×
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Magazin
  • Seyahat
  • Yaşam
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Eğitim
  • Popüler Haberler
☰
  • Ana Sayfa
  • Gündem

Adalar üzerinden Türkiye'ye tehdit

Yunanistan'ın uluslararası hukuka aykırı ve saldırgan bir tutumla Ege Denizi'ndeki adaları silahlandırdığını belirten uzmanlar, Türkiye'nin cephaneliğe çevrilen adalar üzerinden tehdit edildiği görüşünü paylaştı.

22/08/2020 13:18
112

Son dakika haberine göre, kıta sahanlığı, karasular, FIR hattı, ihtilaflı bölgeler, adaların  silahlandırılması ve Batı Trakya'daki Tük azınlığa yönelik hak ihlalleri Ankara  ile Atina arasında gerilimi sık sık tırmandırıyor.

212

Yunanistan, başta Limni-Semadirek olmak üzere Ege'deki birçok adayı  1936 Montrö Antlaşması'nı dayanak göstererek 1960 yılından beri silahlandırıyor.

312

Lozan Antlaşması ve diğer uluslararası anlaşmalarla Ege'deki adaların silahsız  olması koşulu getirildiği halde Yunanistan'ın Ege adalarını cephaneliğe  dönüştürdü. Adaların Yunanistan tarafından silahlandırılmasının Türkiye'nin milli  güvenliğine yönelik bir tehdit olduğunu belirtiliyor. Türkiye, Yunanistan'ın bu  faaliyetlerini yakından takip ederken bir yandan da uluslararası anlaşmaların  kendisine tanımış olduğu hakları gündeme getiriyor.

412

Rodos, İstanköy ve On İki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği  (ROİSDER) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Lozan ve Paris anlaşmalarına aykırı  hareket eden Yunanistan'ın Ege'deki 23 adanın büyük kısmını cephaneliğe çevirerek  uluslararası tüm anlaşmaları ihlal ettiğini söyledi.

512

Kaymakçı, Rodos ve On İki Adanın, 1947’de Paris Anlaşması'yla  Yunanistan'a verilirken adaların kesinlikle silahlandırılmama koşulunun  getirildiğini hatırlatarak, "Lozan ve Paris anlaşmasıyla silahlardan ve askerden  arındırılan Limni, Sakız, Sisam ve İstanköy adaları 1960’lı yıllardan sonra Yunanistan tarafından silahlandırılmaya başlandı. Son yıllarda ise bu adalar  mekanize birliklerin kışlası haline dönüştürüldü. Yunanistan bu adaları  Türkiye'ye karşı silahlandırıyor." diye konuştu.

612

Lozan Antlaşması'na göre Atina'nın Limni, Sakız, Sisam ve İstanköy  adalarında sadece güvenlik amacıyla polis ve jandarma bulundurma hakkı olduğunu  anlatan Kaymakçı, Yunanistan'ın bu anlaşmaları hiçe sayarak on binlerce askeri  Rodos ve Midilli'ye yerleştirdiğini aktardı.

712

Yunanistan'ın adalara asker yığmakla kalmadığını Limni, Rodos, Midilli  ve İstanköy'e savaş uçakları için havaalanları inşa ettiği bilgisini paylaşan  Kaymakçı şöyle devam etti:

"Atina adaları askeri üs bölgesi haline getirdi. Şu anda 18 ada  silahlandırılarak cephanelik haline getirildi. Limni, Midilli, İstanköy ve Rodos  adalarına Türkiye'ye karşı jet harekatı için havaalanı inşa edildi ve savaş  uçakları yerleştirdi.Dolayısıyla Türkiye'ye karşı potansiyel tehdit var. Türkiye  bu konuda Atina'ya nota verdi. Fakat Yunanistan hükümeti NATO üyesi bir ülke  olmasına rağmen uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak geri adım atmıyor ve  gerginliği tırmandırıyor. Türkiye, egemenliğini tehdit eden bu sorunu çözmek için  uluslararası haklarını kullanmak durumundadır.

812

Türkiye, Uluslararası Adalet Divanı dahil, karşılıklı olarak mutabık  kalınacak her çözüm yoluna açık olduğunu ve sorunu barışçıl yollarla  çözülebileceği mesajını Atina'ya her defasında vermiştir. Nitekim 2002-2016  yılları arasında Yunanistan ile görüşmeler yapılmış Yunanistan'ın tavrından  dolayı görüşmeler sekteye uğramıştı. Türkiye eninde sonunda adaların statüsünü ve  silahlandırılma sorununu uluslararası mahkemelere taşıyacaktır ve Yunanistan 1947  Paris Antlaşması'nın hükümlerine uymak zorunda kalacaktır."

912

Trakya Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof.  Dr. Sibel Turan da Türk-Yunan ilişkilerinin çatışma, uzlaşmazlık ve gerginlik  odaklı yürüdüğünü söyledi.

1012

Uluslararası sistemde 1960’lardan itibaren bloklar arası tehdit  algılarının azalarak blok içi anlaşmazlıkların ve çatışmaların arttığına dikkati  çeken Turan, “Başta Kıbrıs ve Ege sorunları olmak üzere Türkiye ve Yunanistan  arasındaki uzlaşmazlıklar iki ülkeyi çoğu kez sıcak savaşın eşiğine kadar  getirdi.” dedi.

1112

Turan, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlali ve  baskıcı politikalarının yanı sıra Ege Denizi'ndeki Yunan adalarıyla beraber  aidiyeti belli olmayan adalarda silahlandırma yoluna gittiğini ifade ederek,  şöyle konuştu:

“1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamları  gereğince adaların asker ve silahtan arındırılmış olarak kalması gereği,  1960’lardan itibaren Yunanistan tarafından aşamalı olarak ihlal edilmiştir. Günümüzde ise bu durum çok daha ciddi boyutlarda devam etmektedir. Sorunlar  adalardaki Yunan askeri mevcudiyetinin giderek artması ve hatta çeşitli askeri  üslerin inşası boyutlarına kadar ulaşmaktadır.”

1212

Prof. Dr. Sibel Turan, Yunanistan’ın, uluslararası hukuku açık bir  şekilde ihlal ettiğini ifade ederek, "Dolayısıyla Yunanistan, uluslararası hukuku  açık bir şekilde ihlal etmektedir. Bu nedenle Doğu Akdeniz’de yaşanan güncel  gelişmeler ve Yunanistan tarafının yaratmaya çalıştığı gerilimin doğru okunması  son derece önemlidir.

Yunanistan’ın her türlü hukuk dışı ve saldırgan tutumuna  rağmen Türkiye, gerek Doğu Akdeniz’de gerekse Ege Denizi'nde uluslararası hukuktan doğan egemenlik haklarını ve ulusal çıkarlarını korumak adına her türlü haklı talebini barışçıl yöntemlerle ve diplomasi sınırları içerisinde çözüm  odaklı yaklaşımlarla sürdürdürüyor. Bu ziyadesiyle değerli." diye konuştu.

Gündem Haberleri

Daha fazla haber:
© 2016

SuperHaber


‧ Ana Sayfa ‧ İletişim