Adnan Oktar, Cem Küçük ve M. Ali Ilıcak hedef tahtasında!

FETÖ soruşturmasından tutuklı Nazlı Ilıcak'ın oğlu Mehmet Ali Ilıcak, geçtiğimiz aylarda, ünlü gazeteci Rauf Tamer'in oğlu Emir Tamer ile birlikte 1 AN TV'yi kurmuştu.

Medyada polemikleri ile adından söz ettiren Cem Küçük de Star gazetesinden ayrıldıktan sonra Mehmet Ali Ilıcak’ın sahibi olduğu 1 AN TV’de program yapmaya başlamıştı.

Diriliş Postası yazalarından Ali Sali, 'Hakikatperver' internet sitesine 1 AN TV ve bahsi geçen isimler hakkında çok ağır ifadeler içeren bir yazı kaleme aldı.

Cem Küçük'ün Star gazetesinde RTÜK'ü hedef alan yazılarının perde arkasını aralayan Ali Sali, kamuoyunda "Adnan Hoca" olarak bilinen Adnan Oktar'dan Mehmet Ali Ilıcak'a kadar birçok isme çok sert ifadeler ile yüklendi.

İşte o yazı;

Pornocu Muhafazakârlar!

Bu iki kelimenin herhangi bir cümlede bir araya gelmesinin asla mümkün olmaması gerekir diye düşünüyorsanız bilin ki yanılıyorsunuz! Çünkü bu iki kelimeyi ne yazık ki aynı cümle içinde kullanabileceğimiz öyle örnekler var ki anlatsak duyduklarınız karşısında dudaklarınız uçuklar!

Üstelik bu muhafazakâr bilinen pornocuların en büyük destekçileri, tetikçileri de yandaş – havuz medyası olarak tesmiye olunan medya içine yuvalanmış durumda!

En önde gelen tetikçilerinden biri de Türkiye’nin bir güvenlik meselesi olarak algılaması gerektiğini düşündüğümüz İstanbul’da büyük bir çiftliği olan, çiftliğinin yanı sıra televizyon kanalı da olan, üstelik yanında yöresinde yarı çıplak hatunların fink attığı ve kendisine de hoca denilen birinin yetiştirdiği bir kalem!

Üstelik söz konusu pornocuların tetikçiliğini yapan bu tetikçi kalem aynı zamanda yandaş – havuz medyası olarak tesmiye olunan medyanın birkaç televizyon kanalında birden programlara çıkıyor! Hoca olarak bilinen kişi ise bir dönem İstanbul jet sosyetesinin çocuklarına el atıp onlara güya İslâm ile ilgili dersler verdiğinin bol miktarda reklamının yapıldığı bir zibidi!

Ha o pornocu muhafazakârlar mı? Onlar da bu kendisine hoca denilen kişinin dizinin dibinde eğitim almış kişiler! İstanbul’da merkezi bir yerdeki ofislerinde çok sık olarak bu tetikçi kalemle de bir araya geliyorlar! Bu tetikçi kalem boğazdaki bir yalıda onur konuğunun bir vakfın kurucu başkanının olduğu hepsinin gazeteci olduğu 12 kişilik yemeğe de katılanlar arasında!

MİT Müsteşarı Hakan Fidan artık bu tetikçi kalemde ne buluyorsa Külliye’de bir odada onunla 45 dakika görüşecek kadar zaman bile ayırabiliyor! Şimdi pek yapmıyor, ama geçen yıllarda utanmadan, yazdığı bilgileri istihbarat başkanından aldığını yazma pervasızlığı bile yapıyordu. Hatta bazen bu yazdıklarını sanki Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla yazdığını bile ima ediyordu!Neyse meselemiz bu pornocu muhafazakârların tetikçilerini yazmak değil!RTÜK Kanunu’na göre Türkiye’de ister yerel, ister ulusal olsun bir televizyon yayını yapmak istiyorsanız RTÜK’ten izin almanız gerekiyor. Bu pornocu muhafazakârlar ise yıllardır Türkiye’de porno yayın yaptıkları halde RTÜK’ten bir defa bile izin almış değiller!RTÜK uyuyor mu diyebilirsiniz? Hayır, uyumuyor, ama o kurum da kanunlar çerçevesinde faaliyet yürütüyor! Yapabildiği sadece o kanalların kapatılması için dava açmak!

