düşen ifadede Ruşen Çakır, dernek paralarının şahsi çıkarlar için kullanıldığını öğrenmekten büyük üzüntü duyduğunu belirterek tepkisini dile getirdi. İşte gazeteci Ruşen Çakır'ın savcılığa verdiği ve dosyaya giren o ifadesinin tamamı:

"AHBAP DERNEĞİ’NE YARDIMDA BULUNDUM"

Ruşen Çakır ifadesinde, "Haluk Levent'i şahsen tanımam. Sadece kendisini sanatçı olması sebebiyle bir vatandaş olarak bilirim. Soruşturma içeriğinde bulunan haber doğrudur bana aittir. Bu yapmış olduğum haber tamamen o dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak Ahbap Derneği’nin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğunu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haberini yaptım. Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadım. Şahsım olarak ve ailem tarafından da Ahbap Derneği’ne çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum. Haluk Levent'i tanımam. Hiç bir şekilde bir araya gelmedim. Haluk Levent'in başka yapmış olduğu herhangi bir organizasyonda da yer almadım" dedi.

"KAZANÇ SAĞLAMA HUSUSUNU KABUL ETMİYORUM"

Çakır, "O dönem deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bilgi vermesi, Kızılay, AFAD gibi kuruluşların yetersiz kaldığını, Ahbap Derneği’nin ise fonksiyonel olarak çok yeterli bir şekilde yardım görevini yerine getirdiğini söylemeleri sebebiyle yapmış olduğum bir haberdir. Yukarıda da belirttiğim gibi tamamen bir durum değerlendirmesidir. Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum. Ben 41 yıldır gazetecilik mesleğini icra etmekteyim. Toplumun büyük bir kesimi uzun yıllardır yazılarımı okurlar, haberlerimi değerlendirirler. Bu dernek sayesinde artan bir popülerliğim söz konusu değildir. Zaten tanınan bir kişiyim. Yöneltilen kazanç sağlama hususunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ülke deprem gibi bir afetten geçmişti. Burada kazanç değil, insanların zor durumları akılda kalmaktadır. Herhangi bir kazanç sağlamam olmamıştır" dedi.

"DEVLET KURUMLARINI AŞAĞILAMADIM"

Çakır, "Ben kesinlikle devletin hiçbir kurumunu aşağılamadım. Deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bize vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda Ahbap Derneği’nin yardım konusunda iyi olduğunu yazdım. Kimseyi devletimize ya da devletin kurumlarına güvenmeyin şeklinde telkinde bulunmadım. Bu yapılan haber bir yönlendirme değil, bir durum değerlendirmesidir. Bu derneğe ilişkin yapmış olduğum haber tamamen oradaki insanların içerisinde bulunduğu zor durumdan bir önce kurtulmasını sağlamaktır. Bana bu derneğin maddi manevi zerre katkısı olmamıştır" dedi.

"DERNEKLE UZAKTAN YAKINDAN İLİŞKİM YOKTUR"

Çakır, "Benim yukarıda beyanda da belirttiğim gibi deprem bölgesine gitmediğim doğrudur. Fakat orada bulunan arkadaşlarımızdan sürekli olarak bilgi aldım. Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. 6 Şubat depremi ülkece ve milletimiz olarak tüm bireyleri zorluk içerisine düşüren bir durumdur. Burada insanlık adına yapmış olduğumuz her şey tamamen deprem bölgesinde mağduriyet yaşayan insanların bir nebze de olsa onlara faydalı olma anlayışıdır. Bu soruşturmalar neticesinde söz konusu Ahbap Derneği’nin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığının öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da beni üzmüştür. Bende bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişiler cezalandırılır" dedi.

KAMUOYU GÜVENİ SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE

İfadeler, soruşturmanın yalnızca bağışların mali akıbetiyle değil, kamuoyunda tanınan isimlerin oluşturduğu güvenin nasıl kullanıldığıyla da ilgilendiğini ortaya koydu.

Hazal Kaya, kamuoyu nezdindeki bilinirliklerinin bağış toplamak için kullanılmasını topluma karşı işlenmiş bir kötülük olarak değerlendirirken; Özlem Gürses, böyle bir kullanımın tespit edilmesi hâlinde şikâyetçi olacağını söyledi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 54 şüpheliden aralarında Ahbap Derneği kurucusu şarkıcı Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 28 şüpheli tutuklanmıştı.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri