Dava dosyasına giren görüntüler, tıp etiği ve insanlık adına utanç verici sahneler içeriyor.
"BİR KAN ALMA DEĞİL, VAHŞET SEANSI"
14 dakika boyunca kuvözden çıkarılan bebeğe müdahale eden sanık hemşirenin;
Ağlayan bebeği susturmak için başına defalarca vurduğu,
Kan almaya çalışırken bebeğin bacağını şiddetle sıkarak kendine doğru çektiği,
Bu müdahale sonrası bebeğin sol bacağının aniden hareketsiz kaldığı ve kırıldığı net bir şekilde görülüyor.
"BASİT YARALAMA DEĞİL, ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS"
Ailenin avukatı Sait Bolat, davanın "Kasten Yaralama" suçundan ve 3 yıl hapis istemiyle açılmasına sert tepki gösterdi.
Bolat, "5 günlük bir bebeğe 14 dakika boyunca yapılan bu uygulama işkencedir, vahşettir. Bu suçun karşılığı adam öldürmeye teşebbüs olmalıdır. Müvekkilimiz ömür boyu engelli kalmıştır ancak sanık bir gün bile gözaltına alınmamıştır" dedi.
HASTANE YÖNETİMİ NEDEN SUSTU?
Skandalın bir diğer boyutu ise Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi yönetiminin tutumu. 2021 yılında kamera kayıtlarını izleyip hemşirenin şiddetini tespit eden yönetimin, bebeği özel bir hastaneye sevk ederken aileye "kızınızın bacağını hemşire kırdı" demediği iddia ediliyor. Aile, kızlarının serebral palsi ve epilepsi hastası olduğunu öğrendiğinde, bunun doğuştan gelen bir talihsizlik olduğunu sanarak yıllarca bu yalanla yaşatıldı.
DENİZ ESİN ŞİMDİ 5 YAŞINDA
Bugün 5 yaşına basan Deniz Esin, zihinsel ve bedensel engelleriyle mücadele ediyor. Aile, gerçek suçlunun hak ettiği cezayı alması ve olayı örtbas eden yetkililerin de yargılanması için hukuk mücadelesini sürdürüyor.
Kaynak: DHA