RTÜK davayı açıyor açmasına! Ki açtığı davaların hepsini de kazanıyor! RTÜK davayı kazanır kazanmaz, hemen tetikçi gazeteciler devreye giriyor ve RTÜK’e saldıran yazılar yazmaya, RTÜK’e saldıran haberler yaptırmaya başlıyorlar! 17 – 25 Aralık’tan bu yana da FETÖ revaçta olduğu için bu kuruma FETÖCÜLÜK’ten saldırıyorlar!

Dava kazanılıyor kazanılmasına da, işte ondan sonrası karışık! Bu pornocu muhafazakârlar hemen yürütmeyi durdurma kararı çıkartıyorlar, hem de birkaç saat içinde! Üstelik bu davaların hepsi de aynı İdare Mahkemesi’ne açılıyor ve ne hikmetse pornocuların lehine karar veriyor! O mahkeme üzerinde de Türkiye’nin çok yakından tanıdığı ve oğlu vasıtasıyla meydan okumaktan çekinmeyen birinin etkisinin olduğu iddia ediliyor!

Bunlar nereden aklımıza geldi? Hemen belirtelim: Bu pornocu muhafazakârlar kısa süre önce RTÜK’ün kanallarını kapatması üzerine yürütmeyi durdurma kararı almak yerine yeni bir yola girdiler: Kanalın ismini değiştirip kapatıldıktan tam 5 dakika sonra yeni isimleriyle yayınlarına devam ettiler!İki – üç rakamlı milyon dolarlık ciroları, iki rakamlı milyon dolarlık karları bırakmak kolay değil tabii ki!

Bu milyon dolarlardan tetikçilere de pay ayırıyorlar, TÜRKSAT çalışanlarına da, İdare Mahkemelerine de pay ayırıyorlar!Bu muhafazakâr bilinen pornoculardan biri bir dönem sağın en önemli gazetesinin sahibinin oğlu, diğeri yine bir dönem sağın simge isimlerinden biri olan bir gazetecinin oğlu! Bundan 30 – 40 yıl öncesini hatırlayanlar ilk defa gazetesini Babıâli dışına taşıyan medya patronu dediğimde hemen bileceklerdir bu gazeteyi ve bu gazetenin en önemli yazarlarından biri olan yazarı! Gazete binasının olduğu yere daha sonra neredeyse bir mahalle kuruldu! Şimdi o gazete de, o gazetenin binası da artık tarih oldu bile diyebiliriz!

Bu porno kanallarından pay alanlar arasında ise Cumhurbaşkanımızın TUZLUK olarak adlandırdığı ve bir ara bakanlık da yapan biri de var! Diyeyim de gerisini siz tahayyül edin! Belki unutulmuştur, çünkü Türkiye’de gündemi o kadar hızlı yaşıyoruz ki, birkaç yıl önceki bir olayı hatırlamaktan vazgeçtik, birkaç ay önceki olayı hatırlamakta bile zorlanıyoruz!

Cumhurbaşkanımızın TUZLUK olarak adlandırdığı bu milletvekilleri 17 – 25 Aralık sürecinde hepsi de seçildikleri partiden istifa ederek kaçtılar! Sadece istifa etmekle kalmadılar, seçildikleri partinin aleyhine faaliyetlere katıldılar, ellerinden gelen tüm kötülükleri yapmaya azm –ü cezm –ü kastettikleri gibi, bu kötülükleri yaptılar da! Şimdi anlıyoruz ki o kadar alçalmalarının sebeplerinden biri de üç – beş Amerikan doları içinmiş! Kendilerini başka neler için satarlardı bunu biz tabii ki bilemiyoruz!

Fakat bildiğimiz bir şey var: Muhafazakâr olarak adlandırılan birkaç pornocu zibidinin bürokraside tıkanan işlerini üç – beş Amerikan doları için takip ederlermiş!Bu mesele daha epey su kaldıracak bir yapıya sahip!Nasipse devam ederiz konuya!

Medya Haberleri