Af istemiyorum gelmesin!

Bu yazımı yazdığım saatlerde MHP af teklifini TBMM’ye sundu...

MHP seçim vaadi olarak sunduğu af teklifini gerçekleştirmek için harekete geçti…

Teklifin ayrıntılarını bugün göreceğiz…

Başkan Recep Tayyip Erdoğan bu teklifle ilgili açıklamada çok önemli bir yaklaşım gösterdi: ”Devlet sadece kendisine karşı olan suçları affedebilir, şahıslara karşı işlenmiş suçları affetme yetkisi devlette değildir! Bu suçları affetme yetkisi sadece o suçun sonucu mazlum duruma düşmüş kişilerindir!” dedi…

Başkanımızın bu yaklaşımı tamamen Allah'ın emrettiği adalet sisteminin bir parçasıdır...

Geçtiğimiz günlerde yine lanetler okuyarak izlediğimiz dokuz yaşındaki Sedanur'un katledilmesi bunun bir örneği…

Katledilerek cennete gönderilen bu meleğin katilini kim affedebilir?

Ya da yıllardır mutfak masraflarından, çocuklarının nafakasından, dişinden tırnağından biriktirdiği paralarla zor günler için aldığı altınlarını çaldıran teyzenin, hırsızını kim affedebilir?

Adaleti sağlaması gerken hakimin aldığı rüşvetler sonucu hain FETÖ zombilerini salıvermesini kim affedecek?

Bu örnekleri yazmakla bitiremem…

İşte kalbimizin bir nebze olsun kalbimizi soğuması için ben af istemiyorum!

Cezalarını çeksinler…

İdama “Evet!”, affa “Hayır!” diyorum...

AH NAZLI TEYZE AH...

Gençlik yıllarımı sol görüşlü bir “yoldaş” olarak geçirdiğimden dolayı, o dönemin en faşist gazetesi Tercüman’dan dolayısıyla da Kemal ve Nazlı Ilıcak'tan hiç hoşlanmazdım… Hattâ nefret ettiğimi bile söyleyebilirim…

Yıllar içinde dengeler değişti ve 28 Şubat döneminde ben da hayatımı değiştirmemle birlikte farklı bir bakış acısı yakaladım…

Daha sonra sahnede, TBMM salununda Ecevit ve şürekası tarafından taciz edilen Merve Kavakçı'yı koruyan cevval bir Nazlı Ilıcak gördüm…

Nazlı Ilıcak’a karşı kalbim yumuşadı ve geçmiş hayatında yaptığı kötülükleri unutmayı tercih ettim…

Bir dönem AKPARTİ ile yolları kesişmesine rağmen parti içinde aktif siyaset yapması için yol açılmadı...

Bir dönem sonra ne olduysa söylemleri değişti!!!

Bir anda Nazlı Ilıcak'ı hain FETÖ’nün bir numaralı sözcüsü olarak sahnelerde, üstelik de başrolde izlemeye başladık!

Nazlı teyzenin faşist ve korkunç yönü bir anda tekrar canlandı!

Katıldığı TV programlarında tehditler, ağza alınmayacak sözler havalarda uçuştu…

Bir dönem, gazetesinde kuponla beyaz eşya dağatacağını söyleyerek milleti (içlerinde benim saf annem de var!) dolandıran ve sonra tövbe eden oğlu Mehmet Ali Ilıcak da sosyal medyada annesini bir çok kez uyarmak zorunda kaldı…

O dönemde yazdığım bir yazıda ben de “Nazlı teyze, boğazdaki yalında otur, örgü ör, torunlarına kek, börek yap; bırak bu işleri!” diye uyarmıştım...

Hain zombiler belli ki ikna etmişlerdi Nazlı teyzeyi!

Belki de o zombileri ikna etti… Kim bilir ne tür alışverişler yapıldı, ne vaadler verildi…

Sonuç olarak geçen gün mahkemeye giderken çekilmiş görüntülerini izledik…

Bu görüntüler içimde en ufak bir acıma hissi uyandırmadı…

Aklıma tek gelen 12 Eylül ve 15 Temmuz’du...

Ve bu darbelerle yok edilmiş gencecik hayatlardı...

NOT: Zavallı çocuklar yeni eğitim yılı için yollara döküldüler… Trafikteki keşmekeşin nedeni ise çocuklara yaşatılan servis zulmü… Maalesef uzun saatler boyunca okulda kalmak zorunda kalan çocuklarımız bu yetmezmiş gibi, bir de evlerine dönmek için İstanbul trafiğinin içinde korkunç bir zaman geçiriyorlar… Öyle algılanmasa bile bu bir vahşettir! Bu vahşeti çocuklarına reva gören sözde bilinçli ebeveynlere Allah akıl fikir versin! O sözümona “iyi bir eğitim”(!) almaları için uzun saatler boyunca okullarda, etüdlerde, yollarda kalan çocuğunuza hiç mi acımıyorsunuz? Yazık çok yazık! Neredyse bütün dünyada büyük bir başarıyla uygulanan ve hızla yaygınlaşan “Ev Okulu” uygulaması artık çıksa da en azından aklını kullanan ebeveynler ve çocukları rahat etse...

Haberleri