15 Temmuz kahramanı Binbaşı FETÖ'cüleri duyunca isyan etti! "PKK'lı alçaklar bile bunlardan karakterli"

Ankara Etimesgut'taki zırhlı birlikler okuluna sızıp 200 tankı çıkarmaya çalışan FETÖ'ye mensup hainleri gözaltına alan kahraman Binbaşı Barış Dedebağı,darbe girişimi sonrası tokatladığı generalin savunmasını duyunca isyan etti... PKK'lı teröristlerin bile FETÖ'cülerden daha karakterli olduğunu söyleyen Dedebağı, "Bu adamı içerde o an cinnete tutulduğu ve acı ve öfkeyle infaz etmek isteyen teknisyen Kıdemli Başçavuş Hakan'a engel olduğum için bazen hata mı yaptım diye kendime sormadan edemiyorum." dedi...

Ankara Etimesgut'taki zırhlı birlikler okuluna sızıp 200 tankı çıkarmaya çalışan FETÖ'ye mensup hainleri gözaltına alan kahraman Binbaşı Barış Dedebağı,darbe girişimi sonrası tokatladığı generalin savunmasını duyunca isyan etti...

PKK'lı teröristlerin bile FETÖ'cülerden daha karakterli olduğunu söyleyen Dedebağı, "Bu adamı içerde o an cinnete tutulduğu ve acı ve öfkeyle infaz etmek isteyen teknisyen Kıdemli Başçavuş Hakan'a engel olduğum için bazen hata mı yaptım diye kendime sormadan edemiyorum." dedi...

Tankları durdurup darbeyi önlemişti

15 Temmuz sonrası askerlikten istifa eden Binbaşı Barış Dedebağı, darbe gecesi Etimesgut Zırhlı Birliklere sızıp tümen komutanını rehin alarak birlikteki tankları Ankara'ya sürmek isteyen eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Ahmet Bican Kırker'i gözaltına almıştı...

Türkiye 15 Temmuz sonrası uzun süre Binbaşı Dedebağı'nın darbecilere ders verirken çekilen görüntülerini konuşmuştu...

Dedebağı, tankları kışladan çıkarmaya çalışan Kırker'e haddini şöyle bildirmişti:

Binbaşı Dedebağı, darbe girişimine destek veren komutanları gözaltına aldıktan sonra şerefli bir Türk askerinin nasıl olması gerektiğini şu sözlerle hainlere dikte ettirmişti...

Kamuoyunun bu görüntülerle hatırladığı eski Binbaşı Barış Dedebağı 221 sanığın yargılandığı davada verilen sanık ifadeleri sonrası tam anlamıyla isyan etti... Özellikle tankları birlikten çıkartarak darbeye destek olmak isteyen eski Tuğgeneral Ahmet Bican Kırker'in savunmasını değerlendiren Dedebağı "Gece nizamiyede tankları cinler çıkartmaya çalışıyordu. Bize de cinler ateş açtı, bu hainleri kurtarmak için gelen helikopterden de bize ateşi yine cinler açtı." diyor...

Allah'tan düşmanın bile karakterlisini isteyen, PKK'nın bile yeri, giyimi, ihaneti belli olduğu için daha karakterli olduğunu ifade eden Dedebağı, Kırker'in darbe günü infaz edilmesini önlediği için pişmanlık yaşıyor...

İşte 15 Temmuz'un en önemli kahramanlarından Binbaşı Barış Dedebağı'nın, FETÖ'cülerin ifadeleri üzerine kaleme aldığı isyan yazısı:

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin 221 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Sanık eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Ahmet Bican Kırker savunmasını yaptı.

İşte bunun ifadesi üzerinden bir de ben, yaşananları elimdeki belge ve görüntüler eşliğinde halka anlatsam inanın halk bunların olayları nasıl çarpıttığını daha güzel anlayacak.
Öyle kritik yerler var ki oralara hiç girmemiş bile.

Gece nizamiyede tankları cinler çıkartmaya çalışıyordu. Bize de cinler ateş açtı, bu hainleri kurtarmak için gelen helikopterden de bize ateşi yine cinler açtı.
Bu insanların savunmalarını okudukça şu sözün ne kadar doğru olduğunu bir daha hatırlıyorum.
“Allah’ım düşmanın dahi karakterlisini nasip etsin!”

PKK’lı alçak teröristler dahi bunlardan bir nebze karakterli, zira çoğunlukla yeri ve kıyafeti belli, ihanetleri belli, ne diyeyim.

Ahlaksızlığa dini bir öğretiyle iman etmiş yeni bir din ve yeni bir insan modelini hatta deccali insan modelini bunlarda görüyoruz.

“Hakk şerleri hayr eyleye, niyetimizi akıbetimiz eyleye”

Bu adamı içerde o an cinnete tutulduğu ve acı ve öfkeyle infaz etmek isteyen teknisyen Kıdemli Başçavuş Hakan'a engel olduğum için bazen hata mı yaptım diye kendime sormadan edemiyorum.

Hoş, bizdeki orijinal ve yayınlanmayan görüntüler de görüleceği üzere bize silah doğrultan ve hatta ateş eden teğmenlerin elleri kangren olacak diye tamamının kelepçesini gevşettiriyorum.

Bu adam düşman subayı olsaydı zaten kafasına vurmazdım. Bu adam PKK’ lı olsaydı da bunu yapmazdım. PKK’lıya değil ama düşman subayına dahi belli bir ölçüde centilmenlikle davranırdım.

Bu adamlar ise bizim üst ve komutanlarımızdı, bunlar aynı mevzi de şehit düşeceğimizi, birbirimizin arkasını düşmana karşı kollayacağımızı sandığımız insanlardı. Bunların yaptığını hakkıyla anlatacak kelime bulamıyorum.

O gün yaşadıklarımızı hala bir gün olsun unutamıyoruz. Bir de hala bunlara prim veren ve bunlara göstermediği tepkiyi bize ve bizim gibilere gelince gösterenler var ya işte onlar da aslında bunlardan farklı değil.

En güzel yaptıkları iftira atmak oysa herşey sarih/açık çok şükür. Allahın bana o gece biçtiği değeri kirli dünya akçesi ile geçici makam ve mevki budalalığı ile kirletmedim. Kirletmeye de niyetim yok.
Hakkın ve halkın bize biçtiği bu payenin bedeli biçilemez. Biz bunun bedelini ahirette Rabb’imize bıraktık.

Dünyalığımıza gelince zaten hak edilmiş olan 28 yıllık askerlik mesleğinin eşdeğer karşılığından başkası değildir.

Kim ne derse desin. Dostlarımız bizim için “erendir, velidir” der. Bu ve bunun gibi hain düşmanlarımız ise “tedavi edilemez delidir” der.

Evet ve dahi Elhamdülillah biz ezanın, bayrağın ve vatanın delisiyiz. Bizim için tek düstur vardır. Çekemeyenler çatlasa da patlasa da çocukluğumuzdan beri bilinç altımıza işlenen tek düstur vardır: "Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe”

Gündem Haberleri