Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da 6 yıl aradan sonra kritik bir zirve gerçekleştirdi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, CNN Türk muhabiri Yunus Paksoy’a yaptığı açıklamada, görüşmeyi “tek kelimeyle destansı” olarak değerlendirdi. Barrack, “Buradaki tüm katılımcılarla, her iki tarafla da gurur duyuyorum. Türkiye’nin bu görüşmede oynadığı rol gerçekten büyük ve kritik” dedi.
Zirvenin ana gündem maddeleri arasında F-16 ve F-35 alımı, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, Halkbank Davası, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı ticari yaptırımlar ve Türkiye’nin Rusya’dan petrol ürünleri alımı yer aldı.
Barrack: Türkiye çok büyük rol üstlendi
Barrack, Türkiye’nin geleceğe bakışta çok kararlı ve istekli olduğunu vurguladı. ABD’nin Şara rejimine yönelik yaptırımlarının kaldırılmasında Türkiye’nin kritik bir rol oynadığını belirten Barrack, “Türkiye buradaki tüm yardımlarda çok büyük bir rol üstlendi. Başkan Trump da bunu açıkça gördü ve kabul etti” ifadelerini kullandı.
Büyükelçi, Türkiye’nin Suriye’deki azınlıkların haklarının korunmasında, YPG sorunlarının çözülmesinde ve bölgesel istikrarın sağlanmasında aktif bir rol oynadığını vurguladı. “Her şeyi aynı anda yönetmeye çalışıyorlar, ancak Türkiye’nin katkısı olmadan bu süreç hızlanamaz” dedi.
Kritik gündem maddesi: Suriye
Barrack, yıl sonuna kadar Suriye’deki rejimler arasında bir çözüme ulaşılabileceğini ifade etti. Müzakerelerin karmaşık ama ilerlemekte olduğunu aktaran ABD Büyükelçisi, “Buradaki görüşmeler elbette çok karmaşık, ancak herkes şu anda hazır demeye, ‘Hadi deneyelim’ demeye hazır” dedi.
Barrack, F-35 programıyla ilgili sorulara ise temkinli bir yanıt vererek, “Bu sorunun cevabını başkalarına bırakacağım, ancak çok yanıldığınızı söyleyemem. Bu toplantıdan çok yakında haber alacaksınız” ifadelerini kullandı.
Heybeliada Ruhban Okulu ve ABD-Türkiye İşbirliği
Zirvede Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması ve Türkiye’nin bölgesel diplomasi girişimleri de gündeme geldi. Barrack, Türkiye’nin bu süreçteki diplomatik ve stratejik rolünü vurgulayarak, “Türkiye, bölgedeki tüm aktörlerle koordinasyon içinde ve her adımı kritik” dedi.