Türkiye çapında koronavirüse yakalanan 2 milyon kişinin üzerindeki Kovid-19 hastalarından biri de Anadolu Ajansı foto muhabiri Raşit Aydoğan'dı. Tam 17 gününü yoğun bakımda geçirdiği 26 günlük süren bir mücadele sonucunda Kovid-19 yenmeyi başardı. Bir nefese bile muhtaç kaldığı günler geçirdi. Bir yandan canıyla boğuşurken, diğer yandan da mesleğinin gereğini yapıp gün gün yaşadığı değişimi, verdiği mücadeleyi çarpıcı fotoğraflarla gözler önüne serdi...
121
Anadolu Ajansı foto muhabiri Raşit Aydoğan için işkence gibi Kovid günleri yaptırdığı testlerin sonuncusunun pozitif çıkması ile başladı.
26 Kasım'da son bir yılda dünyayı pençesine alan koronavirüse yakalandığını anlayan Aydoğan, o günden sonra 17'si yoğun bakımda olmak üzere tam 26 günlük bir mücadeleye girişti.
Aydoğan o mücadeleyi, bir nefese muhtaç olduğu o zorlu ve işkence gibi geçen günleri cep telefonu ile çektiği fotoğraflarla anlattı...
221
Aydoğan, kasım sonunda görev yaptığı Mecliste halsizlik yaşamasının ardından tedbir amacıyla yaptırdığı testin sonucunun pozitif çıktığını belirterek, "Kovid-19 test sonucumun pozitif olduğunu öğrendiğim an temaslı olduğum bütün arkadaşlarımı tedbirli olmaları ve test yaptırmaları konusunda uyardım. Neyse ki hiçbir temaslım pozitif çıkmadı." dedi.
321
Evindeki karantina sürecinde semptomlarının arttığını belirten Aydoğan, "Evde istirahat etmeme ve filyasyon ekibinin getirdiği ilacı düzenli olarak kullanmama rağmen durumum düzelmedi. Ne denediysem ateşim bir türlü düşmedi.
421
Evimin yakınında bulunan özel bir hastaneyi telefonla aradım ve durumumu anlattım. Hastaneye gidersem beni kabul edip etmeyeceklerini sordum.
521
Kovid-19'lu hasta kabul etmediklerini ancak 2 bin lira karşılığında eve sağlık ekibi gönderip serum ve ateş düşürücü tedavi uygulayabileceklerini ifade ettiler." sözleriyle hastalıkla yaşadığı ilk günleri anlattı.
621
"Sağlık çalışanı benim Hızır'ım oldu" Aydoğan, bir gece yoğun öksürük ve nefes darlığı şikayetleri de başlayınca hastalığının 7'nci gününde 112 Acil Çağrı Merkezini aradığını söyledi.
721
Raşit Aydoğan sözlerine şöyle devam etti: "Çocukluğumuzda ambulansa 'hızır acil servis' derlerdi. Henüz gün ağarmamıştı, kapımdaki genç sağlık çalışanı o gün benim Hızır'ım oldu.
821
Sağlık çalışanı, yanında getirdiği oksijen tüpüyle neredeyse yarısını kaybettiğim solunumuma geri kavuşturdu beni. Onun sayesinde akciğerlerime oksijen gitmeye başladı."
921
"Sağlık personelinin üst düzey çabasına şahit oldum" Daha sonra ambulansla Etimesgut Şehit Sait Ertürk Devlet Hastanesine kaldırıldığını anlatan Aydoğan, yaşadıklarını anlatmaya şöyle devam etti:
1021
"Acil serviste ilk müdahalenin ardından 17 günü yoğun bakımda olmak üzere 26 gün tedavi gördükten sonra taburcu edildim. Tedavi sürecimin bu denli uzun olacağını tahmin bile edemezdim.
1121
Tedavi sürecimde damarlarıma zerk edilen onlarca serum ve diğer ilaçlar, bana sosyal güvenliğin ne demek olduğunu çok daha iyi anlattı.
1221
Hem yoğun bakımda hem de servisteki tedavi sürecim boyunca sağlık personelinin üst düzey çabasına şahit oldum.
1321
Belki bazı hastaların çocukları bile hastanede görev yapan sağlık çalışanları kadar ebeveynleriyle alakadar olmuyordur."
1421
"O çayın tadını hayatım boyunca unutmayacağım" Aydoğan, yoğun bakımdan çıkmasına birkaç gün kalana kadar çay içemediğine dikkat çekerek, "Malum toplum olarak çaya oldukça düşkünüz. Ben de günlük hayatta sık çay tüketen biriyim.
1521
Yoğun bakımdan yataklı servise alınmadan birkaç gün önce hemşire hanım, kendileri için demledikleri çaydan küçük bir pet şişeye doldurup bana getirdi. Büyük bir keyifle yudumladığım, belki de bana şifa olan o çayın tadını hayatım boyunca unutmayacağım." diye konuştu.
1621
"Mesleğimin verdiği refleksle tedavi sürecimi fotoğraflamaya başladım" Kovid-19 nedeniyle hastane yattığı günlerde bile aklında hep mesleğinin olduğunu vurgulayan Raşit Aydoğan, buna ilişkin de şunları kaydetti:
1721
"Bir yandan hastalıkla mücadele ediyorsunuz ancak akılda gazetecilik olunca, tarihe not düşme konusunda içinizdeki karşı konulmaz sese çaresiz teslim oluyorsunuz. Mesleğimin verdiği refleksle yanımdaki cep telefonumla tedavi sürecim boyunca çeşitli anları fotoğraflamaya başladım. Otoportrelerimi çekmeye başladım. Hastalığın verdiği tahribatı, kendimi fotoğraflayarak insanlara göstermek istedim.
1821
Zaman zaman da yaşadığım zorlukları not aldım. Kimi zaman hastane odasında bana arkadaş olan güvercinleri beslediğim anları kimi zaman da kendi beslenme anımı fotoğrafladım. Taburcu olana kadar gücüm oldukça fotoğraf çektim."
1921
"Bir nefese muhtaç olmanın ne demek olduğunu keşke bilebilseler" Aydoğan, Kovid-19'la mücadelede tedbirlere uymanın hayati önemde olduğuna işaret ederek, "Bütün dünyayı esareti altına alan, yaşam alanlarımızı sınırlayan, sosyal ilişkilerimizi törpüleyen bu illete karşı, bütün uyarılara karşın hala maske takmayan insanları gördükçe hayretler içinde kalıyorum.
2021
'Bir nefese muhtaç olmanın ne demek olduğunu keşke bu illete yakalanmadan bilebilseler' diye içimden geçiriyorum." ifadelerini kullandı.